CaDy's profileBIR CaDy VARDI CANI SIKI...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    November 10

    10 Kasım ATA'mızı Saygıyla Anıyoruz...

    img227/2917/l179699535294191oo6.jpg
     
     
    BEN MUSTAFA KEMAL' IM
     
    Ben, beni kalplerinde
    Ilkelerimi, dusuncelerinde
    Seref ve haysiyeti sahsiyetlerinde yasatan,
    Ilelebet de yasatacak olan
    Evlatlarimin Ata' si
    Mustafa Kemal' im.
    Sizlere armagan ettigim kutsal emaneti,
    Bu emanete sahip cikacaginiza inandigim sizleri,
    Tanri' nin yanindan izlemekteyim.
     
    Sizleri, icinde bulundugunuz simdiki tedirgin durumunuzda hayret ve saskinlikla izlerken, dusundugum ve uzuldugum sudur ki!!!
     
    Benim, yakin gecmisteki tarihini cok iyi bilen milletim, icinde bulundugu bu gunku vahim durumda, nasil bu denli suskun durabiliyor?
    Nasil, bu denli uzun ve derin bir uykuya dalabiliyor?
    Benim milletim, bu denli ic ve dis hainlere nasil gozyumabiliyor?
    hatta ve hatta, zamaninda bu gunler icin soylemis oldugum,
    "Benim naciz vucudum bir gun toprak olacaktir
    fakat, Turkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktir"
    Sozumu, unutacak ve beni mahcup edecek kadar nasil
    Duyarsizlik icinde olabiliyor?
     
    Bu gun de,
    Bana inanan, topragina sahip cikan
    Milli onurunu her seyin ustunde tutan
    Milyonlarca yurekten
    Siz mirascilarima sesleniyorum.
     
    Yuce milletim!!!!!
    Beni ve ilkelerimi, kurdugum cumhuriyeti
    Kendi cikarlari icin yoketmeyi dusunenlere,
    Bu vatanin hangi sartlar altinda varoldugunu bilmek istemeyenlere,
    Turk' un yonunu, seriata cevirmeye kalkan sahte dincilere,
    Onlarin karsisinda diz cokup secde edenlere,
    Sahsi menfaatleri icin dusmana DOST diyenlere, dedirtenlere,
    Kadinimizin ozgurlugunu hapsedenlere,
    Tarihin yazdigi binlerce gercek satiri inkar edenlere,
    Sizin maliniz olan topraklara, yabancilari yerlestirmeyi dusunenlere,
    Asla taviz vermeyiniz. Yine kendi topraklarinizda, kendi kulturunuzle tek bir bayrak altinda milyonlarca yuregi birlestiriniz.
     
    Caresizlikler icinde olunsa da, her gucluge akil ve cesaretle cozumler bulmak,
    Bu cozumleri uygulamak,
    Yoklugun karsisinda dahi, onur ve azimle dimdik durmak
    Vatan topraklariniza, bayraginiza sonsuza dek sahip cikmak
    Cocuklariniza gelecekte ozgur ve cografyasi bozulmamis bir ulke birakmak en onemli ilkeleriniz olmalidir.
    Icinde bulundugunuz bu guc durumdan sizleri
    Kurtaracak olan, yine sizlerin Turk' luk onurunuz, vatan, bayrak sevginiz,
    kendi zeka, cesaret ve vicdanlarinizdir.
    Cunku, "Muhtac oldugunuz kudret, damarlarinizdaki asil kanda mevcuttur"
     
    Din maskesi altinda islamiyeti alet ederek, laikligin dinsizlik oldugunu yaymaya, cahil insanlari kandirarak buna inandirmaya calisanlara, benim, laiklikle ilgili soylemis oldugum su sozumu hatirlatiniz.
     
    "Laiklik, yalniz din ve dunya islerinin ayrilmasi demek degildir. Tum yurttaslarin vicdan, ibadet ve din ozgurlugu de demektir"
     
    Benim bu sozumu bilmeyenlere, kendi kafalarina ve emperyalistlerin istekleleri dogrultusunda laikligin tarifini yapanlara, ozgur bir devlet ve millet icin , laikligin ne kadar elzem oldugunu anlatiniz. Gecici menfaatleri icin, laiklige zarar verecek hainlere, ellerine gecirmek istedikleri firsati vermeyiniz.
    Biliyorsunuz ki, bu yapidaki saltanat duskunu hainlerin ne derece zararli olduklarini, tarihimiz ispatlamistir.
     
    Beni icinizde, ilkelerimi ideallerinizde yasattiginizi, yasatacaginizi, bensiz de vataniniza sahip cikabileceginizi, ic ve dis dusmanlariniza soyleyiniz, gosteriniz.
    Bir an evvel uyandiginizi gormek, yukselen seslerinizi duymak, milyonlarca kalbin bu vatan icin tek bir kalp olarak carptigini hissetmek istiyorum.
    Cunku bu mirasin tek sahipleri sizlersiniz.
    Hala inaniyorum ki, hepiniz birer Mustafa Kemal' siniz.
     
    Unutmayin !!!!
    Haysiyetli bir millet sonsuza dek varolur, eger kendi vatani varsa,
    O Vatanda ozgurce yasanir, cumhuriyet denen deger varsa
    Vatan ve cumhuriyet nesilden, nesile yasar ve yasatilir
    Ancak, emanetime VAKIT COK GEC olmadan sahip cikilirsa.
     
    Ey!! Yuce milletim !!!
    Turk' lugun yuce bir seref
    Turkiye' nin ozgur bir devlet
    Turk' un ise en onurlu millet olduguna
    Yemin ederim.
    Cunku ben, o vatanin askeri, ogretmeni
    Gazi Mustafa Kemal' im ve her zaman sizinleyim,
    Tanri' nin yanindan yuce milletimi herseye ragmen, buyuk bir inanc, sabir ve umutla izlemekteyim.
    Sahibi oldugunuz Vataninizdaki fedakarlik ve hizmet yolunuz daima acik ve aydinlik ve de bu yolda karsiniza cikacak olan tum engelleri asabilecek guc ve cesaretiniz sonsuz olsun.
    Ve...Yine Diyorum ki!!!!!
    "Beni gormek demek nasil olursa olsun yuzumu gormek demek degildir. Benim dusuncelerimi, benim duygularimi anliyorsaniz ve duyuyorsaniz bu yeter"

     
    img204/3251/gusozkart33hh1.jpg
     

    " Bir zaman gelir, beni unutmak ve unutturmak isteyen gayretler belirebilir.
    Fikirlerimi inkar edenler ve beni yerenler çıkabilir.
    Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıklarım arasından bile olabilir.
    Fakat, ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler,
    Hint’ten, Mısır’dan döner dolaşır gene gelir, verimli neticeleri kalpleri doldurur."
    M.Kemal ATATÜRK
     
    img204/1395/image004ob7.jpg

    "Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerinin çocuklarına kendinden sonra yaşayacaklara,
    son sözü bu olmalıdır: "Benim Türk milletine, Türk cemiyetine, Türklüğün istikbaline ait ödevlerim bitmemişti,
    siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
    Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk Milleti duygusunun ifadesidir."
    Bunu, her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir.
    Her Türk ferdinin son nefesi, Türk Milleti'nin nefesinin sönmeyeceğini onun ebedi olduğunu göstermelidir.
    Yüksek Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur! "
    M.Kemal ATATÜRK (1935)
    img204/2738/nonameex3.jpg
    "Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes sana karşı çıkacaktır, önüne sonsuz engeller yığacaklardır, fakat sen bunlara dayanıklı olacaksın. Kendini büyük değil, küçük, zayıf, kimsesiz ve araçsız kabul ederek, hiç kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak, bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana "büyüksün" derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin."
    November 07

    YOK OLMA...

    Yok Olma
     
    Kimsenin yoklugu bu kadar korkutmazdi beni.
    Kendimi zor gunlerin adami gorurdum ya, hicbir guclugun beni, birak yikmayi sendeletmeyecegini bile dusunurdum.
     
    Oysa simdi yarimim. Ve sen boylesine uzakken benden, hicbir zaman tam olamayacagimi da biliyorum.
    `Tasalanma` diyeceksin, tasalanmayayim ama kendime bakiyorum da bir kac umut kirintisi disinda
    hic bir sey goremiyorum.
     
    Nerede oldugunu bilmek ya da donecegin umuduyla yasamak da kandirmiyor beni.
    Her sabah sensiz uyanmaktan, her gunun sensiz gecmesinden korkuyorum artik.
    Bu yuzden uyanmak istemiyorum `uyudugum uykulari`...
     
    Ve geceler... ne yildizlari goruyorum ne gecenin sesini duyabiliyorum.
    Saniyelerin ne kadar uzun, ne kadar bitmez oldugunu gorup sasiriyorum.
    Zamani bu kadar gecmez kilan sensizligi lanetliyorum.
    Bir maraton kosucusu gibiyim.
    Ama finise ulasamiyorum bir turlu.
     
    Bildigim butun hasret sarkilarini ard arda ekleyip soyluyorum.
    Sesimi kendim bile duymuyorum.
    Ertesi gece bir kez daha...
    Her gece ayni huzun...
     
    Senden bir iz gorecegim diye sokaklara cikmiyorum artik.
    Bu kentin her yerinde sen varsin biliyorum.
    Ve hicbir kose basindan cikmayacaksin ustelik.
     
    Yasamaksa yasiyorum elbette. Sairin dedigi gibi `senden uzak olduktan sonra nerde olsa yasiyor insan.`
    Yoklugunu kabul etmek boylesine zorken hic olmama ihtimalini dusunemiyorum bile.
     
     
    Bekleyecegim seni.
    Zor olacak, cok zor olacak ama bekleyecegim.
    Bu yarim yuregin diger yarisi, yani sen....
    Geleceksin degil mi?
     
    Mehmet Coskundeniz
     
    November 03

    Avuc Iclerine Gom Yoklugumu..

     
    “Goz yaslarim yoklugunu hecelerken,
    Kalemim kekeme duslerimin suskunlugunda kirilir.
    Ahdim var sevgili ardina kadar sussa da duslerim,
    Varligini yasamadan olmeyecegim.”
     
    Nefes almanin zor oldugu bir geceydi. Sirtimi dayadim soguk duvarlara, yuzumu denize dondum.
    Basimi egmedim ruzgara bu kez, yuzunu ozledim yar.
    Bitmeyecek bir eylulun son gunu ve ben karanlikta unutulmus gibi duruyorum.
    Gece indi gozlerime, oramda buramda her yanimda zincir. Icimi doktum zifir karanliklara.
    Yagmur; saclarimda oynayan, duslerimde buyuyen bir kiz cocuguydu.
    Suzuluyordu hasretin sirilsIklam saclarimdan. Her damlanin ilmiginde ruhuma isledim adini.
    Saldim uzerine tum sozcuklerimi, hepsi sana dokundu yar.
     
    Bir ruzgar aldi goturdu gunesimi, boylesine tutkunken beyaz boguldu gecede.
    Yuzumu aldim avuclarimin arasina, bana yine karanlik yar.
     
    Aynalara baktim ozledim guluslerimi. Beni guzellestiren onlardi sanki.
    Mum isiginda bir tutsu kokusu kaplarken evimi golgen belirdi perdelerin ardinda.
    Actim penceremi geceye, perdemi kaldiran ruzgarimsin yar.
    Ey hayat, ey sevda… Tut elimi bana guc ver.
    Sokagimi kaplayan yalnizlik askerlerini dagitalim, gel.
    Karlar, tutmeyen bacalari yakmadan bu karayaziyi kaldir uzerimden.
    Gule giden yollar hep dikenlidir yar acimasin yuregin, yetiselim sevdaya.
     
    Yorgun gozbebeklerine huzun dusurme sakin, suskunlugumla ben yerlesecegim sevdali gozlerine.
    Yuregimde yaktigin atesleri sondurme mevsimsiz bir yagmurla.
    Yanlis dokunuslarla sizlatma yaralarimi. Adimi koyma bos ver her neysem sende sev beni icinden.
    Kayip suretleri cercevele as duvarina, gulusumu koy bir kenara.
    Tut elimi cok sevdim seni, cocukluguna gotur beni yar birlikte buyuyelim.
     
    Hicbir nehir denize kavusturamasa da bizi, gecir parmaklarini ellerime hadi.
    Yuzunu don ufka, saclarim savrulurken ruzgarda, bir marti usulca gelmeli yanimiza.
    Sessiz bir dusle bakmaliyiz masumluguna.
     
    Sehrine firlattigim bakislarimla dalgalansin duslerinin hic olmayan denizi.
    Elin kayip gitsin ay’in hilalinden. Serdigim yildizlari cal gecelerden, kim bilir belki ellerimiz deger.
    Her yildiz yuregimin kacak ozlemidir sevgili, yoklugumda sevdani besle bulutsuz gecelerde.
     
    Melekleri kiskandiracak kadar naif ve bir o kadar gorunmez kanatlarim vardir benim.
    Buz gibi soguk bir ucurum kenarinda tek basima olume hazirlanirim masumca.
    Iki dudaginin arasindadir olum sebebim. Sarfetme ne olur.
    Duslerim batik bir gemi iken itme beni ucurumlara.
     
    Adini ezbere aldigim yar; yoklugunu heceledim goz yaslarima, varliginin yanginlarini hic bilmedim ki.
    Her sabah yuzumu yikadim sahipsiz karanliklarla, her sabah yuregimi yokladim sevgili neredeydin ?
     
    Huzun tasiyan gemilerim batmak uzere, sevdali mujdelerinle hafiflet yuklerimi. Kurtar beni.
    Bilirsin tek rengim var benim. Gece gozlerimin siyahindaki isIkli cennetimle yetinmeyi bilir misin ?
    Soyle hadi, guluslerimizle islandigimiz nice yagmur dansinin ardindan gokkusagini hediye eder misin yar ?
     
    Gul tenimdeki yaralari gorunce acima ne olur.
    Hayat hep vurdu bana, hem teni yaraladi hem gulu soldurdu huzunlerim.
    Hicbir sey istemem sen de acima ne olur.
     Avuclarinin sifali sularini getir bana, dudaklarimi dayayip yudumlamaliyim.
    Tum yaralarim kapandiginda avuc iclerine uzanip olmeyi dileyecek kadar sende olmaliyim.
    Ve sen sevgili yoklugumu avuc iclerine gomecek kadar cok sevmelisin beni.
     
    30/09/2007
    Aysegul TEZCAN
    May 26

    MEKTUP....


     
     Seni ne çok sevdim ben.
    Ne çok gözyaşı döktüm senin için.
    Geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken
     ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim.
    Bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için
     dünyanın bütün çiçeklerini önüne sererdim.
    Şiirler, şarkılar, sevgiler içimde tutuşan bir ateş,
    onun yangınında senin için kül kesildim.
    Ağır hastalar geceyi zor geçirir.
    Sabahı bekler kırgın yürekler, hasta umutlar, yalnız ruhlar.
     Yalnızdı gecelerim. Hastaydı gecelerim. Kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim. Bir uçurumun kenarına beni taşıyan karabasandı gecelerim. Adına yalnızlık dedim.
     Sensizlik dedim..
     Sen beni bilmedin, beni tanımadın, beni sevmedin...
     Bu bir ölümdü, bu bir fermandı...
    Bıçak kesmez artık beni, ip asmaz, çeküller yüreğimi taşımaz.
    Yaşamak mümkün değil, yalnızlık karanlık kapılarıyla üstüme kapandı.
    Amansız acılar içindeyim.
    Ey Sevdiğim..
    Ben seni ne çok sevdim.
    Dünya bildi, bir sen bilmedin.
     Yalnızlığın diğer adı aşka karşılık almamaktır.
    Kaçılamayacak kadar yakın, tutulamayacak kadar uzak bir yerdesin..
    Benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. Senin yokluğuna dokundum, içim yandı. Odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim.
     Yankısı döndü dolaştı, senin kapıların bana kapalı.
    Kendi sesim yine bana ulaştı.
    Anladım ki beni hiç duymayacaksın...
    Sana sitem edemem.
    Sana kırılamam.
     Bir tek dileğim var senden, son bir tek isteğim.
     O da MUTLU OLMAN...
    MUTLU OL SEVDİĞİM..
    BİRİCİĞİM... AŞKIM...
     NEREYE, KİME GİDERSEN GİT
         YETER Kİ SEN MUTLU OL...
    May 21

    SEN VE BEN.........

    Hic bir zaman anlatamam seni sevmenin tadini ve doymaz yuregim .....
    Doymaz ellerim, bedenim seni sevmeye....
    Bunca sene sonra seviyorsam kendimi ,sen sevdigin icindir beni....
    Ve seviyorsam seni , bana sevmeyi ogretigim icindir...
    Sevebildigim tek insansin...
    Biliyorum ki ,
    Ne zaman dolsa gozlerim bir an aciyla sen sileceksin goz yaslarimi...
    Ne zaman sarilacak bir beden arasam sen saracaksin beni,
    ve senin sicakliginla taniyacagim sefkati...
    Seninle gulecek seninle aglayacagim.
    Benim bildigim tek gercek sen olacaksin hep
    Ve ben,
    En guzel siirlerimi sana sakliyacagim,
    En guzel duslerimi sana...
    Sen yeter ki yarinlarda bugunku kadar sev beni...
    Senin sarhoslugunda hic ayilmasin yuregim,
    ve ecele kadar benimle kal yanliz benimle....
    Seviyorum seni ve bir omur boyu yasatacagim seni
    yuregimin en mahsum yerinde.....
    May 09

    CANIM ANNEMMMMM IYI Kİ SENIN KIZINIMMM SENI SEVIYORUMM

    BİR ZAMANLAR doğmak üzere olan bir çocuk varmış. Ve dünyaya gideceği gün Allah'a sormuş:

    "Bu kadar küçük ve korunmasızken dünyada nasıl yaşayacağım?"

    Allah "Meleklerimin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni hep koruyacak." diye cevap vermiş.

    "Ama lütfen söyle bana, burada Cennet' te hiçbirşey yapmadan şarkı söylüyor ve gülümsüyorum, ben böyle çok mutluyum."

    "Senin meleğin de sana şarkılar söyleyecek ve sana hergün gülecek. Sen de o meleğin sevgisini hissedeceksin ve mutlu olacaksın."

    "Peki insanlar benimle konuştuklarında ben onları nasıl anlayacağım, ben onların dilini bilmiyorum ki."

    "Meleğin sana dünyadaki sözlerin en güzelini ve en tatlısını söyleyecek, ve görebileceğin en büyük sabır ve ilgi ile sana konuşmayı öğretecek."

    "O zaman seninle konuşmak istediğim zaman ne yapacağım?"

    "Meleğin senin ellerini birleştirecek ve sana dua etmeyi öğretecek."

    "Duydum ki dünyada kötü insanlar varmış. Beni kim koruyacak?"

    "Merak etme, meleğin seni hayatı pahasına dahi olsa savunacak."

    "Ama ben seni göremeyeceğim için çok mutsuz olacağım."

    "Meleğin sürekli sana benden bahsedecek ve sana bana nasıl tekrar ulaşabileceğini anlatacak, ama beni göremesen de ben hep senin yanında olacağım."

    Tam o esnada Cennet'te ki huzur ortamına dünyanın homurtuları karışmaya başladı. Dünyaya gitmek üzere olduğunu anlayan çocuk aceleyle son sorusunu sordu:

    "Peki Allah'ım şimdi gitmek üzereyim, lütfen bana o meleğin ismini söyler misin?"

    "Meleğin ismi önemli değil, sen ona 'Anne' diyeceksin."

    BUTUN ANNELERIN VE ANNE ADAYLARININ ANNELER GUNUNU KUTLUYORUM....

    April 30

    YÜREĞİM YANGI YERİ

    Uzaktaki sevgili… Mesafelerin otesinde duran gonul bagim…
    Farkli mekanlarda, farkli yasamlarimizla, farkli iki insaniz…
    Ayni gok kubbenin altinda olmakla avunup, gok yuzunde yuzunu aradigim geceleri bilirim;
    Issiz, yalniz, aglamakli.
    Kimselere, sana yada kendime sIkayet etmeye yuz bulamadigim sizimdi hasret.
    Hasretle yanacagimi bilerek ciktim seninle bu yola ama hep hasret kalacagim hic aklima gelmezdi.
    Mesafeler tum hissettiklerimi daha da kuvvetlendirdi ve boylece zaman, yaninda kucuk bir cizgi olarak kaldi sevgimin.
    Birlikte oldugumuz saatleri toplasam, hislerimin yaninda hicti ve bunlarin tum sebebi hasretin ta kendisiydi.
    Zaman gectikce kisalacagini umdugum mesafeler yerinde saydi.
    Mesafeler ayni kaldi ama ozlemim artti.
    Bu ozlemi dindirmek icin, hasrete dair her seyi, sevgiye donusturmeyi ogrendim.
    Ozledikce sevmek, sevdikce ozlemek dongusu icinde,
    elimde sevgi dolu kovalarimla, kah yuregimin bir o kosesine,
    kah oteki kosesine kosusturdum, yanginlarimi sondurebilmek icin.
    Yuregimde cikan yanginlarin sayisi gun gectikce artti, yoruldum.
    Icimi yakan ozlem atesi kucuk bir yanginken buyudu, sardi her yerimi.
    Ilk zamanlar ask sandim yuregimin acisini, heyecanla karistirdim, sevgimle bastirdim, anlayamadim.
    Canim yandi, zannettim ki asktan yaniyorum.
    Mesafeler ayni kaldi sevgili..
    Ve ben daha cok sevdim seni.
    Ama yetmedi yanginlarimi sondurmeye.
    Mesafelerle cogalan askim, mesafelere yenik dustu.
    Yanginim sondu sonmesine de, sevgim kullerin arasinda kayboldu gitti.
    Ve sen, degistigimi soyleyerek, mesafelere mesafeler kattin, gittin.
    Sebebini simdi anliyorum sevgili, cunku sen atesi sevmistin
    . Oysa atesi de yakan, kule de ceviren sendin.
    Senin gidisinle ertelenen kislarin tum karlari yagdi uzerime, sondu tum yanginlar
    Mesafeler kapanmaz artik, bana da hasret kullerinin arasinda kalan sevgimi cikarip temizlemek
    ve kullerden arinarak yuregimin yaralarini sarmak duser.
    April 27

    Seni Tanimak da GuzeLdi...

    Yasadigimizi sandigimizi ,aslinda surekli yikintilarini toplamakla ugrastigimiz bir sevgiyi surdurmeye calisiyoruz.Hic yanilmam sanmistim,sonu ne olursa olsun...Ama yikintilar arasinda sevgiyi yasayamamaktan yoruluyormus insan,ve her gecen gun kendimizi de yikintilar arasinda kaybediyormusuz belki de hic farkinda olmadan...
    Herkes sevginin fedakarlik istedigini soylese de fedakarlik icin sevgiyi yasamak gerekiyormus,yasanilmayan icin fedakarlik yapilmaz...
    Uzulmekten yoruldum.seni uzmekten de,beklemekten yoruldum,neyi bekledigimi bilmeden ozlemekten de yoruldum,en cok da dusunmekten!!!!!Susmaktan yoruldum,surekli susup icimde avazim ciktigi kadar haykirmaktan.Hep kendimle basbasa kalip,hep kendime siginmaktan YORULDUM..........
    Ama ogrendim artik ask yasanildigi surece vardir.Sen yoksun,ben yokum.. o zaman askin olmasini da beklemiyorum artik.O da olmasin artik,eger surekli kendimi hesapsizca sorgulayacaksam eger kendi ic savasimda surekli kendime yenik duseceksem eger yasamadigim bir ask icin surekli uzuleceksem ve hep uzeceksem seni,OLMASIN...zaten hic yokmus,var oldugunu sayarak kandirmisiz kendimizi,ya da ben hep kandirmisim kendimi.....
    Artik seni sana biraktim ben zaten hep kendimleydim ve hep kendimi paylastim.Artik al kendini benden ve yasamak istedigin gibi yasa aski,hayati,kendini.yasamak istedigin ne varsa kendince yasa cunku ben yoruldum artik ben yokum...
    Yikik bir sevginin yikintilarini toplamakla ugrasma..hicbir zaman yikilmayacak bir sevgi icin savasini ver...ben bu savasta yenk dustum.Ben yenik kahraman sen kazanan kral ol....
    Ne kadar yenik dussem de, ne kadar uzulsem de guzel yanlari da vardi seni yasamanin,tabi yasadigim kadarinin.....
    Seninle yasanilan ilkler guzeldi,bazen acitsa da seni ozlemek guzeldi,bazen aglatsa da kavgalarimiz guzeldi,hep ihtiyac duydugumuzda birbirimizin yaninda olamasak da beklemek guzeldi,gerceklesmeyecegini bile bile kendi dunyamizda siradisi hayaller kurmak guzeldi,en guzeli de uzun bir zamani kisa kisa yasamakti.VE seni tanimak da guzeldi.....
    April 02

    Yüreğim bu neyin direnişi

    Bir zorlugun celiskisi yetti,cesur saydigim yuregim
    Ofkeyle kirdigim kalemimin kirik ucuyla,
    yine yalnizligimi bekleyen satirlar karaliyorum burusmus sayfalara…

    Ah yuregim ! bu neyin direnisi…
    Bak!...Olu turnalar dusuyor,mavisi yontulmus gokyuzunden…
    hukumsuz yargilaniyorum yar’in durusmalarinda…
    Oysa karmasIk bir bulmacadan dusurmustum bu sevdayi…
    Belki de yaralarimin en kabuklu zamanindan…

    Ama Yanildim !...
    Hayin karanlik bu sevda…Sonu ilmek…Yolu sungu…
    Tadi dilime zehir gecelerin ,uykularima batan hanceri..

    Yeter yuregim!.. Bu neyin direnisi…
    Kac yagiz at catladi kosarken icimde…
    ve kac kez alnimdan vurdu beni zehir zemberek sozler…
    Uykusuz gecelerin koynunda

    agrilarla kapanmaya calisiyor goz kapaklarim.
    yankisi kalmamis bir sesi bekleme sendromlarinda
    buyumenin ne anlami var ki ?

    Soyle deli yuregim ,Bu neyin direnisi…
    Derin bir nester yarasinin altindan
    damla damla sizarak terk ediyor beni tutundugum umutlarim…
    Dumanalti bir odanin en kederli yerinde ,
    azarlanmis hayallerimin kusatmasinda ,
    cogul acilar ,tekil yalnizliklar ve catisma sonrasi
    sancilarla kalakaliyorum kanli meydanlar ortasinda…

    “Kurtulursam ,bu ask’la kurtulurum” dedigim icin
    baskada bir planim kalmadi artik…
    Zaten berbat bir cumleydi,
    kalemimi Ask’a kanattigim gunler…
    Basaramadim…

    Hircin dalgalarin dovdugu bir kiyinin haykirislari icinde duruyorum…
    Ama yasamak zorundayim ucurumlarin ucunda…
    Olasi bir tufan zorluyor kapilarimi…
    Yeni bir gemi insa ediyorum gogsumdeki kemiklerden…
    Rehin birakiyorum duslerimi durgun sahillere…
    Kalin kislik paltomu giyip ustume,
    cikiyorum buz gibi yolculuklara…

    Omuz vermeyin tabutuma,
    kendi ellerimle tasiyacagim cesedimi…
    Okyanus dalgalarinda geride biraktigim
    tum asklari selamliyorum olumbaz bakislarimla…
    Gidisimi Yâr hazirladi ,ben tetigi cekiyorum…
    Olurken bile masum degil yuzumun rengi…

    Sucluyum…Gidiyorum….


    March 26

    SENINLE YASIYORUM...


    Kipkirmizi bir gokyuzune yazili
    Bu sevdanin sirri
    Doyumsuzluk var yuregimde
    Ozlem dolu bakislar
    Ozlem dolu soludugum hava
    Sende geriye kalan
    Keskin bir bicagin sirti
    Yaslandigim her yerden yaraliyim
    Aralandi gece bulutlardan izinli
    Hasretlik kokar isigin elvedasi
     
     
     
    Biktim sanma sensizlikten
    Gucum tukendi sanma susuzluktan
    Ben sana olum orucundayim
    Ya varsin
    Ya yoksun
    Arada aldanirim isigin buyusune
    Sesler cagirir beni bir yere
    Sanma ki gidiyorum senden
    Kalbim atiyorsa sebebi sen
    Sanma ki nabiz atislari benim
    Nabiz atislarimda bile sen
    March 19

    HAYIRLI KANDILLER

    Şaban ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gece..... 
    Bu gece  
    mübarek Beraet......
     
     
                     
     

    Bu geceye, kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle “Beraet” ; geceyi iyi değerlendiren kulların seçilerek salih kullar arasına alınması sebebiyle ‘Berae’ ve ‘sakk’ adı da verilir. 
     
    Bu gecenin beş özelliği vardır: 
    1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır. 
    2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir. 
    3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir. 
    4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür. 
    5) Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. 
     
     
     
     
     

    İnsanların bir sene içerisindeki rızıkları, zengin veya fakir olacakları ve ecelleri gibi mühim hususlar o gece içerisinde meleklere bildirilir. 
    O geceyi ibadet ve taatla geçirmek ve nafile namaz kılmak sevaptır.......... 
     

    “Allah Teala Şaban’ın onbeşinci gecesi (Beraet gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla Allah’a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar”

                                İbn Mace-Tirmizi 
     
     
     
     

    Peygamber Efendimiz bu geceyi ibadetle geçirmiş ve Allah’a şöyle dua etmiştir: 
     

    “ Azabından affına, gazabından rızana sığınır, senden yine sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamdetmekten acizim. Sen, seni sena ettiğin gibi yücesin” 
     
     
     
     

    “Bizden tasayı gideren Allah’a hamdolsun. Doğrusu Rabbimiz çok bağışlayan, çok nimet verendir.” 
       Fatır-34
     
     
     
     
     

    “ De ki; Gerçekten Rabbim, rızkı kullarından dilediği kimseye hem bol verir, hem kısar. Hayır için her neyi harcarsanız, O (Allah), onun yerini doldurur. 
    O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.” 
       Sebe-39
     
     
     
     
     

    “ Her nerede olursanız olun, ölüm sizi bulur; Göklere yükselmiş burçlarda olsanız bile......” 
       Nisa-78
     

    “ Oysa Allah, eceli geldiği zaman hiçbir kimseyi kesinlikle ertelemez.

    Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”

                      Münafikun-11 
     
     
     
     

    “Yeryüzünde böbürlenerek dolaşma. Çünkü sen, ağırlığınca (ağırlık ve azametinle) ne yeri yarabilir ne de boyunca dağlara erişebilirsin” 
        İsra-37 
     
     
     
     
     

    “Biliniz ki Allah sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır” 
        Enfal-40
     
     
     
     
     

    Bütün mü’minlerin mübarek Beraet Kandillerini kutlar, maddi manevi hayırlara vesile olmasını dilerim...... 

    Selam ve Dua ile......   

    March 18

    Hep icime attim seni.......

    Hep icime attim seni…
    Hep icimde yasadim…
    Meger en zoruymus seni icimde yasamak…
    Hep unuttum zannettim…
    Sen hep bir dostsun benim icin ama sadece dilimdeymis o soz, bilememisim…
    Ben seni her gun daha cok sevmisim, gun gectikce daha da buyumussun icimde…
     
    Sevmedigini biliyordum. Ama her seferinde hayal kirikligina ugramaktan biktim…
     
    Gozlerin gozlerimle karsi karsiya geldiginde kalbim bir baska atiyor. Ellerim ellerini tutmak istiyor.
     Beynim hayallerimi gerceklestirmem icin gaz veriyor.
     Ama sen her zamanki gibi dusuncelerimi gozlerimden anlayamadigin icin yine yari yolda kaliyorum.
    Bir an kendimi bir colun ortasinda hissediyorum. Cok fazla yuruyup yorulmus gibi oluyorum…
    Artik suya ihtiyacim oldugunu hissediyorum. Ariyorum ariyorum ama bir turlu bulamiyorum…
    Ama yine de yurumeye devam ediyorum.
    Ama coldeki kumlar gibi sen de kalbimde hic ama hic degismiyorsun…
     
    Oyle yerlesmissin ki kalbime beynim bile ona engel olamiyor.
     
    Ne desem de anlatsam seni…
    Sozcukler senin adini duyunca bir araya gelemiyor.
    Cumle haline getiremiyorum onlari…
     
    Hani colde bir anda firtina cikar ya; iste sen de oylesin…
    Firtina gibisin fakat onun gibi hemen gelip gecmiyorsun…
     
    Diyorum ya sen benim tek degismezimsin.
    Coldeki kumumsun, suyumsun…
    Her ne olursa olsun hep oyle kalacaksin…
    March 11

    GİTME...

    Yine rihtimdayim bugun,
    Yine denize bakiyor gozlerim,
    Sanki hic gitmemissin,sanki hic bitmemis gibi.
    Bugun gunlerden sali,heryer sessiz,hava yine kapali,
    Sis cokmus kentin ustune,gokyuzu kursun gibi.
    Birazdan yagmur yagacak sehire,
    Ve sen yine aklima geleceksin.
    Saklasammi gozyasimi ruzgara,
    Yada ciseleyen yagmura,
    Yoksa aglasammi hungur hungur sokagin basinda.
    Bugun gunlerden sali,herkez sessiz,hava yine kapali,
    Denize bakiyor gozlerim,
    Askimiza sahit olan denize.
    Sanki ayagimda taslar bagli,
    Utanarak bakiyorum maviye.
    Herkez sana benziyor bu sehirde,
    Senin sacin,senin gozlerin,senin sesin.
    Nefesini hissediyorum ensemde,
    Ve yaklasan sesini.
    Sesin buyuyor bende,
    Ayak seslerini bile duyuyorum,
    Beni cagirman bile ayni,
    Yoksa sen mi geldin ?

    Ayhan Balaban

    March 05

    Hangi besinden ne kadar tüketmeli?

     
    Vücuda gereken vitamin ve mineralleri tam anlamıyla sağlamak için, sürekli aynı tür yiyeceklerle beslenmek ve bazı yiyecekleri hiç tüketmemek doğru değil.

    O halde beslenme uzmanlarına kulak verin ve her besinden mutlaka belli oranlarda tüketin.

    Sebze ve meyvenin faydalarını artık hepimiz biliyoruz. Herbiri, vücudumuza sağladığı farklı etkilerle mutlaka tüketilmesi gereken besinler arasında yer alıyor. Karnabaharı bir düşünün; antioksidan maddeler açısından hayli zengin olan bu sebzenin vücutta tümörlerin oluşmasını engellediğini biliyor muydunuz? Bir de şarküteri ürünlerini düşünün; yemesi keyifli olsa da sindirilmeleri konusunda aynı şeyi söylemek mümkün olmuyor. Ancak bu tür besinleri de soframızdan tamamen kaldırmak doğru değil. Sadece miktarına ve ne sıklıkla yediğimize dikkat etmemiz gerek! Uzmanların da belirttiği gibi, sağlıklı beslenme konusunda atılacak ilk adım; her besinden az miktarda tüketmekten geçiyor. Kısacası, dengeli beslenme için hiç bir besinin göz ardı edilmeden tüketilmesi önem taşıyor. Ancak tahıl, et, sebze ve meyve gibi besin grupları arasında belli bir düzen kurmak şart. Bu besin gruplarından alınması gereken toplam miktarı iyi ayarlamak için size sunduğumuz besin rehberinden faydalanabilirsiniz.

    Tahıllar
    Günde 2 ya da 4 porsiyon tüketilebilir. Bir porsiyonu 50 gram ekmek, 25 gram peksimet, 80 gram makarna, 70-80 gram pilava eşdeğerdir.

    Baklagiller
    Haftada 1 ya da 2 porsiyon tüketilebir. Bir porsiyonu 30 gram taze baklagil ya da 100 gram kuru baklagile eşdeğerdir.

    Süt ve süt ürünleri

    Günde 1 ya da 2 porsiyon tüketilebilir. Bir porsiyonu 1 bardak süt, 1 kase yoğurt, 100 gram kaşar peyniri ya da 50 gram beyaz peynire eşdeğerdir.

    Et, balık ve yumurta
    Haftada bir kez kırmızı et, haftada üç kez beyaz et, haftada iki-üç kez balık, haftada üç kez yumurta tüketilebilir.

    Sebze ve meyve
    Günde en az üç porsiyon sebze ve iki porsiyon meyve yemelisiniz. Bir porsiyonu; 50 gramı salatada tüketilmek şartıyla 150 gram sebze, 150 gram meyve ya da meyve suyuna eşdeğerdir.

    Yağlar
    Günde 1-3 porsiyonu aşmamak gerekir. Bir porsiyonu bir kaşık zeytinyağı, bir tatlı kaşığı tereyağı ya da margarine eşdeğerdir.


    TAHIL VE KURU BAKLAGİLLER
    Vücudumuz için büyük enerji kaynağıdır. Doymuş yağlar ve kolesterol içermezler, protein yönünden zengindirler.

    Makarna
    Özelliği: Bağırsakları çalıştıran lifler açısından çok zengindir. Kısa zamanda vücutta tokluk hissi yaratır. Karbonhidratları enerjiye dönüştüren B1 vitamini içerir. Protein açısından da zengindir.

    Ne kadar:70-80 gramlık porsiyonlar halinde, haftada iki kez tüketilebilir.

    100 gramı: 331 kalori, 12.5 gr protein, 65.8 gr karbonhidrat, 2 gr yağ, 6 gr lif.

    Pirinç
    Özelliği: Buharda pişirilirse diğer tahıllara oranla daha besleyicidir. Buharda pişirme esnasında vitamin ve mineraller pirinçlere daha iyi nüfuz eder.

    Ne kadar: 60-70 gramlık porsiyonlar halinde haftada en az bir kez tüketilebilir.

    100 gramı: 337 kalori, 0.34 mg B1 vitamini, 60 mg kalsiyum, 200 mg fosfor, 150 mg potasyum.

    Ekmek
    Özelliği: Sanıldığının aksine sadece nişasta değil, bitkisel proteinler ile besinleri enerjiye çevirmek için gerekli olan B1, B2 vitaminlerini de içerir.

    Ne kadar: Günde en fazla 50 gr ekmek tüketilmesinde yarar vardır.

    100 gr: 289 kalori, 0.4 gr yağ, 8.6 gr protein.

    Mercimek
    Özelliği: Vitamin ve mineraller açısından en zengin kurubaklagildir. B1 ve B6 vitamini içerir. Magnezyum, folik asit, fosfor ve demir açısından zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendiren çinko da içerir.

    Ne kadar: Haftada 1-2 kez, 50 gr makarna ekleyerek pişirilmiş 30-40 gr mercimek tüketilebilir.

    100 gramı:291 kalori,0.47 mg B1,2 mg B6,8 mg demir,83 mg magnezyum,2.9 mg çinko.


    SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ
    Süt, kemik ve diş sağlığı için gerekli kalsiyumun en büyük kaynağıdır. Bol protein içerir. Sütü sindirmekte güçlük çekenlerin, sindirimi daha kolay olan yoğurt ve peynire yönelmesi tavsiye edilir.

    Beyaz peynir
    Özelliği: Kalsiyum ve protein açısından zengindir.

    Ne kadar: Sabah kahvaltısında küçük bir parça peynir tüketilebilir, salataya eklenerek de yenebilir.

    100 gramı: 146 kalori, 8.8 gr protein, 10.9 gr yağ, 295 mg kalsiyum, 128 mcg A vitamini.

    Yoğurt
    Özelliği: İçerdiği mineral ve vitaminler, hemen hemen sütle aynıdır. Süte göre sindirimi daha kolay olan yoğurdun içeriğindeki maya, bağırsaktaki bakteri tabakasının dengelenmesine yardım eder.

    Ne kadar: Diğer süt ürünleriyle dengelenerek günde bir kase yoğurt tüketilebilir.

    100 gramı: 65 kalori, 3.8 gr protein, 3.7 gr yağ, 4.3 gr şeker, 125 mg kalsiyum, 38 mcgr A vitamini.

    Kaşar peyniri
    Özelliği: Bol miktarda protein içeren kaşar peyniri, ayrıca önemli bir kalsiyum ve A, B6, B12 vitamin kaynağıdır.

    Ne kadar: Haftada iki kez 50 gramı aşmayacak şekilde tüketilebilir.

    100 gramı: 387 kalori, 33.5 gr protein, 28.1 gr yağ, 1.159 mg kalsiyum, 373 mcgr A vitamini.


    Süt
    Özelliği: Protein, şeker ve yağlar yönünden çok zengindir. Önemli bir kalsiyum kaynağıdır. Bol miktarda A ve D vitamini içerir.

    Ne kadar: Diğer süt ürünleriyle dengeleyerek günde 50-500 ml kadar süt tüketilebilir.

    100 gramı: 64 kalori, 3.3 gr protein, 3.6 gr yağ, 4.9 gr şeker, 119 mg kalsiyum, 37 mcgr A vitamini.

    ET,BALIK,YUMURTA
    Kasların düzgün bir şekilde çalışması, antikor ve alyuvar üretiminin gerçekleştirilmesi açısından büyük önem taşıyan proteinler bu besin maddelerinin ortak özelliğidir. Bunların arasından et, demir yönünden zengin olmasıyla öne çıkar.

    Dana eti
    Özelliği: Demir açısından hayli zengin bir besin maddesidir. Kansızlık halinde tüketilmesi yararlıdır.

    Ne kadar: Haftada 1-2 kez 100 gr tüketilebilir.

    100 gramı: (But halinde) 140 kalori, 1.3 mg demir. (Biftek halinde) 103 kalori, 1.8 mg demir. (Fileto halinde) 127 kalori, 1.9 mg demir.

    Tavuk
    Özelliği: Bir porsiyonu bile vücudun ihtiyacı olan proteinin büyük bir kısmını karşılar. Ayrıca tavuktaki vitaminler, enerji üretimine yardımcı olur.

    Ne kadar: Haftada 1-2 kez 120 gram tüketilebilir.

    100 gramı: (Derisi alınmış tavuk eti) 108 kalori, 18.5 gr protein, 3.7 gr yağ, 8 mg PP vitamini.

    Yumurta
    Özelliği: Önemli bir protein kaynağıdır. A ve D vitaminleri açısından zengindir. Bol miktarda kalsiyum, demir, fosfor, potasyum ve çinko içerir.

    Ne kadar: Haftada iki ya da üç kez tüketilebilir.

    100 gramı: 128 kalori, 12.4 gr protein, 8.7 gr yağ, 225 mcg A vitamini, 210 mg fosfor.

    Balık
    Özelliği: Beyaz etli ve iri balıklar, vücuda çok gerekli olan selenyum içerir. Hamsi, istavrit gibi küçük balıklar ise iyi bir kalsiyum kaynağıdır.

    Ne kadar: Haftada 1-2 kez, 180 gr tüketilebilir.

    100 gramı: Mezgit; 71 kalori, 16.5 mcgr selenyum. Dil balığı; 83 kalori, 36 mcgr selenyum. Hamsi; 96 kalori, 0.8 g Omega 3, 148 mg kalsiyum, 22 mg magnezyum, 4.2 mg çinko.

    SEBZE-MEYVE
    Özelikle A ve C vitamini açısından zengin besin maddeleri olan sebzeler, potasyum, magnezyum, selenyum ve kalsiyum gibi önemli mineralleri de içerir.

    Domates
    Özelliği: A ve C vitaminleri açısından zengindir. Önemli bir potasyum kaynağıdır.

    Ne kadar: Haftada üç kez 150 gr tüketilebilir.

    100 gramı: 19 kalori, 135 mcgr A vitamini.

    Ispanak
    Özelliği: İçerdiği folik asit alyuvar yapımını düzenler.

    Ne kadar: Haftada bir kez 250 gr tüketilebilir.

    100 gramı: 31 kalori, 2.9 mg demir, 194 mcgr folik asit.

    Patates
    Özelliği: Daha çok unlu gıdalara benzer. Karbonhidrat, niasin ve potasyum açısından zengindir.

    Ne kadar: Ekmekle dönüşümlü olarak haftada en az iki patates tüketilebilir.

    100 gramı: 85 kalori, 17.9 gr karbonhidrat, 570 mg potasyum.

    milliyet

    March 04

    İYİLEŞTİREN DÜŞÜNCELER ...

           

    Brahma Kumaris    

    Çoğumuz artık düşündüğümüz ve hissettiğimiz şeylerin aynı zamanda bedenimizi de etkilediğini biliyoruz.

    Bu etki bazen yalnızca kan basıncında veya beden kimyasında kısa süreli bir etki yaratır. Bazen de, korku veya öfke kalbe hasar verdiği veya kronik mutsuzluk, kansere ve enfeksiyonlara karşı olan direncimizi zayıflattığında, yaşamı tehdit edici hale gelebilir. Üzüntülü duyguların çeşitli ağrı ve sancılara neden olduğuna ilişkin çok şey söylenir.

    Hem kadim bilgelik, hem de modern bilim, bu tür riskleri pozitif bir bakış açısı geliştirerek azaltabileceğimizi belirtir.  “Sağlıklı zihin sağlıklı bedende bulunur” sözlerindeki hakikat günümüzde her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır. Yanlış olan şeyler üzerinde ısrar etmek yerine, pozitif çözümlere iyimserlik ve nükte ile bakmak, sağlık için gerçekten faydalıdır.

    Zihin ve beden arasındaki ilişkinin bu artan farkındalığına rağmen, zihin için gerçekten besleyici düşünceler yaratarak, iyilik halinin ve iyileşmenin nasıl arttırılabileceğini pek az kişi bilmektedir. Bu yazıdaki sorular ve cevaplar sağlığımızla ilgili bu önemli konuya basit açıklamalar getirmektedir:

    - Yaşam neden pek çok kişi için gittikçe zorlaşıyor gibi görünmektedir?

    Zengin toplumlar fiziksel olanakları geliştirmek için muazzam bir çaba göstermiş olmalarına karşın, zihinler ihmal edilmiştir. Artmakta olan endişe, bağımlılık, sinirlilik ve depresyon gibi olumsuz durumlara filizlenen arzular da eşlik etmektedir. Bu olumsuz tutum ve duygular bireylerin sağlığını bozduğu gibi, eylemlerimizdeki temel değerlerin kaybına neden olarak, çevreye ve topluma da zarar vermektedir. Çevremizdeki dünya ve birbirimizle daha az ilgilenir ve daha az işbirliği yapar durumdayız.

     

    - Bunun için neler yapabiliriz?

    İçimizde üzüntü veya boşluk hissettiğimizde, çözüm yerine problemin bir parçası haline geliriz. Çoğunlukla, başkalarını veya koşulları suçlayarak kendimizi rahatlatmaya çalışırız, fakat bu koşulları daha da kötü hale getirir. Bunun yerine, zihnimizi nasıl kuvvetlendireceğimizi öğrenmemiz gerekmektedir. Bunun anlamı zihni pozitiflikle doldurmaktır.

     

    - Pozitiflik nedir?

    Aynı elektrik enerjisinin bir pile doluşu gibi, zihinde birikebilen ve hepimizin aşina olduğu soyut, ruhsal bir nitelik, ya da enerji. Pozitif bir zihin yapısı kendisinde iyileşme sağlar ve bu enerji doğal olarak dışarı, başkalarına doğru akar.

     

    - Pozitifliği ne tür düşünceler sağlar?

    İnsanlığın aşina olduğu sevgi, huzur ve neşe gibi değerlerin, insan olmanın ne anlama geldiğini düşündüğümde, kendi içimdeki bir hakikat enerjisiyle bağlantı kurarim. Hepimizin içinde bir iyilik nüvesi vardır ve bu gücü talep edip çektiğimde, pozitif duygular doğal olarak ortaya çıkarlar.

     

    - Pozitifliğimi nasıl koruyabilirim?

    Kalbimden ve zihnimden endişe ve ıstırabı uzaklaştırmaya çalışarak. Bunları uzaklaştırmak, olumsuz duyguların herhangi bir fiziksel nesneye olan bağımlılıktan dolayı tetiklendiğini  idrak etmeme yardım eder: bedenim, ilişkilerim, varlığım, veya etrafımdaki dünyanın koşulları vb. Eğer bu fiziksel kavramlardan, nesnelerden vs. her hangi birisi karmaşa durumunda olursa, ben de sıkıntıya maruz kalırım. Fakat derin bir sıkıntıya neden olan karmaşanın kendisi değil,  benim bu nesnelere olan bağımlılığımdır. Olumsuz duyguları kalbimden ve zihnimden uzaklaştırırarak, içsel olarak özgür hale gelirsem, endişe ve ıstırap da biter.

    - Zihnimin kontrolünü nasıl yeniden elde edebilirim?

    Düşünce ve duygularımın içsel dünyasını gözlemlediğimde, koşullara ve olaylara yanıt vermek için, pozitif bir zihin yapısında kalmama yardımcı olacak yeni yollar geliştirebilirim. Örneğin, sağlığımın bozulması konusunda üzgün ve korkak bir hale gelmenin durumu sadece daha kötü bir hale getirdiğini, halbuki bir hastalık sürecinin bana yaşam trenininden bir süre için inme, dinlenme ve nasıl yaşamakta olduğuma  bakma fırsatı verdiğini görebilirim. Böylece, eğer dürüstsem, tutum ve eylemlerimi geliştirme yollarını görebilirim. Bu idrak, taze bir umut ve mutluluk sağlar. İçeriye bakmaya devam ettiğim sürece, gerçekten bir seçeneğim olacaktır. Neden bana zarar veren endişeyi seçeyim? Neden beni yüceltecek olan, pozitif bir yaklaşımı seçmeyeyim?

     

    - Bedenim rahatsızken nasıl endişelenmeyebilirim?

     Zihin gücünün farkına vardığımda, bedende olup bitenlerden bir adım geriye çekilerek izlemeye başlayabilirim. Olan bitene kapılmak yerine, olanları izleyerek ne kadar daha fazla gözlemci hale gelebilirsem, zihin de o kadar özgürleşir. Bu benim zihnim, benim düşüncelerim ve benim duygularımdır ve beden hasta bile olsa, gene de mutluluk ve huzura ilişkin düşünce ve duygular yaratabilirim. Böylece, bu pozitif duygular bedene yardım eder, bu nedenle de çoğunlukla acı ve hastalık azalır, hatta yok olabilir.

     

    - Bana kötü davranan birisine karşı nasıl iyi şeyler hissedebilirim?

    Çoğu zaman, bir başkası hakkında kötü hissettiğimizde, onların da, kendileri hakkındaki fikirlerimizi teyit eden kötü duyguları olduğunu düşünür ve “kısasa kısas” deriz. Herkes zarara uğrar. Bunun yaptığı zararı açıkça görmem gerekir. Hastalık çoğu zaman kötü davranıldığımı veya aldatıldığımı hissettiğim zaman gelir. Zihnimin kuvvetiyle, huzurumu yeniden elde edebilir ve hakkımda iyi şeyler hissetmeyen kişilere karşı bile pozitif duygular besleyebilirim.

     

    - Pozitifliğin gücü başkalarına nasıl yardım eder?

    Pozitif düşünceler ve duygular insanlar arasında sanki bir elektrik akımı gibi akar. Bunlar, merhamet ve anlayış gibi nitelikler olarak ortaya çıkarlar. Hasta bir insan bir pozitif enerji  armağanı aldığı zaman, iyileşmesini kolaylaştıran içsel bir sükunet hisseder.

     

    - Dünya hakkında endişelenmenin bir faydası var mı? Nasıl fayda sağlayabiliriz?

    Çok fazla ıstırap olduğu doğru. Fakat eğer olumsuza odaklanırsak, bu bizim yardım etme kuvvetimizi tüketir. Dünyamızda, karanlık güçler olduğu gibi,aynı zamanda iyilik ve hakikat de işlev yapmaktadır. İnsanlığın aşina olduğu pozitif niteliklerin farkındalığının düğmesini çevirdiğimde, bu sanki karanlığa ışık taşımak gibi olur. Artık geçmiş sık sık aklıma gelmez ve gelecek hakkında endişelenmeye son veririm. Böylece sürekli mutluluk ve sağlık için yapmam gerekenleri daha açık bir şekilde görürüm.

     

    - Sevginin kaynağı nedir?

    Sevgi insan doğasının özünde vardır. Fakat içimizde, kendimizin sevgi olduğu gerçeğini kaybettiğimizde, bunun yerine, sevgiyi kendi dışımızda aramaya başlarız. Bencil arzuları bıraktığımızda ise, endişeden özgür oluruz ve yaşamlarımız baştan başa sevgi dolu hale gelir. Bu çok iyileştiricidir.

     

    - İnsanlar beni sevmedikleri halde neden sevgi hissetmeliyim?

    Çünkü sevgi iyileştirir ve mutluluk getirir. Başkalarına karşı sevgi hissettiğimde, bu durum fark gözetmeksizin yarar sağlar. Sevgi dolu olmak doğal bir yaşam şeklidir. Eğer daha fazla sevgi dolu olmak için çaba gösterirsem, kendi mutluluğum hemen artar ve başkalarının tutumları da kısa süre içinde yumuşar. Pek çok kişi sevgi eksikliğinin sonucu olarak olumsuzlukla yüklüdür. Bu, bazen benliğe yönelik, bazen de başkalarını suçlayan, eleştiren düşünceler ve olumsuz duygular döngüsü olarak kendisini gösterir. Böyle düşünce ve duygular enerjiyi tüketir ve herkesin iyiliğini azaltır. Eğer bunu idrak eder ve pozitif kalmaya karar verirsem, olumsuz döngüye son verebilir ve eylemlerde sevginin gücünü ortaya koyabilirim. O zaman bunun, bütün ilişkilerime faydası olur. Bu şekilde her birimiz daha iyi bir dünyaya katkıda bulunmuş oluruz. 

    Eğitimli insanların dokuz düşüncesi vardır:

    1. Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler,
    2. Dinlediklerinde, iyi duymayı düşünürler,
    3. Görünüşleri bakımından sıcak olmayı düşünürler,
    4. Davranışlarında saygılı olmayı düşünürler,
    5. Konuşmalarında doğru olmayı düşünürler,
    6. İşlerinde ciddi olmayı düşünürler,
    7. Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl soracaklarını düşünürler,
    8. Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler,
    9. Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler...

    Konfüçyüs

    Keşke Tanımasaydım Seni....


    Keşke tanımasaydım seni
    Omuzlarıma bu kadar yük binmezdi o zaman
    Gözlerim ağlamayı bilmezdi
    O kadar sık kalbim çarpmazdı böyle delicesine
    Benimde ellerim sımsıcak olurdu mutlaka
    Geceleri asla uykusuzluk çekmezdim sabaha kadar
    Rüyalarım hatta tatlı hayallerim olurdu
    Duygusuzca düşünmezdim yokluğunda günlerimi saatlerimi
    Hem hiç üşümezdim böylesine ölü soğukluğunda
    Hırsla takip etmezdi beni böyle kötü kader
    Kan çanağına dönmezdi gözlerimin taa içi
    Kayan yıldızlarda bende farklı dilekler tutardım
    Duyardım anlardım yanımda konuşulanları
    Hasretim bu kadar artmazdı o zaman
    Bende gülerdim zaman zaman
    Deniz ve mehtap benim içinde önemli olurdu
    Hele hele kara saplı bıçak dostum olmazdı sırtımda
    Güneşsiz dünyamda kavrulmazdı ciğerlerim
    Beynim ise böylesine hırçın uğuldamazdı sürekli
    Kar yüreğimde damla damla vurmazdı gözyaşlarım
    Ruhum daraltmazdı benliğimi sıkıştırmazdı
    En tiz sesiyle çığlıklar atmazdı göğsüm
    Simsiyah yankılar oluşturmazdı ufkumda
    Saçıma sakalıma bende bakardım delicesine
    Bütün gücümle sigaramı çekmezdim her an
    Keşke tanımasaydım seni keşke
    Karasaplı bıçak dostum olmazdı
    Kar yüreğimde damla damla vurmazdı gözyaşlarım
    Dedim ya lan keşke tanımasaydım seni
    Keşke tanımasaydım

    Ahmet Selçuk İlkan

    COK DOGRU....

    Iki sey 'Kalitesiz Insan' in ozelligidir :
    1- Sikayetcilik
    2- Dedikodu


    Iki sey cozumsuz gorunen problemleri bile cozer :
    1- Bakis acisini degistirmek
    2- Karsindakinin yerine kendini koyabilmek


    Iki sey yanlis yapmani engeller :
    1 - Sahis ve olaylari akil ve kalp suzgecinden gecirmek
    2-  Hak yememek

     

    Iki sey kisiyi gozden dusurur :
    1- Demagoji (Laf kalabaligi)
    2- Kendini agira satmak (ovmek, vazgecilmez gostermek)


    Iki sey insani 'Nitelikli Insan' yapar :
    1- Iradeye hakim olmak
    2- Uyumlu olmak


    Iki sey 'Ekstra Deger' katar :
    1- Hitabet ve diksiyon egitimi almak
    2- Anlayarak hizli okumayi ogrenmek


    Iki sey geri birakir :
    1- Kararsizlik
    2- Cesaretsizlik


    Iki sey kasif yapar :
    1- Nitelikli cevre
    2- Biraz delilik


    Iki sey omur boyu bosa kurek cekmemeni saglar :
    1- Baskin yetenegi bulmak
    2- Sevdigin isi yapmak


    Iki sey basarinin sirridir :
    1- Ustalardan ustaligi ogrenmek
    2- Kendini guncellemek


    Iki sey basariyi mutlulukla beraber yakalamanin sirridir :
    1- Niyetin saf olmasi
    2- Ruhsal farkindalik


    Iki sey milyonlarca insandan ayirir :
    1- Sorunun degil, cozumun parcasi olmak
    2- Hayata ve herseye yeni (ozgun, orijinal, farkli) bakis acisiyla yaklasabilmek


    Iki sey gelismeyi engeller :
    1- Asirilik (mubagala, abarti, ifrat, tefrit)
    2- Felakete odaklanmis olmak


    Iki sey cozum getirir :
    1- Tebessum (gulumseme)
    2- Sukut (susmak)

    March 03

    Aşkım Seni Annemlere Anlattım=)

    Aşkım Seni Annemlere Anlattım=)


    a$kııım...
    -efendim hayatım söyle canım??
    -seni akşam aileme anlattım
    -neee?!
    -eee artık sende bize bu akşam yemeğe gelirsin dimi?
    -neee!!!
    -valla annem senin için en güzel yemekleri yapçak
    -neeee!!!
    -saat 7 de bekliyoruz tamammı aşkım?
    -pat...



    - seni annemlere anlattım Hayatım.
    - ee ne dedin ?
    - hiiç erkek arkadasim dedim, babam silahını alip çikti. saniyorum sizin eve geliyor
    - neee !?!!




    - seni annemlere anlattım
    - eeeaa?
    - haftasonu müsaitmiş bizimkiler bekliyolar
    - nası yani?
    - aman ne biliyim işte çikolata çiçek ebeveyn falan
    - vııınnn (kaçar)




    -bil bakalım ben bugün ne yaptım?
    -ne yaptın hayatım?
    -seni annemlere anlattım
    -hass...hay sen çok yaşa e mi ehe ehe...annemler derken kimleri kastediyorsun gülüm tam anlamadım
    -teyzem ve karşı komşu mualla abla da oradaydı
    -üçü birden..ü üçü...ee ne dediler?
    -ha bu arada tanıştırayım bu abim cevat...
    -memnun oldum abiciğim ehe ehe...
    -hörrrr...
    -ben sizi yalnız bırakayım en iyisi,abi kardeş oynarsınız artık...

    -seni annemlere annattım, ama bi sor niye anlattım...
    -niye anlattın?
    -anlatamazsın dediler...
    -koçum benim...




    -Seni annemlere anlatamadım
    -Neden lan emrah
    -Anam yok benim



    -seni annemlere anlattım fatma
    -eeeeee ne dedin
    -fatma sana çok benzio anne dedim
    -ayyy eee eee sonra
    -hiiiçççç
    -yani ,tanışmıyor muyuz
    -hayır babam bitir oğlum dedi bırak bu kızı dedi haha




    - seni annemlere anlattım aşkım
    + pardon hanım efendi bi yerden tanışıyormuyuz ..
    - honk



    - seni annemlere anlattım
    - ee ne dediler
    - seni anlamakta güçlük çektiler
    - neden
    - benim gibi bi salakla olduğun için aptal olduğunu düşünüyor babam


    - seni annemgilere anlattım canem
    - anneni anladıkta giller kim nan kankigiller gibi?
    - amcam, amcamın teyzesinin torunu, dayım, dayımın küçük çocuğunun sınıf arkadaşı, teyzem, teyzemin karşı komşusunun bi alt kalt komşusu, kuzenim, kuzeninim ex aşkı bıdı bıdı bıdı...
    -




    -seni anneme anlattım hayatım
    -nasıl
    -güzel bir türkçeyle
    -ne
    -anlatım bozukluğu yapmadan




    -seni annemlere anlattım canım
    -eee
    -anlamazlıktan geldiler