|
|
March 05 Vücuda gereken vitamin ve mineralleri tam anlamıyla sağlamak için, sürekli aynı tür yiyeceklerle beslenmek ve bazı yiyecekleri hiç tüketmemek doğru değil.
O halde beslenme uzmanlarına kulak verin ve her besinden mutlaka belli oranlarda tüketin.
Sebze ve meyvenin faydalarını artık hepimiz biliyoruz. Herbiri, vücudumuza sağladığı farklı etkilerle mutlaka tüketilmesi gereken besinler arasında yer alıyor. Karnabaharı bir düşünün; antioksidan maddeler açısından hayli zengin olan bu sebzenin vücutta tümörlerin oluşmasını engellediğini biliyor muydunuz? Bir de şarküteri ürünlerini düşünün; yemesi keyifli olsa da sindirilmeleri konusunda aynı şeyi söylemek mümkün olmuyor. Ancak bu tür besinleri de soframızdan tamamen kaldırmak doğru değil. Sadece miktarına ve ne sıklıkla yediğimize dikkat etmemiz gerek! Uzmanların da belirttiği gibi, sağlıklı beslenme konusunda atılacak ilk adım; her besinden az miktarda tüketmekten geçiyor. Kısacası, dengeli beslenme için hiç bir besinin göz ardı edilmeden tüketilmesi önem taşıyor. Ancak tahıl, et, sebze ve meyve gibi besin grupları arasında belli bir düzen kurmak şart. Bu besin gruplarından alınması gereken toplam miktarı iyi ayarlamak için size sunduğumuz besin rehberinden faydalanabilirsiniz.
Tahıllar Günde 2 ya da 4 porsiyon tüketilebilir. Bir porsiyonu 50 gram ekmek, 25 gram peksimet, 80 gram makarna, 70-80 gram pilava eşdeğerdir.
Baklagiller Haftada 1 ya da 2 porsiyon tüketilebir. Bir porsiyonu 30 gram taze baklagil ya da 100 gram kuru baklagile eşdeğerdir.
Süt ve süt ürünleri
Günde 1 ya da 2 porsiyon tüketilebilir. Bir porsiyonu 1 bardak süt, 1 kase yoğurt, 100 gram kaşar peyniri ya da 50 gram beyaz peynire eşdeğerdir.
Et, balık ve yumurta Haftada bir kez kırmızı et, haftada üç kez beyaz et, haftada iki-üç kez balık, haftada üç kez yumurta tüketilebilir.
Sebze ve meyve Günde en az üç porsiyon sebze ve iki porsiyon meyve yemelisiniz. Bir porsiyonu; 50 gramı salatada tüketilmek şartıyla 150 gram sebze, 150 gram meyve ya da meyve suyuna eşdeğerdir.
Yağlar Günde 1-3 porsiyonu aşmamak gerekir. Bir porsiyonu bir kaşık zeytinyağı, bir tatlı kaşığı tereyağı ya da margarine eşdeğerdir.
TAHIL VE KURU BAKLAGİLLER Vücudumuz için büyük enerji kaynağıdır. Doymuş yağlar ve kolesterol içermezler, protein yönünden zengindirler.
Makarna Özelliği: Bağırsakları çalıştıran lifler açısından çok zengindir. Kısa zamanda vücutta tokluk hissi yaratır. Karbonhidratları enerjiye dönüştüren B1 vitamini içerir. Protein açısından da zengindir.
Ne kadar:70-80 gramlık porsiyonlar halinde, haftada iki kez tüketilebilir.
100 gramı: 331 kalori, 12.5 gr protein, 65.8 gr karbonhidrat, 2 gr yağ, 6 gr lif.
Pirinç Özelliği: Buharda pişirilirse diğer tahıllara oranla daha besleyicidir. Buharda pişirme esnasında vitamin ve mineraller pirinçlere daha iyi nüfuz eder.
Ne kadar: 60-70 gramlık porsiyonlar halinde haftada en az bir kez tüketilebilir.
100 gramı: 337 kalori, 0.34 mg B1 vitamini, 60 mg kalsiyum, 200 mg fosfor, 150 mg potasyum.
Ekmek Özelliği: Sanıldığının aksine sadece nişasta değil, bitkisel proteinler ile besinleri enerjiye çevirmek için gerekli olan B1, B2 vitaminlerini de içerir.
Ne kadar: Günde en fazla 50 gr ekmek tüketilmesinde yarar vardır.
100 gr: 289 kalori, 0.4 gr yağ, 8.6 gr protein.
Mercimek Özelliği: Vitamin ve mineraller açısından en zengin kurubaklagildir. B1 ve B6 vitamini içerir. Magnezyum, folik asit, fosfor ve demir açısından zengindir. Bağışıklık sistemini güçlendiren çinko da içerir.
Ne kadar: Haftada 1-2 kez, 50 gr makarna ekleyerek pişirilmiş 30-40 gr mercimek tüketilebilir.
100 gramı:291 kalori,0.47 mg B1,2 mg B6,8 mg demir,83 mg magnezyum,2.9 mg çinko.
SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ Süt, kemik ve diş sağlığı için gerekli kalsiyumun en büyük kaynağıdır. Bol protein içerir. Sütü sindirmekte güçlük çekenlerin, sindirimi daha kolay olan yoğurt ve peynire yönelmesi tavsiye edilir.
Beyaz peynir Özelliği: Kalsiyum ve protein açısından zengindir.
Ne kadar: Sabah kahvaltısında küçük bir parça peynir tüketilebilir, salataya eklenerek de yenebilir.
100 gramı: 146 kalori, 8.8 gr protein, 10.9 gr yağ, 295 mg kalsiyum, 128 mcg A vitamini.
Yoğurt Özelliği: İçerdiği mineral ve vitaminler, hemen hemen sütle aynıdır. Süte göre sindirimi daha kolay olan yoğurdun içeriğindeki maya, bağırsaktaki bakteri tabakasının dengelenmesine yardım eder.
Ne kadar: Diğer süt ürünleriyle dengelenerek günde bir kase yoğurt tüketilebilir.
100 gramı: 65 kalori, 3.8 gr protein, 3.7 gr yağ, 4.3 gr şeker, 125 mg kalsiyum, 38 mcgr A vitamini.
Kaşar peyniri Özelliği: Bol miktarda protein içeren kaşar peyniri, ayrıca önemli bir kalsiyum ve A, B6, B12 vitamin kaynağıdır.
Ne kadar: Haftada iki kez 50 gramı aşmayacak şekilde tüketilebilir.
100 gramı: 387 kalori, 33.5 gr protein, 28.1 gr yağ, 1.159 mg kalsiyum, 373 mcgr A vitamini.
Süt Özelliği: Protein, şeker ve yağlar yönünden çok zengindir. Önemli bir kalsiyum kaynağıdır. Bol miktarda A ve D vitamini içerir.
Ne kadar: Diğer süt ürünleriyle dengeleyerek günde 50-500 ml kadar süt tüketilebilir.
100 gramı: 64 kalori, 3.3 gr protein, 3.6 gr yağ, 4.9 gr şeker, 119 mg kalsiyum, 37 mcgr A vitamini.
ET,BALIK,YUMURTA Kasların düzgün bir şekilde çalışması, antikor ve alyuvar üretiminin gerçekleştirilmesi açısından büyük önem taşıyan proteinler bu besin maddelerinin ortak özelliğidir. Bunların arasından et, demir yönünden zengin olmasıyla öne çıkar.
Dana eti Özelliği: Demir açısından hayli zengin bir besin maddesidir. Kansızlık halinde tüketilmesi yararlıdır.
Ne kadar: Haftada 1-2 kez 100 gr tüketilebilir.
100 gramı: (But halinde) 140 kalori, 1.3 mg demir. (Biftek halinde) 103 kalori, 1.8 mg demir. (Fileto halinde) 127 kalori, 1.9 mg demir.
Tavuk Özelliği: Bir porsiyonu bile vücudun ihtiyacı olan proteinin büyük bir kısmını karşılar. Ayrıca tavuktaki vitaminler, enerji üretimine yardımcı olur.
Ne kadar: Haftada 1-2 kez 120 gram tüketilebilir.
100 gramı: (Derisi alınmış tavuk eti) 108 kalori, 18.5 gr protein, 3.7 gr yağ, 8 mg PP vitamini.
Yumurta Özelliği: Önemli bir protein kaynağıdır. A ve D vitaminleri açısından zengindir. Bol miktarda kalsiyum, demir, fosfor, potasyum ve çinko içerir.
Ne kadar: Haftada iki ya da üç kez tüketilebilir.
100 gramı: 128 kalori, 12.4 gr protein, 8.7 gr yağ, 225 mcg A vitamini, 210 mg fosfor.
Balık Özelliği: Beyaz etli ve iri balıklar, vücuda çok gerekli olan selenyum içerir. Hamsi, istavrit gibi küçük balıklar ise iyi bir kalsiyum kaynağıdır.
Ne kadar: Haftada 1-2 kez, 180 gr tüketilebilir.
100 gramı: Mezgit; 71 kalori, 16.5 mcgr selenyum. Dil balığı; 83 kalori, 36 mcgr selenyum. Hamsi; 96 kalori, 0.8 g Omega 3, 148 mg kalsiyum, 22 mg magnezyum, 4.2 mg çinko.
SEBZE-MEYVE Özelikle A ve C vitamini açısından zengin besin maddeleri olan sebzeler, potasyum, magnezyum, selenyum ve kalsiyum gibi önemli mineralleri de içerir.
Domates Özelliği: A ve C vitaminleri açısından zengindir. Önemli bir potasyum kaynağıdır.
Ne kadar: Haftada üç kez 150 gr tüketilebilir.
100 gramı: 19 kalori, 135 mcgr A vitamini.
Ispanak Özelliği: İçerdiği folik asit alyuvar yapımını düzenler.
Ne kadar: Haftada bir kez 250 gr tüketilebilir.
100 gramı: 31 kalori, 2.9 mg demir, 194 mcgr folik asit.
Patates Özelliği: Daha çok unlu gıdalara benzer. Karbonhidrat, niasin ve potasyum açısından zengindir.
Ne kadar: Ekmekle dönüşümlü olarak haftada en az iki patates tüketilebilir.
100 gramı: 85 kalori, 17.9 gr karbonhidrat, 570 mg potasyum.
milliyet
October 24 SICAK SU Cinliler cok sicak su icerler . Bol Bol Sicak Su .. Butun gun, her gun ! ——————————————————– NEDEN bol sicak su? Cay veya su bazli iceceklere benzemeyen sekilde, bol su mide yuzeyinde kan akimina direkt olarak emilen birkac maddeden biridir. Beden suyu diger bilesenlerden ayirmak zorunda kalmaz. NEDEN Sicak Su? Cinliler, 40 yasindan sonra oda sicakligindan daha soguk olan hicbir seyin bedenlere alinmamasi gerektigine inanirlar. Cunku normal yaslanma fiziksel degisimler uretir: a) Kan damarlari daha az elastik olur ve icindeki birikim nedeni ile capi kuculebilir, bu nedenle yuksek kan basinci olusabilir ve kan dolasimi problemleri ortaya cikabilir (dondurma basagrisi sendromu) b) Sindirim sistemi (buzgen kas, barsaklar ve kolon) da daha az elastik olur, sindirim sorunlarina ve kabizliga neden olur. Cinliler soguk icecekler ictiginiz veya soguk besinler yediginiz zaman icsel organlarin daha fazla buzuldugune, mevcut problemleri daha da kotulestirdigine inaniyor. Yagli bir tavayi soguk suda yikamaya calisin. Yaglar donar ve yapisir. Ama ayni tavayi SICAK suda yikarsaniz, yagi cozer ve uzaklastirir. Bedenimiz yaglari icerir. Sicak su sistemimizi temizler. SICAK SUYUN Faydalari : 1 - Bedenin dogal serinletme sistemini calistirir. Bu kan dolasiminda artisa neden olur. 2 - Ic organlari ve kaburga kafesinin etrafindaki kaslari gevsetir, daha derin nefes almanizi saglar.
3 - Mide asidi etkilerini rahatlatir ve asit reflu semptomlarini rahatlatir. 4 - Sulanmayi ve besinlerin emilimini artirarak sindirime yardimci olur. 5 - Kabizligi giderir. 6 - Kilo verme : yemeklerden yarim saat once icilen sicak su istahi azaltir ve kilo vermeyi hizlandirir. Nefes teknigi ile birlestirilirse, yag yakmak icin hiper - oksijenlenme saglar. 7 - Soguk alginligi, gripin suresini kisaltir, zaturreyi onler. NE KADAR iCMELi? NE KADAR SICAK OLMALI? NE KADAR SIK iCMELi Gunce 3 kez 1 fincan icin, kahve sicakliginda olmali. 3 fincandan fazla, daha fazlasi daha iyidir. Dr. Susan Lee-Smith RN, PhD, October 04 Ramazan ayinda oruc nedeniyle yaklasik 14 saat susuz kalinmasi ve sicaklar yuzunden sahurda en az 1 litre sivi alinmasi oneriliyor.
Konya Numune Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmani Sirin Kayhan Eser, yaptigi aciklamada, uyarilara karsin bircok kisinin ramazan ayinda bilincsiz ve sagliksiz beslendigini soyledi.
Oncelikle sahura kalkilmasi nedeniyle uykusuz kalacagini dusunen bircok kisinin gece saatlerinde yeyip yattigini vurgulayan Eser, bu durumun ozellikle susuzluk acisindan risk olusturdugunu kaydetti.
Ramazan ayinda oruc nedeniyle yaklasik 14 saat susuz kalinacagini, bu surenin de vucut acisindan onemli oldugunu ifade eden Eser, sunlari soyledi:
''Yani saat 05.00'ten, 19.00'a kadar yaklasik 14 saat vucuda su alinamayacak. Yenip yatildiginda ise bu sure 18 saate bile gecebiliyor. Bu kadar sure susuz kalindiginda vucut, daha once alinan suyu harcar. Bu su bitince de hucrelerdeki suyu kullanmaya baslar. Vucuttaki suyun azalmasi, uzun suren susuzluk, bazi saglik sorunlarina yol acabilir. Bu yuzden sahurda komposto, meyve suyu ve su gibi iceceklerle en az 1 litre su alinmasi gerekiyor. Bu miktar su, organlarin gun boyu calismasinda faydali olacaktir.''
SAHURDA SON DAKIKADA BIR BARDAK SU ICIN
Eser, bircok kisinin sahurda, fazla su ictigi icin uyuyamamaktan sikayet edebildigini belirterek, ''Ancak, 14 saatlik susuzluk bobrekler basta olmak uzere organlari olumsuz etkileyebilir. Fazla midede sislik yapabiliyor ve uykuya gecmeyi guclestirebiliyor. Susuzlugun vucutta yol acacagi hasarlar dikkate alinmali ve uykusuzluk susuzluga tercih edilmelidir. Sahurda vucudun siviya iyice doyurulmasi gerekiyor. Ozellikle son dakika bir bardak su icilmesinde fayda var'' dedi.
Susuz gecen en az 14 saatin ardindan iftarda bircok kisinin hemen suya sarildigini ifade eden Eser, ''Bos mideye su gonderiliyor. Bu durum da cok yanlis. Iftarda hemen su icilmesi hazimsizlik yapabiliyor, yeterli gida alimini onleyebiliyor. Bu yuzden biraz iftariyelik alinmali ve birkac dakika sonra su icilmelidir. Ayrica, bos mideye kesinlikle soguk su icilmemelidir' ' diye konustu.
Ev, is ve ailenin getirdigi bir suru sorumluluk ve yukun karsisinda kadinlarin cogu kestirme yollar kullanarak sagliklarini olumsuz yonde etkileyebilecek kotu beslenme aliskanliklari ediniyorlar.
Iste calisan kadinlarin yaptiklari 5 beslenme hatasi..
1. Kahvaltiyi atlamak
Cogu kadin bir bardak kahve ya da bir cayla kahvaltiyi gecistirmeye calisir. Kahvedeki kafein bir kac saat icerisinde kan sekerinizi dusurur. Halbuki kahvalti gunun en onemli beslenme zamanidir ve metabolizmanizi %8 artirarak kalori harcamanizi saglar. Aceleniz varsa ya bir meyva yiyin ya da yagsiz sut ile bir tabak corn flakes. Bu yiyecekler gune saglikli ve enerjik baslamanizi saglayacaktir. Ayrica besin atladiginiz gunler ya da yeterli beslenemediginiz zamanlar olacagindan mutlaka gunluk vitamin almaniz tavsiye edilir.
2. Ogle yemegi icin salata ve diet icecek
Salata yediginizde yeterli mineralleri ve vitaminleri aliyorsunuz ama ayni zamanda yag ile yuklu sosu da yemis oluyorsunuz. Bu salata sizi aksama kadar tutmayacagi gibi eve gittiginizde bir Kurt gibi acikmis olacak ve iki kisilik yemek yiyeceksiniz. Salata yerine sizi tok tutacak bir hindili ve salatali sandvic secebilirsiniz. Bundaki yag orani hem daha az olacak hem de proteinin sindirimi guc olacagindan kan sekeriniz uzun sure ayni seviyede kalacaktir.
3. Atistirmak icin yaninizda birseyler bulundurun
Cogu zaman hepimiz 11:00-11:30 arasi ya da aksamustu acikiriz. Bu durumlar icin yaninizda surekli birseyler bulundurmaya calisin. Eger yaninizda birsey yoksa sagliksiz ve yagli besinler tuketmeye mahkum olacaksiniz demektir. Pogaca, tatli kurabiyeler size bos yere kilo aldiracak hem de dengesiz beslenmis olacaksiniz.
4. Hizli yemek yemek, baska seylerle ugrasmak
Kadinlar birden fazla isi bir arada yapmakta ustadirlar. Ama siz cok hizli yemek yediginizde ne doyma hissini, ne de tat alma hissini yasiyorsunuz. Dikkatiniz baska bir yerdeyken ne kadar yediginizi de kontrol edemiyorsunuz. Yemek zamaninizi masanizdan baska bir yere giderek ve sadece yemek yiyerek gecirin. Boylelikle hem doyma hissine cabuk ulasacak hem de fazla yemek yememis olacaksiniz.
5. Erkeklerle calisip onlar gibi yemek yemek
Bu cok yanlis bir tutum cunku kadinlarin erkeklere oranla 1/3 daha az kaloriye ihtiyaclari vardir. Cogu restoranda buyuk porsiyonlar servis ediliyor ve bunlarin yarisi bir kadinin doymasi ve gunluk kalori ihtiyacini karsilamasi icin yeterli oluyor. Akillica siparis verin, gerektigi yerlerde yemeginizi bir baska arkadasinizla paylasin.
Daha iyi beslenmek sizin yarariniza olacaktir. Isinizde daha iyi olabilmek icin yeterli enerjiye ihtiyaciniz oldugu kadar, fazla yemek yediginizdeki rahatsizliktan da kacinmalisiniz. Hergun dogru beslenmek zihninizi actigi gibi sizi fiziksel acidan da mukemmel kilar.
Ruh haliniz beslenmenizi etkiler.
Yorgunsaniz kivi ofkeliyseniz findik Ruh haliniz beslenmenizi etkiler. Bu yuzden ofkeli oldugunuzda findik; yorgunken kivi, buyuk bir hayal kirikliginin ardindan ise enginar yiyerek mutlu olun..
Ruh haliniz beslenmenizi ve tukettiginiz besinleri etkiliyor. Hayal kirikliklari, endise, bezginlik, asiri ofke, cekingenlik gibi durumlarda istahiniz da olumsuz etkilenir. Siz de sinirlenince buzdolabina kosup ne var ne yoksa silip supuren ya da sigara ve alkol tuketimini artiranlardansaniz boyle donemler sonrasi kiloyla ilgili olumsuzluk yasayabilirsiniz. Istanbul Ozel Hizmet Hastanesi'nden Beslenme ve Diyet Uzmani Askin Yuksel; sinirliyken, kizginken veya uzgunken daha fazla yeme egiliminde olan kisilere bu donemleri kilo almadan atlatabilecekleri listeyi verdi:
KIVI ILE ENERJIK OLUN
* Yorgunluga kivi kokteyli: Istah, yorgunluktan olumsuz etkilenir. Kisi yemek bile yemek istemez. Boyle donemlerde C vitamini yonunden zengin taze meyve ve sebzeler daha yararli olur. Bu sebzeleri ozellikle vitamin kaybina ugramamasi icin cig tuketin! Bu donemde portakal, kivi, havuc, yesil biber ve maydanozu beslenmenize ekleyin, icecek olarak kusburnu ile bitkisel caylari kullanin. Bu besinler ozguven eksIkligine de iyi gelir.
* Bezginlere sut takviyesi: Bu donemde ozellikle kalsiyum acisindan zengin sut, yogurt ve peyniri bolca tuketin. C vitamini ihtiyaci da bu donemde artacagi icin taze meyve ve sebzeye hem sabah hem de aksam ogunlerinde agirlik verin. Meyveli yogurt ve sutleri atistirma saatlerinde sIkca tuketebilirsiniz. Mevsim meyveleri ile hazirlanan meyveli yogurtlar bezginliginizi iyice hafifletir.
CEVIZLE OFKENIZI YENIN
* Cekingenlere balik destegi: Beslenme listenize bu donemde; fosfor acisindan oldukca zengin olan balik, kurubaklagil ve bulgura agirlik verin. Haftada 3-4 ogun istavrit, levrek, hamsi, cipura, palamut ve lufer tuketebilirsiniz. Bu besinler cekingenlikten cabuk kurtulmaniza yardimci olurken kendinize olan guveni tekrar kazanmanizi saglar. Alkol kullananlara ise ufak bir kadeh, gecici de olsa guc verir.
* Ofkelenince bir avuc findik: Sinirliyken yagli tohumlar, ozellikle findik, ceviz ve fistik tuketilmesi uygundur. Kafeinli iceceklerden ve kirmizi etten mumkun oldugunca uzak durun.
* Corbayla kayginizi yenin: Kaygi veya endise durumunda vucutta asiri sivi kaybi olacagindan hafif corba, komposto ve meyve suyu icin.
* Hayal kirikligina kerevizli formul: Sebzelerin hayal kirikligini hafifletici ozellikleri vardir. Ozellikle enginar ile kereviz yasadiginiz hayal kirikligini kisa zamanda atlatmaniza yardimci olur. September 21
Nasil daha uzun yasanir? Uzmanlar yapilmasi gereken 10 maddeyi siraladi; Uzmanlar, daha uzun yasamak icin yapilmasi gereken 10 onemli maddeyi Boyle siraladi...
1- Cok fazla uyumayin
Yapilan arastirmalar gunde 8 saatten fazla uyuyan insanlarin olum oranini normalden daha fazla oldugunu ortaya koydu. Ama bu partilerde sabahlayanlar icin iyi haber degil. Cunku 4 saatten daha az uyumak da yasam suresini kisaltiyor. Gunde 6 ile 7 saat arasinda uyumanin yasam suresini uzattigi belirtiliyor.
2- Iyimser olun
Iyimser insanlarin kotumserlere gore kan basinc duzeylerinin dusuk olmasi ve strese daha az yatkin olmalarinin kalp krizi riskin azaltarak yasam surelerini uzatiyor.
3- Daha fazla seks yapin
Salgilanan hormonlar sayesinde stres duzeyini ve kan basincini seviyesini dusurerek kalp krizi riskini azaltiyor. Ayrica Amerika'da yapilan bir arastirmaya gore duzenli cinsel yasam prostat kanseri ile de savasiyor.
4- Evcil hayvan besleyin
Ozellikle kopek olmak uzere evinde evcil hayvan besleyen kisilerde azalan stres ile kalp krizi riski de dusuyor. Bunun evinde hayan beslemeyenlere gore yasam suresini uzatmada %12 etkili oldugu belirtiliyor. Ayrica yalnizlik duygusu ve depresyonun onune gectigi gibi egzersiz sagliyor.
5- Kolestrolunuzu olcturun
Arastirmalar kolestrol seviyesi tehklikeli duzeyde olan bircok insanin bundan haberi olmadigini soyluyor. Kalp hastaliklarina yol acan kolestrol seviyesinizi ogrenmek icin test yaptirmak buna bagli olusan olum riskini de azaltacaktir.
6- Zengin olun
Yapilan istatistiklere gore gelir duzeyinin yuksek oldugu ailelerde dusuk olanlara gore kronik hastaliklarin gorulme orani cok daha dusuk. Beslenme, yasadiginiz ev ortami ve aldiginiz saglik hizmetlerinin standartlari yukseldikce sizin de yasam sureniz uzamakta.
7- Sigara icmeyin
Duymaya alisik oldugunuz bu madde yapilan her arastirmayla dogrulugunu kanitliyor. Kanser kalp krizi riskini kat kat artiran bu aliskanlik yasam surenizi kisaltan en buyuk dusmanlardan biri.
8- Sakinlesin
Stres kan basincini yukselterek sakin insanlara gore kalp hastaliklarina yakalanma oranini 3 kat artiran bir faktor. Orta yasta ise bu oran 6 kata cikarak yasam suresini kisaltiyor.
9- Antioksidan alin
Kanser ve Alzheimer hastaliklarina karsi iyi bir savasci olan antioksidanlardan yana zengin olan besinleri sofranizdan eksik etmemeniz gerekiyor.
10- Iyi bir evlilik yapin
Evlilikteki stresin yasam surenizi kisaltma ihtimalinin yani sira genetik acidan iyi ozelliklere sahip bir es secmeniz cocugunuzun yasam suresini uzatabiliyor.
ABD ve Avrupa'da yapilan arastirmalarda, C ve D vitaminlerinin yeni yararlari ortaya cikti.
ABD'nin Baltimore kentindeki Johns Hopkins Universitesi' nde yapilan arastirmada, C vitamini ve diger antioksidanlarin "HIF-1" adi verilen proteini notralize ederek, bazi kanserli tumorlerin gelisimini engelledigi belirlendi.
Karaciger kanseri gibi hizli gelisen kanserlerin, cevrelerindeki tum oksijeni yakarak buyuk enerji tukettikleri icin yasamlarini surdurebilmeleri HIF-1 adi verilen proteine bagli bulunuyor.
Yaklasik 10 yil once Amerikali arastirmacilar tarafindan kesfedilen bu protein, hucrelerde kullanima hazir oksijeni dengeliyor. Ancak, bu protein serbest kokleri ve cok reaktif bir molekul olmadan faaliyet gosteremiyor.
Serbest koklerinse yaslanmada rol oynadigi saniliyor. C vitamini gibi antioksidanlar, bu serbest kokleri imha ediyor ve HIF-1'i notralize ederek kanserli tumorun gelisimini engelliyor.
Kanserolog Profesor Dr Chi Dang ve ekibi, antioksidanlarin harekete gecirdigi bu mekanizma sayesinde, bunlarin tedavi edici etkilerinin azami duzeye ulastirilabilecegin i belirtiyorlar.
Yaklasik 30 yil once Nobel Tip Odulu sahibi Dr Linus Pinus, ilk kez C vitamininin kanseri onleyici etkisi olabilecegi gorusunu ileri surmustu.
D vitamini omru uzatiyor
Fransa ve Italya'da yapilan ve Archives of Internal Medicin dergisinde yayimlanan arastirmada da duzenli D vitamini alanlarin, almayanlara oranla daha uzun yasayabilecekleri belirlendi.
Yaklasik 60 bin hasta uzerinde yapilan arastirmada, duzenli D vitamini alanlarda olum riskinin yuzde 7 oraninda azaldigi tespit edildi.
Arastirmalarinda, 60 bin hastadan 5 bin kadarinin yaklasik 6 yillik gozlem suresi icinde hayatini kaybettigini kaydeden arastirma ekibi, cogu saglikli orta yas uzeri ve yasli insanlardan olusan katilimcilardan hayatini kaybedenlerin olum nedenini belirtmedi.
'Gunes isigi' vitamini olarak da bilinen D vitamini, saglikli disler ve kemikler ile sinir hucrelerinin yani sira bagisiklik sisteminin duzenlemesi acisindan da onemli kabul ediliyor.
Her zaman dikkat edilmesi gereken agiz ve dis sagligi, Ramazan ayinda orucluyken daha buyuk onem kazaniyor. Ramazan'da, disler fircalanmadigi zaman sahurdan iftara kadarki uzun surede agizda kolayca ureme ortami bulan bakteriler, agizda kotu kokuya sebep olurken, dis curuklerini de arttirabiliyor.
Oruc tutarken agiz bakimina her zamankinden daha fazla ozen gosterilmesi gerektigini belirten Estetik Dis Hekimi Cagdas Kislaoglu, Ramazan ayinda agiz sagligiyla ilgili onemli bilgler verdi.
Kislaoglu, iftardan ve sahurdan sonra dislerin daha ozenle fircalanmasi gerektigini vurguladi. Dis fircalarken, dil yuzeyi ve dis eti bolgelerinin de firca yardimiyla iyice temizlenmesi gerektigini isaret eden Dr. Cagdas Kislaoglu, oruc tutanlara ayrica Ramazan'da agiz antiseptigi kullanmalarini tavsiye etti.
Iftar ve sahur yemeklerinden hemen sonra asit oraninin artarak bakterilerin cogalmasi icin uygun bir ortam sagladigini hatirlatan Dr. Kislaoglu, bu nedenle dis fircalamanin yani sira agiz antiseptigi kullanilmasini ozellikle onerdi. Dr. Kislaoglu, anti bakteriyel gargara ya da agiz spreyi kullanilabilecegini , hicbiri olmazsa tuzlu su ile gargara yapilabilecegini ifade etti.
Orucluyken Dis Fircalanabilir mi?
Dr. Cagdas Kislaoglu, dis macununu yutmamak kaydiyla orucluyken dis fircalamanin bir mahsuru olmadiginin din adamlari tarafindan cok kereler vurgulandigini soyledi.
Orucluyken Agiz Kokusu Nasil Onlerir?
Agiz kokusunun, yalnizca dis curuklerinden kaynaklanmadigina dikkat ceken Dis Hekimi Cagdas Kislaoglu, curuklerin disinda dis eti hastaliklari, kotu yapilmis protezler, mide ve bogaz rahatsizliklarinin da kotu kokulara neden oldugunu belirtti. Dr. Kislaoglu, agiz bakimi iyi bir sekilde yapildigi takdirde agizdaki kotu kokulardan kurtulabilecegimizi vurguladi.Ramazan' da
Curukleri Onlemek Icin Ne Yapmali?
Ramazan'da orucluyken yeme icme faaliyeti olmadigindan, agizda tukuruk salgisinin az seviyede oldugunu soyleyen Kislaoglu, iftar ve sahur yemeklerinden sonra fircalanmayan dislerde olusan bakterilerin agizda kolayca ureyebildigini vurguladi. Kislaoglu, bakterilerin agizda asitlenmeye yol actigini, bunun da dis curuklerine neden oldugunu isaret etti.Ramazan' da Dis
Tedavisi Yapilabilir mi?
Dis Hekimi Cagdas Kislaoglu, anestezi uygulanmadan yapilabilen islemlerin oruc bozmadigini soyledi. Dr. Kislaoglu, islem sirasinda kisi agzini temizlemek icin kullandigi suyu yutmadigi muddetce bir sorun yasanmayacagini kaydetti. August 14
|
|
|
Masa Basinda Yenilenin
Is yasaminin stresi malum... Buna bir de saatler boyu hareketsiz kalmanin getirdigi rahatsizliklari ekleyin! Halbuki, gunde birkac dakikanizi, hem de masa basinda basit ve rahatlatici egzersizlere ayirdiginizda bu olumsuzluklari yaniniza bile yaklastirmiyorsunuz !
Iste, Ankara'daki Renewa Sports Center uzmanlarinin onerdigi, vucudunuzun tumunu calistiracak ve rahatlatacak sihirli hareketler. Her hareketi iki kez tekrarlayip aralarda 10 saniye dinlenmeyi unutmayin:
BOYUN: Oturma pozisyonunda sirtinizi diklestirin. Boyun kaslarinizi gerin ve basinizla genis daireler cizin.
SIRT: Sandalyede dik pozisyonda oturup, kollarinizi omuzlardan on tarafa dogru itin. Sirtinizin dik olmasina dikkat edin.
GOVDE: Sandalyede dik oturun. Bir kolunuzu yukari kaldirin, basinizin uzerinden yan tarafa dogru belinizden itibaren esneyin.
GOGUS VE ON OMUZ: Sandalyenin onunde oturun, ellerinizi arkaniza alarak sandalyenin sirt kismini tutun. Sirtinizin dik, gogsunuzun disarida olmasina dikkat edin.
OMUZ VE BOYUN: Sandalyede dik oturun, kollarinizi serbest birakin. Omuzlarinizi kulaklariniza dogru cekin ve birakin.
KOL ESNETME: Sandalyede dik oturarak, ellerinizi kalcanizin yanina koyun. Avuc icleri sandalyenin uzerinde, parmak uclariniz geriye donuk olsun. Vucudunuzun ust kismini ellerinizi kaldirmadan sandalyenin arkasina dogru yaklastirin.
GOGUS: Ellerinizi gogsunuzun ustunde avuc icleri birbirine bakar durumda birlestirin. Iki eliniz de ayni anda birbirine dogru iterek kaslarinizi sikin.
BEL: Sandalyede dik oturup, belinizden itibaren ust vucudunuzu sandalyenin arkasina dogru dondurup, elleriniz ile sandalyenin arkasini tutun. Gogus disarida, sirt dik olmali.
AYAK BILEGI: Sirtinizi sandalyeye yaslayip, bacaginizi digerinin ustune atin, ayak bileklerinizle daireler cizin.
BACAK: Oturun, bir bacaginizi dumduz one uzatin. Dizinizi bukerek bacaginizi yukari-asagi hareket ettirin ve sonra diger bacaga gecin.
UST GOVDE: Ayakta yuzunuzu duvara donun, kollarinizi omuz genisliginde acik tutarak ellerinizi duvara yaslayin. Dirseklerinizi bukerek duvara yaklasin ve ellerinizle duvari iterek baslangic pozisyonunuza donun.
Nilufer PAZVANTOGLU | July 31 Tum isgucu kayiplarinin yuzde 25'ini olusturan bel agrilari basta yasam kalitesi olmak uzere tum hayati olumsuz etkiliyor. Bas agrisi ve nezleden sonra en sık gorulen rahatsizligin bel agrisi oldugunu soyleyen Kuantum Fizik Tedavi ve Rehabilitason Merkezi'den Uzman Bilgehan Bicer, bel agrilarindan gunluk yasamda alinacak basit onlemler ile korunmanin mumkun oldugunu soyledi.
Fizik Tedavi Uzmani Bilgehan Bicer, bel agrilarinin toplumda bas agrilari ve nezleden sonra ikinci sıklikta gorulen rahatsizliklar olduguna dikkat cekti. Bel agrilarinin, hastaneye yatma siralamasinda tum hastaliklar icerisinde besinci sirada bulundugunu soyleyen Bicer, "Toplumun yuzde 60 ila 90'ininda, baska bir deyisle her 10 kisiden 6 ila 9'unda bel agrisi goruluyor. Toplumun tamamina yakini hayatlarinin bir doneminde bel agrisi ile tanisiyor." diye konustu.Bicer, bel agrilarina neden olan faktorlerin basinda; bel ve vucudun yanlis kullanimi ile kotu durusa bagli yumusak doku zorlanmalarinin geldigini belirtti. Fitiklar, kireclenmeler, bel kaymalari, kemik hastaliklari, tumor, enfeksiyon gibi sebepleri ise diger nedenler olarak siraladi.Yuzde 70-80'lik kismi olusturan mekanik kokenli bel agrilarini olusturan risk faktorlerini "is ile ilgili, kisisel ve psikolojik" olmak uzere 3 grupta toplayan Bicer, soyle devam etti:
"Is ile ilgili risk faktorleri arasinda uzun sure ayni pozisyonda calismak, one egilerek calismak, agir fiziksel aktivite ile calismak, dengesiz bicimde agir kaldirmak, kalcalar sabitken beli ve govdeyi dondurmek sayilabilir. Kondisyon eksikligi, sirt ve bel kaslarinin gucsuzlugu, sismanlik ve sigara icmek, kisisel risk faktorlerini olusturur. Ucuncu grup risk faktorleri ise is memnuniyetsizligi, yetersiz psikolojik destek, monoton is, aile ve is hayatindaki sorunlardir.
"BEL CEKEREK IYILESTIRDIGINI SOYLEYENLERE DIKKAT"
Bicer, toplumda bel agrisi hakkinda dogru bilinen cok sayida yanlis oldugunu vurguladi. "Beli cektirmeler, kupa cekmeler, balik, yaki gibi maddeler sarmalar yanlis ve ciddi problemlere sebep olabilecek uygulamalar. " diyen Bicer, "Bel cekerek iyilestirdigini iddia eden kisiler tamamen ehliyetsiz, bel agrilarinin sebebini bilmeksizin gelisiguzel uygulamalar yapan kisiler. Bu konu aslinda Avrupa ve Amerika'da osteopat denilen universite egitimi almis kisilerce yapilmakta. Ancak bu kisiler bile her turlu bel agrisina mudahale etmemekte, sadece mekanik kokenli oldugu tespit edilen eklem kilitlenmeleri ile ilgilenmekteler. Mesela, belirgin bir bel fitigina mudahale etmek tabloyu daha da agirlastirabilmekte ." diye konustu.
Disarida uygulanan balik sarma, kupa cekme gibi uygulamalarin ise bir etkinliginin bulunmadigini vurgulayan Bicer, "Ornegin, siklikla uygulanan yaki, isitici ozelliklere sahiptir. Bu ozelligi ile yeni olusan akut bel agrilarini daha da arttirabilir. Gelisiguzel ve uzun sureli takilan korseler de bel kaslarini tembellestirecegi icin uzun vadede yarardan cok zarar getirir." dedi.Gunluk yasamda dikkat edilecek birkac ayrinti ile bel agrilarindan onemli oranda korunmanin mumkun oldugunu kaydeden Bicer, vatandaslara "Gunluk yasam ve is ortaminda belinizi dogru kullanin. Ayakta ve otururken durusunuza dikkat edin. Dik posturde arkaniza yaslanarak mumkunse ayaklarin altina 10 cm lik bir yukseklik koyarak oturun. Agir esyalari vucuda en yakin pozisyonda ve egilmeden dizlerinizi kirarak, agirligi bacaklara aktaracak sekilde kaldirin ve tasiyin. Belden degil, dizlerinizi kirarak egilin." onerilerinde bulundu.
Gobek nasil eritilir?
Yaz aylarinda hem kadinlarin hem de erkeklerin en buyuk sorunu kilolaridir. Ozellikle gobek hem kadin da hem de erkekte baslica problemdir. Gobeginizden kurtulmanin 9 yolu var. Iste size tuyolar;
YIYECEKLER
Fasulye, nohut, mercimek gibi gidalar ile kiraz, cilek, visne gibi kucuk meyveler en iyi yiyeceklerdir. Kuru fasulye, bogurtlen, kuru kayisi, kis meyvelerinin taze sikilmis sulari kilo vermede en etkili yiyecekler olarak siralaniyor. Bu yiyeceklerin sizin tok hissetmenizi sagladigi icin kilo vermenize yardimci olur. Bunlardan gunde 25 ila 35 gr kadar tuketilmeniz gerekir. Hic yememek ise dogru degildir. Cok aciktiginiz icin belinizi kalinlastiran cok yagli, karbonhidrat ya da proteinli yiyecekler yemenize neden olabilir.
ICECEKLER
Buzlu soguk su en iyi icecek. Kalorisizdir, midenizde doygunluk hissine neden olur ve daha az yersiniz. Kan basincinizin ve adet oncesi donemi rahat atlatmanizi da saglar. Buzlu su ictiginizde, vucudunuz isinmak icin ekstra kalori harcadigi da aklinizin bir kenarinda bulunsun. Zayiflamak icin alkolden uzak durun.. Likor ve bira kandaki kortisol seviyesini yukseltir ve yaglarin gobek cevresinde toplanmasina neden olur.
VITAMINLER
Kalsiyum kemiklerinizi koruyarak omurgada catlaklara neden olan osteoporozu engeller. Bu sistem cokugunde gobek disari firlar. Eger 50 yas civarinda veya daha yasli bir kadinsaniz gunde 1500 mg kalsiyum alin. 50 yas altindaki erkek ve kadinlar icin gunde 1000 mg kalsiyum almalari oneriliyor. Gobek veya bel cevresinden zayiflamak icin zayiflama ilaclari kullanmayin. Bu cezbedici ilaclar egzersiz veya dogru beslenme destegi olmadan hicbir ise yaramaz.
JIMNASTIK ALETLERI
Yere egimli sabit egzersiz bandi 'Decline Bench' jimnastik aletleri icinde en iyisi. Yer cekimi nedeniyle vucudunuzun ust kismi altindan daha agirdir. Ayarlanabilir aletle bircok zor hareket yapilabiliyor. Egzersiz aletini minimum 30 derece yere egimli olacak sekilde kurun. Aletin oturma yerine oturun ve ayaklarinizi ayaginizi tutmasi icin yapilan yere koyun. Yavasca aletin uzerine dogru uzanin ve ellerinizi basinizin altina koyarak yavas yavas dogrulmaya calisin. Hareketleri surekli tekrarlayin.
BISIKLET EN KOTUSU
Bel cevresi icin en iyi sporlar Kickbox, raket oyunlari, squash, krol (crawl) yuzme ve tek basiniza tenis olarak belirtiliyor. Bunun yaninda herhangi bir aerobik egzresizi de gobek cevresindeki yaglari eritir. Tum bu sporlar bir saatte 475 kaloriden daha fazla yakmanizi saglar. Bisiklet surmek bel inceltme icin en kotu spordur. Bu basenler icindir! Bu kaslar tum vucutla baglantili degildir.
EV ALETLERI
En iyisi egzersiz topuyla hareket etmektir. Egzersiz topuyla vucudunuzun egin, bukun. Eger sirt agrisi sorunlariniz varsa egzersiz topundan uzak durun.
ALISKANLIKLAR
En iyi aliskanlik dik yurumek ve oturmak. Kendinizi koyvermis gibi yumeniz gobeginizin one cikmasina neden olur. Zaman zaman gobeginizi icinize cekip birakmanizda belinizin incelmesine yardimci olur. Sigara icmek veya pasif icicilik en kotu aliskanliklardan biri. Duzenli icicilerin bel cevresi dumani iclerine cektikleri ve ufledikleri icin daha kalindir.
GOBEK SISKINLIGINI AZALTAN ONERILER
-Su icin. - Cipsten vazgecin. -Fazla tuzlu gidalar tuketmeyin. -Sakiz cignemek fazla hava yutmaniza neden olur, bu sebeple fazla cignemeyin. -Sindirim sorunu yasiyorsaniz bir veya iki fincan kahve lavaboya gitmenizi saglayabilir.
ZAYIFLATAN KIYAFETLER
Vucut sekillendirici kiyafetler giyin. Bel cevresi icin uretilen lycra iceren kiyafetlerden edinin. Fazla kiloluysaniz kiyafetler sıkabilir veya yaglar tasabilir. Bu nedenle uzerinize gore olanlari tercih edin.
Probleminiz:
Cildiniz asiri yagli. Ustelik yer yer parliyor ve gozenekler genislemis. Bu durumda yag dengesini duzenleyen bir maske uygulamalisiniz. Limon bu konuda yararli olabilir.
Ne yapmalisiniz?
Her sabah uyandiginizda ayna karsisina gecin ve cildinizi dikkatle inceleyin. Buyuk bir olasilikla yeni bir sivilce ile karsila saabilirsiniz. Yagli cilt, sivilce ve aknelere davetiye cikarabiliyor. Bu durumda antiseptik ve sikilastirici etkili olan limon ile maske hazirlayin.
Size uygun maske
2 limonun kabugunu soyup kabuklarini 2 corba kasigi suyun icinde 3 dakika bekletin. Robotta pure halinde ezin ve canlandirici maske olarak kullanin. Temizlenmis cildinize pamukla surup birkac dakika bekleyin. Ilik suyla yikayip havlu ile kurulayin ve ardindan gunluk nemlendiricinizi surun.
Limonun ozellikleri
Sikilastirici ve mikroplari oldurucu ozellikler iceren limon, bol su icerdigi icin toksinlerin vucuttan atilimini sagliyor. Boylece cilt puruzsuz bir gorunume kavusuyor. Zengin C vitamini deposu oldugu icin cildi dis etkenlerden koruyup cilt hucrelerinin yenilenmesine katkida bulunuyor July 14
DEPRESYON: ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK
Depresyon, yaşadığımız ve engelleyemediğimiz olumsuz deneyimler sonrasında, yaşamdan aldığımız zevkin azalarak geleceğe dair umutlarımızın tükendiği ve yaşamdan beklentilerimizin kalmadığı bir nokta.
Öğrenilmiş Çaresizlik Kuramı 1970'lerde yaptığı öğrenme deneyleri sonucunda Martin Seligman tarafından ortaya atıldıktan sonra bugün de halen depresyon modellerinde büyük rol alıyor. İlk önce, davranış laboratuarının kapısını aralayarak deneyin orijinaline bir göz atalım isterseniz. Seligman, deneyinin ilk yarısında denek olarak kullandığı köpekleri sürekli ama kısa aralıklarla şiddetli elektrik şoklarına maruz bırakıyor. Laboratuardaki köpekler, maruz kaldıkları ve daha da önemlisi engelleyemedikleri bu ceza karşısında çaresizlik geliştiriyorlar. Daha sonraysa, deneyin ikinci ayağına oluşturan klasik kaçınma eğitimine geçiliyor. Normal şartlar altında, bu eğitim sırasında kutucuklardan birinin zeminine uygulanan elektrik şoku zil, ya da bir ışık kaynağıyla beraber koşullandırılarak hayvanın diğer kutucuğa zıplaması ve elektrik şokundan kaçınması öğretiliyor. Ancak Seligman'ın köpekleri, ilk etapta şoku engelleyemeyeceklerini öğrenerek çaresizlik geliştirdiğinden, ikinci aşamada düzenek zıplayarak karşı tarafa geçebilmelerine ve şoktan kurtulabilmelerine el vermesine rağmen kontrol grubundan farklı olarak bu davranışı geliştirmeyi öğrenemiyorlar. Diğer bir deyişle, çaresizlik, kaçınma davranışını inhibe ediyor.
Şekilde gördüğümüz bu sevimli köpek, henüz çaresizlik geliştirmemiş olacak, zili gördüğünde kutunun diğer tarafına zıplayarak A tarafındaki zeminden gelecek elektrik şokunu engelliyor.
Şimdi isterseniz, bu çalışmanın depresyon modellerine yansıyan karşılıklarını irdeleyelim. Sürekli ve şiddetli elektrik şoklarını hayatımızdaki stres unsurları olarak düşünebiliriz. Okul ya da iş ortamındaki olaylar, sosyal çevreyle yaşadığımız çeşitli sorunlar bizleri sürekli olarak sıkıntı ve üzüntüye sokabiliyor. Tüm bunlar birikim yaparak depresyon belirtilerini tetikliyor.
Günlük hayatımızda karşılaştığımız pek çok sorun bizleri sürekli olarak sıkıntı ve üzüntüye sokabiliyor.
Başlarda sıkıntılara karşı koymaya çalışsak da, birikim yapmaya devam ettikçe çaresiz olduğumuza ve onları engelleyemeyeceğimize inanmaya başlıyoruz. Kontrolsüzlük hissi hayattaki hemen hemen tüm aktivitelere karşı ilgimizi kaybetmemize ve onlardan aldığımız zevki azaltmaya başlıyor. Öğrenilmiş çaresizlik çalışmalarında hayvanlar travmatik durumlarda hayatlarını bile yitirebiliyorlar. Araştırmacılar, depresyon sırasındaki ölüm ve intihar düşünceleriyle laboratuarlardan çıkan bu sonuçlar arasında da ilgileşim kuruyorlar. Diğer bir deyişle depresyon, öğrenilmiş bir çaresizlik olarak da tanımlanabiliyor.
DEPRESİF SIKINTILAR KÜLTÜRLE ŞEKİLLENİYOR
Gözlerimiz kapalı, parmaklarımızı bir dünya haritasının üzerinde gezindirip rasgele duraksatalım. Seçtiğimiz o bölgeye ait yerli halk, depresyonu bir hastalık olarak tanımıyor bile olsa, o halk içinde depresif belirtiler gösteren bireylere rastlama olasılığımız oldukça yüksek. Çünkü depresyon ya da benzer türevleri her kültürde gözlemleniyor. Kültürden kültüre farklılık gösteren ise yalnızca bu sıkıntının kişi tarafından nasıl görülüp deneyimlendiği. Örneğin, Nijeryalılar içinde bulundukları durumu "beynimde karıncalar yürüyor" gibi deyimlerle tanımlarken, Çinliler sinir yorgunluğu yaşadıklarını ve kalplerinin sıkışıp ağırlaştığını dile getiriyorlar. Bu farklılığa genel hatlarıyla bakacak olursak, Batı kültürleri depresyonun kendi içlerinde çekirdeklendiğ
ini düşünme eğilimindeyken geleneksel Asya toplumları, üzüntü gibi sıkıntı uyandırıcı duygusal durumların dış dünya kaynaklı olduğuna inanıyor.
Peki, tüm bu örneklerden varacağımız çıkarım depresyona dair öznel deneyimlerin kültürler arası bir fark mı gösterdiği acaba. Yanıtımız, evet gibi görünüyor. Çünkü bireyselciliğin yaygınlaştığı toplumlarda depresyondan şikâyetçi olan kişiler içlerindeki çaresizlik, umutsuzluk, suçluluk ve kendine güvensizlik hislerine vurgu yaparken, daha az bireyselci toplumlar yorgunluk, iştah kapanması, hareketlerin yavaşlaması gibi davranışa yönelik belirtilere odaklanıyorlar.
Depresyonda yoğun olarak deneyimlenen "suçluluk" hissi ise 16. ve 17. yüzyıllara değin bu hastalığa ait bir belirti olarak ortaya konmuyor. Araştırmacılar, Endüstri Devrimi ile beraber adı depresyonla beraber anılmaya başlayan suçluluğun fark edilişindeki bu gecikmenin doğal olduğunu söylüyorlar. Teknolojideki gelişim, beraberinde sosyal yapıda da farklılaşma getirerek bireyselleşme sürecine salık veriyor ve bireysel sorumluluk ön plana çıkıyor. Bireysel sorumluluktaki bu öne çıkış, olumsuz sonuçlar karşısında bireysel suçluluk duygularını da tetikliyor.
Sonuç olarak, tüm bu örneklerde de gördüğümüz gibi, kültür bir hastalıktan duyduğumuz sıkıntıyı hangi kelimelerle, nasıl ifade edeceğimizi etkilemekle kalmayıp, fiziksel deneyimlerimizin niteliğine bile yansıyabiliyor. June 30
Yazin Burun Kanamalarina Dikkat
Yaz aylarinda sık gorulen burun kanamasi kimi zaman yasami tehdit edebiliyor.Kulak Burun Bogaz Uzmani Operator Doktor Irfan Aksoy, burun kanamasiyla ilgili bilinmesi gerekenleri anlatti: "Burun kanamasi bircok sebepten meydana gelebilir. Bunlar baslica basit bir burun karistirmasi, burun operasyonlari, yabanci cisimler, enfeksiyon (soguk alginligi, sinuzitler), alerjik nezle, kan sulandirici ilac kullanimi, hipertansiyon, kan pihtilasma bozukluklari, burun kemigi egrilikleri ve nadir de olsa tumorler seklinde siralanabilir. Her yas grubunda gorulebilen burun kanamasi ozellikle genc eriskinlerde sik tekrarlarsa damarsal kokenli tumorler arastirilmalidir. " Iki tip burun kanamasi Doktor Irfan Aksoy, burun kanamasi tiplerini de anlatti: On kanama: Burun on kismindan gelen kanamalardir ayakta duran ya da oturan kiside burun deliginden akan kanama seklinde kendini gosterir. Arka kanama: Burun arkasindan olan kanamadir kanama genize dogrudur. Otururken veya ayakta dururken bile kanama bogaza dogru olur. Daha cok yasli kimselerde olur . Bu hasta grubu genellikle yuksek tansiyonu olan kisiler ya da travma gecirmis kisilerdir. Burun kanamalari cocuk yas grubunda genellikle on kanama tipinde olmaktadir. Doktor Irfan Aksoy, sicaklarin artmasi ile kuru havanin burun icinde kilcal damarlarin daha kolay zedelenmesine sebep olup burun kanamalarina yol actigini dile getirdi: "Havanin nem orani sicaklik atmosferik basinc degisiklikleri bunda etkili olmaktadir. Bu durum burunda kuruma, kabuklanma ve dokularda daha cabuk hasarlanmaya yol acar. Hava sicakliginin artmasiyla genlesen kilcal damarlarda kanamaya egilim artar. Ayrica nemi azaltarak ortamin kurumasina sebep olan klimalar ve sigara da kanamalari provoke eden faktorlerdir. " Ne yapilmali? Burun nemlendirici krem jel veya spreyler biri yatmadan once olmak uzere gunde uc kez kullanilabilir. Sivi kaybimizi telafi etmek icin hidrasyona vucudun su ihtiyacina dikkat edilmeli ve gunluk 6 -8 bardak su icilmeli. Kanama oldugunda:
Panik yapmayin korkmayin,Burnunuzu n icindeki pihtilari suyla hafif sumkurerek temizleyin,Oturun veya basiniz kalp seviyesinden yukarda olmak uzere uzanin,Asla geriye dogru yatmayin,Burnunuzun ucunu basparmak ve isaret parmaginizla adeta bir mandal sikar gibi sikin 5 dakika bekleyin,Pamuktan kucuk rulo yaparak eger varsa burun dekonjestan damlasiyla islatarak burun uc kismina yerlestirin ve birkac dakika daha sikmaya devam edin, Burun kanatlariniza bir bez icinde buz tatbik edin,Eger bunlara ragmen durduramazsaniz herhangi bir acil uniteye basvurun.
Tekrar kanamayi onlemek icin: Sumkurmemeye dikkat edinOne egilerek is yapmayin yerden agir bir sey kaldirmak veya buna benzer zorlayici hareketler yapmayinYattiginizd a basinizin kalp seviyesinden yuksekte olmasina dikkat edin.Cift yastik kullanabilirsiniz. Gunun sicak saatlerinde guneste fazla kalmamaya dikkat edin.
Burun kanamalari gerekli muayene, goruntuleme ve kan testleriyle arastirilmali ve ihmal edilmemeli June 28
Bazi gunlerde gorunurde hicbir sebep yokken, sabahlari adeta kulaklarimizdan dumanlar cikarak uyanabiliyoruz. Bazen bu durum oyle bir had safaya ulasiyor ki, herkese karsi supheci yaklasarak cevremizdekilere catabiliyoruz. Iste boyle ters gunlerin ilaci var! Kendinizi stres altinda hissettiginiz zamanlarda cinkolu gidalar (findik, fistik, midye gibi) yemeniz, sizi rahatlatir.
Stres giderici muz
Diger stres yok ediciler ise muz ve sinirleri guclendirici domatestir. Cunku domateste yer alan potasyum ve likopin tam anlamiyla stres dusmani. Yine magnezyum da mucizevi bir madde. Tam tahil ekmeginde, kuruyemiste, baklagillerde, yesil yaprakli sebzelerde bolca magnezyum bulmak mumkun... Deyim yerindeyse, bu anti-stres minerali, kalp ritmimizi sabit tutar.
Dinginligi yakalayabilirsiniz
Canimiz sikkin oldugunda hemen cikolata ya da cikolatali bir seyler yemek isteriz. Cunku kakaoda bulunan keyif verici maddeler, tum uzuntumuzu bir anda alarak, bize moral depolar. Evet, hepimiz cikolatanin mutluluk verici bir besin oldugunu biliyoruz ama cogu zaman ipin ucunu kacirarak fazla kilolara da davetiye cikariyoruz.
Kendinizi kotu hissettiginiz zamanlarda bizim size onerimiz balik (ozellikle somon, sardalya, uskumru) yemeniz. Balikta bulunan Omega 3 yag asitleri ve B 12 vitamini, karamsarliklari kovar, hem de etkisini daha uzun sure gosterir. Eger uzgun oldugunuz anda balik yeme gibi bir firsatiniz yoksa ve hemen moralinizin duzelmesini istiyorsaniz, eter yaglar bu konuda cok faydali. Ozellikle de tarcin ve limon kokulari. Tarcinli elmali turta yemeye ya da salep icmeye ne dersiniz?
Uykusuzluk artik dert degil
Arkadasinizla hic yokken tartismak zorunda kaldiniz ve bu durum, butun gun kafanizi mesgul etti. Zaman zaman hepimiz kucuk ya da buyuk bazi sorunlar yasiyoruz. Ve boyle durumlari o kadar cok kafamiza takiyoruz ki, geceleri uyuyamiyoruz bile. Boyle durumlarda vucudumuz karbonhidrat sinyalli verir. Cunku karbonhidratlar, bizi sakin ve dengeli hale getiren 'serotonin' maddesinin beyinde daha cok salgilanmasini saglar.
Yani kotu bir gunun sonunda uykusuz kalmaktan korkuyorsaniz, patates, pilav, makarna gibi karbonhidratlari tuketmeniz dogru olur. Fakat kesinlikle karbonhidratla birlikte ya da tek basina protein almayin. Protein, seratonin uretimini azaltir. Ornegin stresli aksamlarinizda patates yiyebilirsiniz ama yaninda kesinlikle yogurt yemeyin. Uykunun en iyi ilaci olarak gorulen ilik sut yerine de balli papatya cayi icin. Bal ve papatya karisiminda yer alan eter yaglar, dogrudan duyulari etkileyerek uykumuzu getirir. Benzer etkiler anason ve gelincikte de bulunur.
Biraz cesaret kazanin
Eger eliniz ayaginiz bosaliyorsa, aynen uykusuzluk sorununda oldugu gibi ' acilen karbonhidrata ihtiyaciniz var' demektir. Cunku sadece karbonhidrat, icsel huzur verdigi gibi ayni zamanda enerji, guven ve gevseme de saglar. Bu cifte etki, moral hormonu 'serotonin' sayesinde kendini gosteriyor.
Diyelim ki saat 13'te sirketinizin yoneticilerine bir sunum yapmaniz gerekiyor. Bir saat oncesinden cesaret kasiklayin. Beyin aktivitelerinizi guclendirmek icin proteinli ( yumurta, erik ve et gibi besinlerde bulunur) yiyecekler yemeniz gerekir. Sinirler icin ideal atistirmalarsa, bir kase musli, bir buyuk boy patates, yanina da biraz tavuk veya yumurta olabilir. Ya da kucuk bir tabak makarna ustune de biraz fistik yiyebilirsiniz.
Arzulari uyandirin
Esiniz her aksam "bugun halim yok canim, cok yorgunum..." gibi sozlerle uyuklamaya basliyorsa, onu tetikleyecek, yatak odanizdaki sehveti artiracak yollar da yiyeceklerde gizli. Ozellikle baharatlar, bu alandaki en iyi afrodizyaklardir. Cunku kan dolasimini hizlandirirlar. Zencefil, karabiber gibi aci olanlarini tercih etmekte yarar var. Aslinda sadece aci olanlar degil, aci olmayanlar da benzer etkiye sahiptir.
Esinizle tutku dolu bir gece gecirmek istiyorsaniz, aksam yemegi icin uzerine feslegen dokulmus makarna ya da bolca maydanoz dogradiginiz bir salata hazirlayin. Findik, fistik, susam yemek de bitkisel 'viagra' etkisi gosterir. Fakat bu gidalardan gercekten yarar gormek icin onlari duzenli tuketmeniz sart. Yine yapilan arastirmalara gore, en sevilen seyleri yemek de cinsel istegi uyandiriyor. Ornegin cikolata ve kahve tuketimi endorfin salgilanmasini artirarak, insani seksi yapiyor. Bu ikilinin ozellikle kadin libidosunda, yani kadinin cinsel isteginin artirilmasinda cok faydasi oldugu biliniyor.
Besin zehirlenmesine dikkat!
Hava sicakliklarinin iyice kendini hissettirdigi su gunlerde mevsime paralel olarak artan besin zehirlenmeleri Saglik Bakanligi'ni harekete gecirdi. Bakanlik, sicak havalarla birlikte artan besin zehirlenmeleri konusunda vatandaslari uyararak, kanli ishal, boyun sertligi, siddetli bas agrisi, yuksek ates belirtileri uzerine vakit gecirilmeden doktora gidilmesinin hayati onem tasidigini kaydetti.Sebze ve meyveler satin almadan tuketime kadar gecen asamalarda hijyenik kosullarin yeterince saglanamamasi sebebiyle zararli hale geliyor.
Insan sagligi icin gizli bir tehlike olusturan besinlerin sicak havalarla birlikte zehirlenme vakalarina neden olmasi Saglik Bakanligi'ni harekete gecirdi. Yaz aylarinda besin kaynakli hastaliklarin yayginlastigina dikkat ceken Saglik Bakanligi Temel Saglik Hizmetleri Genel Mudurlugu, vatandaslarin ishale yakalandigini belirtti. Yiyecekleri saklama ortamlarinin hijyenik olmasinin zehirlenmeleri onleyecegini kaydeden Bakanlik, yemek hazirlanmasi ve pisirilmesindeki dogru bilinen yanlislari maddeler halinde siraladi. Bakanlik, kanli ishal, boyun sertligi, siddetli bas agrisi, yuksek ates gorulmesi halinde doktora basvurulmasinin hayati onem tasidigina vurgu yapti.
Saglik Bakanligi, bakteriler ve onlarin toksinlerinin (zehirleri) ozellikle sicakliklarin artmasiyla birlikte uremek icin uygun ortam buldugunu ve yaz aylarinda besin kaynakli zehirlenmelerin gorulme sikliginda artis oldugunu ifade etti.Cevre ve hijyen kosullarinin kotu oldugu durumlarda toplum sagligini ciddi olcude tehdit eden ishal salginlarinin da arttigina isaret eden bakanlik, hafif seyirli ve kisa sureli hastalik olan ishalin zaman zaman olumcul sonuclar dogurdugu gerceginin altini cizdi.Besin kaynakli hastaliga herkesin yakalanabilecegi uyarisinda bulunan Bakanlik, "Bagisiklik sistemi zayif olan bebekler, cocuklar, gebeler ve yaslilar daha duyarlidir" dedi.
Besin zehirlenmelerinin belirtileri hakkinda da bilgi veren bakanlik, mide bulantisi, kusma, karin agrisi, ishal, karinda kramplarin en onemli uyari oldugunu ifade etti. Bakanlik, besin zehirlenmelerinin ani basladigini ve belirtisinin 30 dakika ile 72 saat arasinda ortaya cikacagini vurguladi.Besin zehirlenmesinden suphe edilmesi halinde 24 saat icinde bulanti ve ishali onleyici ilaclar kullanilmamasi gerektigini vurgulayan Saglik Bakanligi, ishal ve kusmayi arttiracak dusuncesiyle hicbir sey yememenin yanlis oldugunun altini cizdi.
Bakanligin besin zehirlenmeleri ve yaz hastaliklarina karsi uyarilari soyle:
- Besinleri guvenilir yerlerden satin almaya ozen gosterin.
- Pastorize edilmemis sut ve sut urunlerini kesinlikle kullanmayin.
- Kirik, catlak, kirli yumurta satin almayin, yumurtalari kullanimdan once mutlaka yikayin.
- Dondurulmus gidalar orijinal paketlerinde -18 C'de satin alin.
- Alt ve ust kapaklari siskin, kutusu hasar gormus konserveleri satin almayin.
- Yaz aylarinda disarida ve acikta satilan yiyeceklerin tuketiminden kacinin.
- Yiyecekler satin alindiktan sonra acikta ve oda sicakliginda birakilmamali, tuketilene kadar buzdolabi isisinda muhafaza edin.
- Cig besinlerle pismis yiyecekleri birbirine temas etmeyecek sekilde uzerleri kapali olarak muhafaza edin.
- Tahil, kurubaklagil gibi kuru gidalar nemsiz, kuru ve 15 C -20 C arasindaki sicakliklarda muhafaza edin.
- Artan yemeklerde yeniden isitma soz konusu olacaksa bir kereden fazla tekrar isitmayin.
- Eller yemek hazirlamadan once mutlaka iyice yikanmali, tuvalet sonrasi el temizligine ozen gosterilmeli.
- Besinleri hazirlarken kullanilan arac gerecler ve yuzeyler deterjanli sicak su ile yikanip iyice durulanmali.
Asiri sicaga en etkili ilac ogle uykusu
Bunaltan sicaklardan korunmanin en etkili yolu; ogle uykusu. Ancak ogle sekerlemesi yaparken deniz kenari yerine agac golgesini tercih edin, ki gunes isinlarindan korunun.
Esra Tuzun'un haberi Asiri sicaklara karsi neler yapilabilecegiyle ilgili sorulari Hidroklimatoloji Bilim Dali Ogretim Uyesi Prof. Dr. Hatice Gurdal yanitladi:
* Afrika sicaklarina karsi bunyemizi guclendirmenin yontemi var mi? Hava sicakligiyla birlikte nemin de yuksek olmasi teri buharlastirir ve bu da insani bunaltir. Ornegin 3n derece sicaklikta nem yuzde 70 oldugunda hissedilen sicaklik n6.8 derece, nem yuzde 80 oldugunda hissedilen sicaklik ise 52.2 dereceye ulasacaktir. Bu yuzden en dogru yol sicak ortamda bulunmamaktir. Sicak havalarda terleme devam ettigi surece, yeterince su ve mineral almak sartiyla vucudun kayiplari karsilanmalidir. Su yetmez bol bol da karpuz yiyin * Sicaklar asiri yorgunluk yapiyorsa buna karsi ne oneriyorsunuz? Sicaklar nedeniyle kaybedilen sivi ve elektrolitler yorgunluga neden olur. Bunlari yerine koymak gerekir. Yalnizca su ya da ayran icmek yerine iceceklerinizi cesitlendirerek bu kayiplarinizi tamamlayabilirsiniz . Soda ve ozellikle dogal termomineral sular cok yararlidir; iyonize haldeki mineral icerigi vucuttan kaybedilen elektrolitlerin tamamlanmasini saglar. Karpuz ve kavun gibi bol sivi iceren mevsim meyveleri diyabet gibi seker kisitlamasi olmayanlarda yararlidir. Soguk meyve caylarini elinizden dusurmeyin. Maden suyu ya da piyasada maden sodasi olarak satilan icecekleri oneririm. Bu arada kahve ve alkolden kacin cunku sivi ihtiyacini artirirlar. Bu donemde dolasim sisteminiz, bobrekler ve cildin saglikli calismasi sizin icin cok onemlidir.
* Sicak yaz aylarina karsi nasil onlem alinmali? Asiri sicaktan korumali yerlerde, klimali ortamlarda ve hava akimi iyi olan mekanlarda oturmali. Bol ve acik renk giysiler tercih edilmeli ve sivi kaybina karsi dikkatli olunmali. Ayrica asiri fiziksel guc gerektirmeyen islerde calisanlar sicak etkisine karsi daha korumalidir.
HAVADAKI NEME DIKKAT * Sizce bu sicaklardan en fazla kimler etkilenecek? Diyabet, dolasim sistemi hastaligi, anemi yani kansizlik, alkol bagimliligi ve tiroit hastaligi olanlar icin sicaklar cok daha zordur. Astim ve tansiyon hastalari kotu etkilenir. Bu tip rahatsizligi olanlar, ogle saatlerinde ve sicagin en yogun oldugu donemlerde disari cikmaktan kacinmalidir. Sicak sendromlari; hava sicakligi 32 derecenin, nem orani da yuzde 60'in uzerindeyse ortaya cikar. Cocuklar ve yaslilar sicaklardan daha fazla etkilenir.
* Cocuklar neden sicaklardan daha fazla etkileniyor? Ozellikle bebekler icin sicaklar cok tehlikelidir. Cunku kendilerini ifade edemezler. Anne sutuyle beslenen bebeklere, ek su vermeye gerek yoktur. Ancak anne sutu alan bebeklerde; sicak havalarda ishal veya tekrarlayan kusmalar olursa ek olarak sivi vermek gerekir.
CIMEN YERINE AGAC * Yaslilar sicaklara karsi ne yapmali? Yaslilar hareket guclugu yasadiklarinda daha az tuvalete gitmek icin cogunlukla daha az su icer. Oysa yasin ilerlemesiyle birlikte sivi ihtiyaci artar. Yaslilarda; damar sertligi, kalp yetersizligi, seker hastaligi varsa ve idrar sokturucu ilac da kullaniliyorsa sicak carpmasina kadar giden rahatsizliklara daha sik rastlanir. Sicaklar, organizma icin ek bir yuk yaratarak yuksek tansiyon, inme ve benzeri durumlarin olusumunu kolaylastirir.
* Sizce sicaklarda deniz kenarlari mi yoksa agac altlari mi daha guvenli? Deniz uzerinden gelen serin hava esintilerinden yararlanilabilir. Ancak dogru saat secilmezse; deniz suyu, gunes radyasyonunu yansittigi icin daha tehlikeli olabilir. Deniz kenarinda esintiden yararlanmak icin aksamustu saatlerini tercih etmek gerekli. Cunku bu hava ciltle temas ettiginde buyuk bir rahatlama saglar. Ayni rahatlamayi size hicbir klima veremez. Cunku havadaki iyonlar dogal ortamda bulunur ve cok rahatlaticidir. Her yesil alan da yararli degildir. Cimenler yerine agac golgeleri, gunes isinlarinin size ulasmasini zorlastirir.
TERLEDIKCE SU ICIN * Gun icinde terlemeyi onlemek icin neler yapmali? Terlemeyi onlemeyin! Terleme yapacak ortamda bulunmayin yeter. Vucut terleyerek isi birikimini onler. Terin buharlasmasi ise isi kaybi yapar. Yapilacak is; terlemeniz artikca sivi tuketimini de artirmak ve kaybedilen sivi elektrolitleri yerine koymaktir. Ama su ve tuz kisitlamasi olan hastalar doktorlarinin soyledigi gibi davranmalidir.
* Sicaklar vucudumuzun en fazla neresini etkiler? Her yeri etkiler; beyin ve kalp icin daha tehlikeli sonuclar dogurabilir ama sivi kaybi oldugu icin bobreklerde de sorun olabilir. Dusunmeyle ve karar vermeyle ilgili yavaslamalar da olusabilir.
* Calisma saatleri cok sicak gunlerde degistirilmeli mi? Cok sicak gunler icin bu tur uygulamalar denenebilir. Ogle tatili uzatilabilir; cunku gun ortasinda gunes isinlari cok dik gelir ve ozellikle dis ortamda calisan insanlar icin sorun olusturur. Ekvatora yakin ulkelerde ogle tatilleri daha uzun oluyor. Eger mumkunse ogle tatilinde siesta yani ogle uykusundan yararlanmakta fayda var. Vucut; sicakta yoruldugu icin bu kucuk dinlenme molasi vucudun kendini yenilemesine destek olur. Soguk degil ilik dus alin * Sehir insani sicaklardan daha mi fazla etkileniyor yoksa sicaklara daha mi az dayanikli? Sehirlerde isi adaciklari olusur. Asfalt, gunes isigini yansitarak sicagin daha fazla hissedilmesine neden olur. Ozellikle cukur bolgelerin etrafi binalarla kapliysa ve hava akimi onlenmisse; o merkezlerde isi orani da nem orani da daha yuksektir. Yani sehir insani aslinda sicaklari bu tur yerlerde isi varsa daha fazla hisseder.
* Hangi saatlerde dus almali; soguk dus mu, sicak dus mu tercih edilmeli? Cok sicak veya buz gibi soguk su ile degil oda sicakligina yakin sicaklikta suyla dus alin. Sudan ne kadar yararlanirsaniz o kadar iyidir. Gun icinde cok bunaldiginizda dus alacak imkaniniz yoksa; kucuk bir mola verin, ellerinizi bileklerinize kadar suyun altina sokun, ensenizi ve alninizi islatin. Cunku bu kucuk onlemler vucudun serinlemesi icin yardimci olur. Yazin Hizli Hayat Temposunu Dusurun Acibadem Hastanesi Metabolizma Uzmani Dr. Sirin Parkan; alinacak onlemlerle bugunlerde baslayan asiri sicaklarin etkilerinin hafifletilebilecegi ni soyluyor. Iste o onlemler:
* Hareketlerinizi yavaslatin: Agir calismalar yavaslatilmali veya gunun en serin zamaninda yapilmali. Risk altinda olanlar en uygun serin yerlerde bulunmali.
* Yaz kiyafetleri giyin: Hafif acik renkli kiyafetler isiyi ve gunes isinlarini yansitir ve vucudun normal sicakligini korumasina yardimci olur. Sentetik kiyafetler yerine pamuklu kiyafetler tercih edilmelidir.
* Vucut sicakligini artiracak yiyeceklerden kacinin: Protein gibi metabolik isi uretimini ve ayni zamanda su kaybini artiran yiyeceklerden kacinilmali.
* Su veya alkol icermeyen sivilari bol miktarda icin: Vucudumuz serin kalmak icin suya ihtiyac duyar. Kendinizi susamis hissetmiyor olsaniz dahi bol bol su tuketin. Ancak epilepsi, kalp, bobrek ve karaciger hastalari, sivi kisitlayici diyet yapanlar ve idrar tutma problemleri olanlar sivi tuketimlerini artirmadan once bir doktora danismalidir. Alkollu icecekleri de icmemekte fayda var.
* Doktor tarafindan onerilmemisse tuz tabletlerini almayin: Tuz kisitlayici diyette olanlar tuz tuketimlerini artirmadan once mutlaka bir doktora danismali.
* Klima bulunan alanlarda daha fazla zaman harcayin: Evlerdeki ve isyerlerindeki klimalar isi kaynakli tehlikeleri azaltir.
* Gunes altinda fazla kalmayin: Gunes yaniklari isi dagitim islemini cok guclestirir.
* Cocuklari ve kucuk ev hayvanlarini kapali otomobilde asla yalniz baslarina birakmayin: Kapali bir aracta sicaklik 60 dereceye cikabilir. Boyle bir sicakliga maruz kalma olumle sonuclanabilir.
(Sabah) June 22 BEN BILE NEDEN KULLANDIGIMI BILMIYORUM YOK IYI GELIYO HAVALARI RESMEN KENDIMI OLDURUYORUM VUCUDUMDAKI HER ORGANA ZARAR VERMEYE NE HAKKIM VAR BENIM ONUDA BILMIYORUM...AMA EN AZINDAN KENDIMIZI ZEHIRLERKEN BASKALARINIDA ALMAYALIM YANIMIZA MESALA COCUKLARIMIZA HIC ICMEMIS OLAN GENCLERIMIZE OZENDIRMEK YADA YASLILARIMIZIN YANINDA SIGARA YAKMAMAK GIBI...BIR SIGARA NELERI YAKMIYO KI GENCLIGIMIZ ORMANIMIZI SAGLIGIMIZI SAY SAY BITMEZ NEYSE KONUYU YAZIYIM..BELKI SIZINDE SON SIGARANIZ OLUR.......
Sigaranın vücudunuzda meydana getirdiği hasarın belki zaten farkındasınız - nefes darlığı, uzun süreli faranjit ve sabah öksürükleri... Sigara astım hastalığını artırır ve kronik obstrüktif akciğer hastalığın en etkili sebebidir.
Neyse ki, vücudunuz son sigaranızı söndürmenizi takip eden birkaç dakika içinde kendi kendini onarmaya başlar. Sigarayı bırakmanın sağlığınıza büyük yararı olacaktır - çok uzun yıllardır içiyor olsanız bile.
Sigarayı bırakmak, sağlıklı bir yaşam sürmek için atabileceğiniz en önemli adımdır. Unutmayın, değişim için hiçbir zaman geç değildir.
Son Sigaranızdan...
|
|
20 Dakika Sonra
| Kan basıncınız düzelir
Kalp atışlarınız normale döner
El ve ayak ısınız normale döner
|
8 Saat Sonra
| Kanınızdaki nikotin ve karbonmonoksit düzeyi yarıya düşer
Kanınızdaki oksijen seviyesi normale döner
|
24 Saat Sonra
| Karbonmonoksit vücudunuzdan tamamen atılır
Akciğerleriniz sigaranın neden olduğu mukusu temizlemeye başlar
Kalp krizi riskiniz azalmaya başlar
|
48 Saat Sonra
| Vücudunuzdaki nikotin tamamen temizlenir
Koku ve tat duyularınızda artış kaydedilir
|
72 Saat Sonra
| Nefes almanız kolaylaşır
Enerji seviyeniz yükselir
|
2-12 Hafta Sonra
| Kan dolaşımınız daha sağlıklı gerçekleşmeye başlar
Akciğer fonksiyonunuz %30 oranında artar
Yürüme ve koşmanız kolaylaşır
|
3-9 Ay Sonra
| Öksürük ve göğüsteki hırıltılarınız azalır.
Nefes alma sorunlarınız iyileşir
Akciğerlerinizin enfeksiyona karşı direnci artar
|
1 Yıl Sonra
| Kalp hastalığı riski, sigara içmeye devam eden birinin taşıdığı riskin yaklaşık yarısına iner
|
5 Yıl Sonra
| Ağız ve gırtlak kanserinden ölme riskiniz azalır
|
10 Yıl Sonra
| Akciğer kanserine yakalanma riskiniz, sigara içmeye devam eden birinin taşıdığı riskin yarısına iner
Kalp hastalığı riskiniz hiç sigara içmemiş birinin taşıdığı riskle aynı seviyeye iner
|
15 Yıl Sonra
| Felç geçirme ve kalp krizi riskiniz hiç sigara içmemiş birinin taşıdığı riskle aynı seviyeye iner | Saglikta yeni bir donemi baslatacak Saglik Uygulama Tebligi yarin yururluge girecek. Teblig ile yarindan itibaren yururluge girecek duzenlemelerden bazilari ve bu konulardaki mevcut uygulamalar soyle: -SSK, Bag-Kur ve Emekli Sandigi kapsaminda saglik islemleri yurutulen kisiler icin uygulama birlikteligi saglanacak.
-Sigortalilar, universite hastaneleri dahil, sozlesmeli tum saglik tesislerine dogrudan muracaat edebilecekler.
-Acil hallerde sozlesme yapilmayan saglik kurumlarindan alinan hizmetin bedeli odenecek.
-SSK'lilar saglik tesislerine daha once kendilerinden istenen belgelerden biri ile gidebilecek. Yani vizete kagidi, saglik karnesi ve resmi kimlik belgesinden biri yeterli olacak.
HASTAYA ILAC ALDIRILMAYACAK
-Yatarak tedavilerde ilaclar hastane tarafindan temin edilecek. Ilke olarak, hastalara ilac temin ettirilmeyecek.
-Yatarak tedavilerde tibbi malzemeler de hastane tarafindan temin edilecek. Hastaya zorunlu olarak temin ettirilen malzemelerin bedelleri fatura tutari esas alinarak hastaya odenecek. RAPORLU ILAC TEMINI KOLAYLASIYOR
-Tansiyon, seker gibi uzun sure ilac kullanilmasini gerektiren hastaliklarda, rapor ve recete sadece bir kez duzenlenerek , her seferinde recete yazdirmadan 2 yil boyunca hastalar dogrudan eczaneye giderek ucer aylik miktarlarda ilaclarini alabilecek. AMBULANS BEDELI ODENECEK
-Sigortali herkesin sehir ici ve sehirler arasi ambulans bedelleri odenecek. SUNNET SIGORTA KAPSAMINDA
-Koruyucu saglik hizmeti amaciyla yapilan yeni duzenleme ile sozlesmeli saglik tesislerinde yapilan sunnet giderleri saglik kurulu raporuna gerek olmaksizin odenecek.
OZURLULER
-Sigortali ozurluler, dis tedavileri icin tum saglik tesislerine dogrudan muracaat edebilecek.
-Motorlu malul arabasi kullanilmasi gerekli gorulen kapsamdaki kisilere motorlu malul arabasi bedeli odenebilecek. HASTA TRANSFERINI SAGLIK KURUMU YAPACAK
-Sozlesmeli saglik kurum ve kuruluslari, sigortalilari, sadece tetkik veya tahlil icin baska bir saglik kurum veya kurulusuna sevk edemeyecek. -Kurum ile sozlesmeli saglik kurum ve kuruluslari, laboratuvar hizmeti almalari durumunda, hastayi hastane disina numune almak icin gonderemeyecek, alinan numunenin transferi ya da sonucunu hasta veya yakini araciligiyla isteyemeyecek. -Radyoloji hizmetinin alinmasi durumunda saglik kurumu bunyesinde bulunmayan goruntuleme hizmeti icin hasta transferi saglik kurumu tarafindan yapilacak. -Muracaat edilen sozlesmeli resmi saglik kurum veya kurulusunca kron ve protez tedavisine 90 gun, dolgu tedavisine 30 gun, diger dis tedavilerine de 45 gun icinde baslanamayacaginin belirtilmesi ve kapsamda yer alan kisilerce talep edilmesi halinde dis hekimliklerine , kurumla sozlesmesi olmayan resmi saglik kurum veya kuruluslarina, ozel saglik kurumu veya kuruluslarina sevkleri yapilabilecek. June 14
| Dışarıda yediğiniz yemekten hastalık bulaşabileceğini biliyor muydunuz?
|
|
| Ev dışında herhangi bir şey yiyip içerken ne yediğimizle birlikte, tükettiğimiz gıdaların nasıl, hangi şartlarda, kimler tarafından üretildiği de büyük önem taşıyor. Bulaşıcı hastalığı olan veya genel temizlik kurallarına dikkat etmeyen kişilerin üretim ve satış aşamasında müdahil olduğu gıdalar insan sağlığını tehdit ediyor. |
|
|
Yönetmeliklere göre, gıda üreten ve satan işyerlerinde çalışanların bulaşıcı hastalık taşıyıp taşımadıkları 3 ayda bir yapılan portör (taşıyıcı) muayeneleri ile kontrol ediliyor; ancak mikrobiyoloji uzmanlarına göre bu tahlillerin hastalıkların tespiti açısından hiçbir değeri bulunmuyor. Uzmanlara göre, sistemin tamamen değiştirilmesi, hizmet içi eğitimlerle temizlik ve kişisel duyarlılık konusunda personelin bilgilendirilmesi gerekiyor.
Gıda üretim ve satış yerlerinde çalışan kişilerin, ağız ve dışkı yoluyla bulaşabilen bakteri, mikrop ve virüsleri taşımamaları gerekiyor. Acıbadem Bursa Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Hande Mehmetoğlu, bulaşıcı maddelerin kirlenmiş olan su ve besinler aracılığıyla sağlam kişiye ağız yoluyla taşındığını belirtiyor. Aksırırken, öksürürken, konuşurken ağızdan çıkan damlacıkların başkası tarafından teneffüs edilmesiyle verem, boğmaca ve çeşitli solunum yolu hastalıkları bulaşıyor.
Tarım Bakanlığı'nın yönetmeliğine göre, gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemelerin üretiminde çalışacak personel, sağlık raporu almadan çalıştırılamıyor. Çalışanların da düzenli sağlık kontrollerinin yapılıp sağlık karnelerine işlenmesi gerekiyor. Gıda işletmelerindeki personelin sağlık kontrollerinin yapılıp yapılmadığını il tarım müdürlükleri denetliyor. Yapılan sağlık kontrolünde taşıyıcı olduğu tespit edilenlerin derhal tedaviye alınması, tedavisi tamamlanıp sağlam raporu almayanların kesinlikle çalıştırılmaması gerekiyor. Ateşli hastalığı, cilt hastalığı ya da ishalli bulunanların işyeri yöneticisi tarafından sağlık kuruluşuna tetkike gönderilmesi gerekiyor.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kadir Göktürk, portör muayene sisteminin şu anda uygulanan haliyle tüketicileri bulaşıcı hastalıklardan koruyucu hiçbir faydası olmadığını belirtiyor. Batı ülkelerinde böyle bir uygulamanın yapılmadığını ifade eden Dr. Göktürk şu bilgileri veriyor: "Önemli olan, personeli bu konuda eğitmek ve işyerinde hjiyeni sağlamaktır. Çevre temizse, nemli bırakılmamışsa, mikropların yaşama alanları çok kısıtlanıyorsa, güneş ışığı yeterince giriyorsa, havalandırması iyiyse, klimaların filtreleri belli periyotlarla değiştiriliyorsa, tuvalet giriş çıkışlarına dair hizmet içi eğitim veriliyorsa işletme üzerine düşeni yapmış demektir. En iyi koruma, hastalık tanısı olan kişinin tedavisi bitene kadar gıda ile temas etmeyeceği başka birimde çalıştırılmasıdır. Galoş giyen bir kişi aynı galoşla hem yemek yapılan yere hem lavaboya giriyorsa sorun var demektir. Lavabodan sonra el yıkamanın bile belli kuralları vardır."
İstanbul'da 2006 yılı sonu itibarıyla Tarım Bakanlığı'ndan üretim izni almış gıda üreten toplam 5 bin 29 işyeri bulunuyor. 2007'nin ilk üç ayında bu işyerlerinin 2 bin 84'ü il tarım müdürlüğü tarafından denetlendi. İl tarım müdürlüğü aynı süre içinde 4 bin 300 gıda satış yerini ve 2 bin 857 toplu tüketim yerini de denetledi. Denetlemeler sonunda işyerlerinden 32'sine, çalışanların portör muayene kontrol kartları bulunmadığından cezai işlem uygulandı.
Gıdalardan hangi hastalıklar bulaşır?
Gıda üretim ve satış yerlerinde çalışan personelin, tifo, salmonellozis, paratifo, basilli dizanteri, amipli dizanteri, kolera, stafilokoksik gıda zehirlenmesi, bacillus cereus zehirlenmesi, botulismus, askariazis, oksiurazis, teniazis, giardiazis, hidatidozis, hepatitis A ve E, poliomyelitis, özel durumlarda tüberküloz, streptokok enfeksiyonları, leptospiroz, şarbon, toksoplazma, ankilostoma gibi virütik, bakteriyel ve paraziter hastalıkları taşıyor olması tehlikelidir. Hepatit B, hepatit C ve HIV virüsü (AİDS) ile enfekte kişiler besinlerle bulaşma açısından tehlike arz etmez.
|
|