CaDy's profileBIR CaDy VARDI CANI SIKI...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    March 03

    Aşkım Seni Annemlere Anlattım=)

    Aşkım Seni Annemlere Anlattım=)


    a$kııım...
    -efendim hayatım söyle canım??
    -seni akşam aileme anlattım
    -neee?!
    -eee artık sende bize bu akşam yemeğe gelirsin dimi?
    -neee!!!
    -valla annem senin için en güzel yemekleri yapçak
    -neeee!!!
    -saat 7 de bekliyoruz tamammı aşkım?
    -pat...



    - seni annemlere anlattım Hayatım.
    - ee ne dedin ?
    - hiiç erkek arkadasim dedim, babam silahını alip çikti. saniyorum sizin eve geliyor
    - neee !?!!




    - seni annemlere anlattım
    - eeeaa?
    - haftasonu müsaitmiş bizimkiler bekliyolar
    - nası yani?
    - aman ne biliyim işte çikolata çiçek ebeveyn falan
    - vııınnn (kaçar)




    -bil bakalım ben bugün ne yaptım?
    -ne yaptın hayatım?
    -seni annemlere anlattım
    -hass...hay sen çok yaşa e mi ehe ehe...annemler derken kimleri kastediyorsun gülüm tam anlamadım
    -teyzem ve karşı komşu mualla abla da oradaydı
    -üçü birden..ü üçü...ee ne dediler?
    -ha bu arada tanıştırayım bu abim cevat...
    -memnun oldum abiciğim ehe ehe...
    -hörrrr...
    -ben sizi yalnız bırakayım en iyisi,abi kardeş oynarsınız artık...

    -seni annemlere annattım, ama bi sor niye anlattım...
    -niye anlattın?
    -anlatamazsın dediler...
    -koçum benim...




    -Seni annemlere anlatamadım
    -Neden lan emrah
    -Anam yok benim



    -seni annemlere anlattım fatma
    -eeeeee ne dedin
    -fatma sana çok benzio anne dedim
    -ayyy eee eee sonra
    -hiiiçççç
    -yani ,tanışmıyor muyuz
    -hayır babam bitir oğlum dedi bırak bu kızı dedi haha




    - seni annemlere anlattım aşkım
    + pardon hanım efendi bi yerden tanışıyormuyuz ..
    - honk



    - seni annemlere anlattım
    - ee ne dediler
    - seni anlamakta güçlük çektiler
    - neden
    - benim gibi bi salakla olduğun için aptal olduğunu düşünüyor babam


    - seni annemgilere anlattım canem
    - anneni anladıkta giller kim nan kankigiller gibi?
    - amcam, amcamın teyzesinin torunu, dayım, dayımın küçük çocuğunun sınıf arkadaşı, teyzem, teyzemin karşı komşusunun bi alt kalt komşusu, kuzenim, kuzeninim ex aşkı bıdı bıdı bıdı...
    -




    -seni anneme anlattım hayatım
    -nasıl
    -güzel bir türkçeyle
    -ne
    -anlatım bozukluğu yapmadan




    -seni annemlere anlattım canım
    -eee
    -anlamazlıktan geldiler

    December 06

    EV KADINININ DUASI ...

     
     Yapmam gereken bunca is icin
     Tesekkürler sana Tanrı'm
     Hicbir zaman tamamlanamayan
     Isler icin.
     Bu kadar cabuk biriken
     Kirli camasirlar icin tesekkürler;
     Birkac dakika sonra kirlenecegini bilmeme karsin
     Az once temizledigim küvet icin.
     Evin dort bir yanina dagilmis
     Oyuncaklar icin tesekkürler;
     Kapinin yaninda duran
     Camur icindeki ayakkabilar icin.
     Az once tertemiz olan camlardaki
     El izleri icin tesekkürler;
     Su anda kesilmis cimlerle kapli
     Halim icin tesekkürler.
     Hicbir zaman temiz kalmayan
     Mutfagim icin tesekkürler;
     Lavabonun icinde
     Ovulmayi bekleyen tavalar icin.
     Yasamimdaki bu ozellikler
     Yalnizca cok sansli bir insan oldugumu kanitliyor;
     Tanrım bana bütün bu karmasa icinde yasayacagim
     Bir aile verdi.....
        
       Sheila Hammock Gosney
    September 28

    SİZ VARYA SİZ:-))))))))


                                      Türk kafile hep beraber bir uçakta gidiyormuş. Pilot aniden hostesleri çağırmış ve demiş ki:
     -"Uçak düşmek üzere. tüm yolculara atlamalarını söyleyin. Şu anda deniz üzerindeyiz ve denize çok yakın uçuyorum, atlarlarsa kurtulma şansları var ama atlamazlarsa herkes ölecek!!!"
    Tabi böyle bir şeyi insanlara yaptırmak çok zor.Hosteslerden akıllı bir tanesi düşünmüş taşınmış herkese uygun bir dille anlatılırsa uçaktan atlamaları sağlanır diye karar vermiş ve ilk olarak Amerikalı kafilenin yanına gitmiş:
    -"Sayın yolcularımız; üzerinde bulunduğumuz alan Japonların araştırma laboratuarlarıyla kaplı. Eğer oraya ulaşırsanız tüm Japon teknolojisi sırlarını kaparsınız!"
    Bütün Amerikalılar koşarak çıkışa gitmiş ve atlamışlar; Sonra hostes İngilizlere yönelmiş:
    -"Sayın yolcularımız şu anda dünyanın en geniş ve verimli sömürgeleri üzerindeyiz; eğer hemen el koyarsanız sonsuza dek sizin olurlar!" Bütün İngilizler hevesle atlamış;
    Sıra Fransızlara gelmiş.
    hostes:
    -"Bayanlar baylar, affedersiniz rahatsız ediyorum; fakat rica etsem uçaktan atlar mısınız?
    şimdiden teşekkür ederim" demiş Fransızlar: "tabi, mersi!" demiş ve sırayla atlamışlar.
     Hostes bu kez Almanlara yönelmiş:
    "Laaaan! atlayın çabuk aşağı!" diye bağırmış Alman kafile "heil" demiş ve atlamış
    Veee sıra gelmiş Türklereee. Hostes yandan yandan gülümseyerek ve hafif de dayılanarak şöyle demiş:
    -"Siz var ya... buradan atlayamazsınız!!!!!!"
     

                                                           SERÇE

    Sercenin biri bir bahar gunu dalgin dalgin ucuyormus.Bir anda farketmis ki, bir yolun bir metre ustunde ucuyo ve karsidan da motorsikletli bir adam geliyo. Her ikisi de carpismayi engellemek icin ellerinden geleni yapmislar... ama nafile... Serce "cotaaank" diye kaska carpip dusmus.

    Simdi, motorcu sıkı bi hayvansever ya, dogal olarak hemen atlamis motordan; kosmus sercenin yanina.Serce baygin yatiyo.. kiyamamis,birakamamis yolda; almis getirmis eve.

    Eskiden kalma bi de kafesi var evde...baygin serceyi kafesin icine guzelce yerlestirmis.. yanina da az biraz su, az biraz ekmek koymus, vurmus kafayi yatmis....

    Bizim serce bi muddet sonra ayilmaya baslamis.. Daha tam secemiyo ortaligi.. hafif bulaniklik var yani...

    Bi bakmis ki parmaklik, ekmek, su falan var bulundugu yerde... Birden dank etmis vaziyet:

     -hss....ir.....laa motorcuyu oldurmusuz ...!

    August 30

    *Türk Televizyonlarında Unutulmayanlar Anlar *



    Arkadaşlar sıkı bi araştırma yaptım ve en iyilerini derledim...


    hakkari'deki bir köyde kameraman bacak kadar cocuğa sorar:
    - baban ne iş yapıyor?
    - tozcu.

    Doğu perincekin 'in 32 nci günde ertuğrul kürkçü 'ye puşt, pezevenk diye
    küfretmesi. kısa sureli bir sessizlik yaşanmış, akabinde mehmet ali
    birand'in unutulmaz tespiti gelmişti: "biz sanırım millet olarak tartışmayı
    bilmiyoruz"

    satanist hikayelerin revaçta olduğu günlerde, abuk tv programlarının
    birinde, izmirde satanist olduğunu iddia eden bir arkadaşla, röportaj yapan
    muhabir arasındaki diyalog:
    muhabir- peki siz gerçekten bakire kızları mı kurban ediyorsununuz?
    satanist- yok be abi, izmir'de bakire kız ne arar?

    Bir kadın programında kocasından şikayet eden kadın konuşurken, kocasının
    telefonla bağlanıp: "açın vücuduna bakın, her yeri morluklarla dolu. ben
    yaptım! biz onunla deliler gibi seviştik!" demesi ve sunucunun heyecandan
    "haaaayt!" diye bağırıp hemen yayını kesmesi.

    oğlunun evinden dönen kamer genç e arabası yavaşlarken mikrofon uzatılır.(şu
    meşhur çiçek sulama skandalı sonrası)
    gazeteci:sayın genç oğlunuzun evinde kiminle birlikteydiniz?
    kamer genç:ananla
    gazeteci : (araba uzaklaştıktan sonra) terbiyesiz.

    passaparola programı, konuk Faruk k.
    kızlar klasik danslarını yaparlar.
    metin uca: "evet Faruk k, kızlarımızı nasıl buldun?"
    faruk k: "hepsi taş gibi."

    yeni mahalle belediyesi davulcu seçimi için sınav açmıştır, davulcu adayları
    sorulara sözlü yanıt vereceklerdir:
    - bir gecede 10 ytl kazanan davulcu 30 gecede ne kadar kazanır?
    - onu allah bilir!

    televole ya da benzeri bir programda antreman arasında arif'e* muhabir
    sorar;
    - arif, hiç böyle kendini numaradan yere attığın, hakemi kandırdığın oldu
    mu?
    arif, "belki bir ya da iki kez olmuştur.." derken alttan bant reklam girer.
    sıkılan köpük ve onu traş eden derby traş bıçağı..

    melih gümüşbıçak'ın ismet badem'le beraber sunduğu bir basketbol maçının
    sonunda yayını kapatırken; "yapımda ve yayında emeği geçen tüm arkadaşlar
    adına ben ismet badem....." deyip kalakalması. bunu duyan ismet badem'in
    hemen devreye girip; "hayır, ben ismet badem!" demesi. hangisinin "kim"
    olduğunun anlaşılamaması..

    sacramento için hayati önem taşıyan san antonio maçından bir gün önceki nba
    stüdyo programına canlı bağlanan hidayet'in, gayet ciddi sorular sorulurken
    "yarın maçta size öpücük göndereyim mi?" demesi, hidayet'in menajeri, kaan
    kural ve murat kosava'nın bir anda afallaması..

    Doğuş ve Hilal Cebeci'nin otelde basılmalarından birkaç gün sonra Alişan'ın
    kameralar önünde Doğuş'a "o otel yaramış sana, zayıflamışsın!" demesi,
    Doğuş'un kilitlenmesi...

    Bir Passaparola programı,
    metin uca: üniversite öğrencisi peter parker'ın bir örümcek tarafından
    ısırıldıktan sonra mutasyona uğrayıp dönüştüğü süper kahraman, ö1, ö2..
    yarışmacı: öri potır !

    ahmet çakar'ın vurulduktan birkaç gün sonra yaptığı "...sonra bilincimi
    kaybetmişim. gözümü hastanede açtım, bir baktım karşımda reha muhtar!
    kendimi cehennemde sandım" açıklaması.

    melih gökçek'in konuk olduğu bir televizyon programında
    yayına bağlanan bir hayat kadınının sözleri:
    "melih bey iyi günler, biz bizim keranede 100 tane or.spu senin gibi birtane
    or...pu çocuğu doğuramadık" demesi

    ve Reha Muhtar:
    -bir futbol derbisi başlamasına az kala ."sayın seyirciler burada müthiş bir
    kalabalık var. sayılarının on binin üstünde olduğunu tahmin ettiğim yedi bin
    kadar polis görev almış bulunuyor""..
    -Reha Muhtar'ın canlı yayın konuğuna "hastanede karıştırdığınız ve 5 yaşına
    kadar büyüttüğünüz çocuğu kendi memenizden mi emzirdiniz?" sorusu...
    -Kocası tarafından bıçaklanan ve hastanede yatan kadına "peki sizi
    öldürebildimi" sorusu..
    -Bebeğini aldıran Harika avcıya "peki şimdi bebek nerde" diye sorması...
    -Karısını bıçaklayarak öldüren adama "başınız sağolsun" demesi ve "kazada
    ölenlerin başları sağolsun" gibi anlamsız sözleride mevcuttur.. 
    August 14

    Dua(Erkek milleti işte)

     Iki arkadas, Hamdi ile Mahmut, beraberce bir is seyahatine cikmislar.Hamdi,
    Mahmut'un her gece yatmadan once 'Allahim, anamin dusundugu dusman basina,
    karimin dusundugu benim basima' diye dua ettigine dikkat etmis ve sormus
    "Arkadas senin anan bu kadar kotu bir kadin mi? Senin karin bir melek mi?
    Halbuki normal olarak insanlarin analari iyiliklerini ister!" Hamdi
    gulumseyerek cevap vermis "Kardesim simdi anam oturup dusunuyordur. "Benim
    Hamdi'nin basina bir is mi geldi? Bir kaza mi gecirdi?" diye. Halbuki karim
    "Bu herif kim bilir simdi hangi kadinla egleniyordur? Neler beceriyordur?"
    diye dusunur. Onun icin anamin dusundugu dusman basina, karimin dusundugu
    benim basima der dururum."
    August 07

    komikkk

     Teleteli arayan musterilere verilen cevaplar
    - Ekstrem bana ulasmiyor ve surekli faiz oduyorum!...
    - Nereden geliyorbu degirmenin suyu...

    - Bir kredi kartibasvurum vardi, kabul oldu mu acaba?...
    - Neyazik ki 250 ye 300 oyla reddedildi...

    - Arkadaslara kredikarti geldi bana gelmedi?...
    - Bundan sonra arkadaslarinizi daha dikkatli secin.....

    - Yani beyefendi onkere form doldurdum kredi karti icin...yine red,
    Allahaskina bu karti alabilmek icin ben naapayim siz soyleyin?
    - GidinMasterbaba turbesinde dua edin....

    - Kartimin limiti nedenbu kadar dusuk?
    - Uluslararasipara piyasasi dengelerini bozmak istemedik.....

    - Yarin gidip bankadakitum parami cekiyorum...
    - Bunu yaparsaniztarih sizi affetmeyecektir...

    - Bankamatik kartimiyuttu, naapicam?...
    - Sakin olun veelinizi yavasca kart yuvasindan cikartin......

    - Ya kart matikte kaldive buralarda bir sube yok. Acaba bir ekip
    gonderebilirsiniz?...
    - Derhal...Yalniz ekip gelinceye kadar siz suni teneffuse devam edin...

    - Az once bir faxcektim ulasti mi acaba?..
    - Normal miydi,Yildirim mi?

    - Genel Mudurlugunuzuntelefonunu alabilir miyim?
    - Veriyim ama, konturmilletlerarasi yaziyor...

    - Dun kartimikaybetmistim simdi buldum. Bakar misiniz harcama olmus mu?
    - Sayenizdeekonomi %1,2 buyumus...

    - Yauv kardesim 10dakkadir muzik dinletiyorsunuz adama...!
    - Guzelsanatlarin hangi dalina tahammul edebilirsiniz ki?

    - Orada sizin ustunuzyok mu?
    - Hayir yariciplagiz...

    - Bana mudurunuzubaglayin onunla gorusmek istiyorum!..
    -Italyanca biliyor musunuz?

    - Ben sifremi tusladimboyle bir kart yoktur dedi robot..(sesli yanit
    sistemi)
    - Sizi korkutmakicin soylemisler efenim, var kartiniz...

    - Maasim yatmis mi,bakar misiniz?
    - Maas goremiyorum amabir servet bu gun itibariyle hesabiniza yatmis...

    - Siz bana kuryeninadresini verseniz ben gidip alsam olmaz mi?
    - Bunu duymamisolayim...,

    - Sizin yeriniznerde?
    - Her zamanyaninizda

    - Borcumu iki ayodemezsem kartim takibe girer mi?
    - Fazla uzaga kacamaz....

    - Ya bir karti teslimedemediniz 10. arayisim bu sizi....
    - Haklisiniz, cok yiprandik ikimiz de bir sure gorusmesek....

    - Kisa vadede hangienstrumana yatirim yapmayi tavsiye edersiniz?
    - Parayi verendudugu calar.

    - Provizyon alamiyoruz,Bankanizi arayiniz diyor.
    - Isiniz dusmesehic arayip soracaginiz yok vallahi.

    KOMEDI..COP ATMAMA ILANLARI ( HER SEHIRDEN )

     Diyarbakir: `Buraya cop doken hayvansa zaten hayvandir, cocuksa babasi
    hayvandir, buyukse hayvan oglu hayvandir`

    Istanbul - Kagithane: `Buraya cop doken sayin esek; goruntu hosunuza gidiyor
    mu? Konteynir iki metre ileride!`

    Izmir: `Buraya cop atan sIkiyorsa biraz beklesin!`

    Izmir - Dikili`de bir cop tenekesinin uzeri: `Buraya cop atmak yasaktir.
    Insansan anlarsin. Anlamazsan uygun bir zamanda arkadaslarla ogretiriz`

    Bursa`da bir apartmanin garaj girisi: `Cop doken serefsizdir. Yorum yapan
    da...`

    Istanbul - Bagcilar`da bir evin duvari: `Buraya cop atan namussuzdur. Sali
    ve Cuma haric`

    Istanbul - Sefakoy: `Buraya cop atan icin artik bir sey yazmayacagim...
    Herkes icimden ne dedigimi biliyordur herhalde`

    Canakkale: Buraya COP atani essekler kovalsin olmazsa bana bildirsin.
    0544.xxxxxxxx

    Eskisehir`de bir apartmanin onu: `Buraya gunduz cop dokmek yasaktir. Gece de
    yasaktir!`

    Tekirdag`da bir evin duvari: `Sayin Afyonlular! Cekirdekleri ve copleri
    evinizde de mi yerlere atiyorsunuz?

    Istanbul - Buyukdere: `Cop atma agir konusurum`

    Istanbul - Kasimpasa: `Buraya cop atan Allah katinda cezalandirilacaktir`

    Antalya`da bir evin duvari: `Buraya cop doken gevsektir`

    Eskisehir otogari yakinlarindaki bir duvar: `Arsaya cop atani severim`

    Kayseri - Soganli`da bir evin duvari: `Cop dokmek yasaktir. Bir daha
    olmasin!`
    August 05

    şirin köpek ne derseniz yapıyor..

    Ekrandaki sirin kopege komutlari ingilizce yazmaniz gerek...

     
    type in a command  - sit, roll over, stand, bark,  etc.

    Make sure you type in "Kiss" too, but do it last.

     
     
    July 31

    ***HANGI MEVSIM KADINISINIZ?***

    Dort mevsim var. Ama kendinizi sadece bir mevsimde daha mutlu, huzurlu ve canli hissediyorsunuz. Cunku siz, o mevsimin kadinisiniz.

    Kimimiz gunes gokyuzunde yerini aldiginda kabimiza sigamayiz. Kimimiz ise huznuyle sonbahara asigiz. Ilkbaharda Nisan yagmurlari altinda islanmaktan zevk aliriz.

    Ya da yeryuzunu beyazlarla orten kisi severiz. Siz de ait oldugunuz mevsimi belirleyerek, kendinize uygun olan makyaj stillerini uygulayin...


    KIS KADINI DINAMIK...

    Kendinizi kisin mutlu ve dinamik hisseden kis kadini icin duz saclar, topuzlar, orguler en uygun modeller.

    Fondotende bej tonlarini tercih edin. Allik icin pembe ve fusya, size gidecek en iyi renkler.

    Alliginizla dogru orantili bir ruj kullanin.

    Kiyafet seciminizde ise canli mavi, kirmizi, gri, fusya ve mor gibi renklerden vazgecmeyin.

    Sizin icin renk secimi kadar rahatlik da cok onemli. Cunku kis size huzuru ve mutlulugu cagristiriyor.



    YAZ KADINI SICAK...


    Sicak, cana yakin, masum...

    Tipki yaz mevsimi gibi!

    Bu tip kadinlara dalgali sac cok yakisir.

    Ozellikle de sacinin ve teninin rengine uygun yapilan bir rofle guzellige guzellik katar.

    Allikta pembeyi tercih edin.

    Ruj seciminde de canli pembe ve mercan tonlari.

    Kiyafetlerinizde pembe ve mavi renklerini kullanin

    . Cunku yaz size mutluluk ve canlilik verdigi gibi, icinizi de isitiyor...




    SONBAHAR KADINI KARAMSAR,...


    Huznu ve karamsarligi ifade eden sonbahar kadini icin bukleli, luleli sac stilleri cok uygun.

    Makyajda; bej, dore tonlari gibi ten renginize yakin saydam renklerde sececeginiz bir fondoten kullanin.

    Alliginizi kizil kahve ve somon renklerinden secin.

    Kiyafetlerinizde ise koyu yesiller, kirmizilar, turuncular, petrol ve pas rengi size en cok yakisacak renklerdir.




    ILKBAHAR KADINI IDDIALI...

    Bu mevsimin kadinlari iddiali guzellikleriyle dikkati ceker.

    Sac renginde kullu renklerden ve koyu kestane tonlarindan kacinmalisiniz.

    Erkeksi kesimler ya da dogal gorunumlu ve hareketli saclar sizin icin en uygunu.

    Fondotende sac ve ten renginizi gozardi etmeyin.

    Allik ve rujda koyu tonlari tercih etmelisiniz.

    Kiyafetlerinizde turuncu ve kayisi renkleri ideal secim.
     

    Asik mi, hayran mi, dost mu?


     Onun size hangi duygularla yaklastigini merak ediyorsaniz testimizi cozun! 
     

    Siz onun icin deli oluyorsunuz. Bir sevgili olarak ondan baskasini dusunmuyorsunuz. Ancak ya o sizin gibi dusunmuyor ve sizi sadece arkadas olarak goruyorsa. Begendiginiz erkegin size hangi duygularla yaklastigini merak ediyorsaniz bu testi mutlaka cozun...
     
    1- Onunla, senin icin dogru erkek hakkinda konustugunuzda. ..
    A. Senden gozlerini kacirir.
    B. "Onu once ben begenmeliyim" der.
    C. Sakaci tavirla "Bence fazla uzakta arama" der.
     
    2- En sevdigin gomlegini ve yeni etegini hafta sonu gezmeniz icin giydin ve karsisina ciktin. Ne der?
    A. "N'aber?"
    B. "Biri alisverise cikmis galiba..."
    C. "Hey, cok seksi olmussun..."
     
    3- Beyaz suveterinin uzerine ketcap dokuldu. O;
    A. Senin icin avuc dolusu pecete bulup getirir.
    B. "Sakarligini bile seviyorum" der.
    C. Sana kendi tisortunu vermeyi onerir.
     
    4- Gecen dogum gununde sana ne hediye almisti?
    A. Eglenceli bir kart.
    B. Almayi cok istedigin bir CD.
    C. Koca bir buket sari gul. (En sevdigin cicektir bu arada!)
     
    5- Onunla birlikte oturmus televizyon izliyorsunuz. Nasil durur?
    A. Senin onunde, yere uzanarak izler.
    B. Kanepenin bir ucunda o, diger ucunda sen, ayaklarinizi uzatirsiniz.
    C. Senin yaninda oturarak izler.
     
    6- Senden onun icin bir iyilik yapmani istiyor!
    A. "Beni en yakin arkadasinla tanistirsana! "
    B. "Annem icin bir hediye secmeme yardim eder misin?"
    C. "Sirtim yandi da, azicik krem surer misin?"
     
    A'lar cogunluktaysa: Gercek bir dost
    Gorunurde bir sey yok. Seni sadece bir arkadas olarak goruyor, bir sevgili gibi degil. Dolasmaya ciktigi, bowling oynamaya gittigi diger arkadaslari gibi sen de onun icin ozel ve iyi bir arkadassin ama dedigimiz gibi sadece arkadas. Aslinda bu harika olabilir ve her ikiniz de bunun icin sansli oldugunuzu anlayip tadini cikarabilirsiniz. Belki onunla yakin kiz arkadaslarinla paylasamadigin seyleri paylasabilir ve bir kizla bir erkek cok yakin arkadas olamazlar' kuralini da yikmis olursun.
     
    B'ler cogunluktaysa: Sana hayran
    Seni gercekten umursuyor. Aslina bakarsan iliskiniz daha romantik bir iliskiye donebilir. Ancak o senin onun hakkinda ne dusundugunu tahmin edemedigi icin acilma konusunda endiseli olabilir. Eger onu sadece bir arkadas olarak goruyorsan, rahat ol ve iliskinizi aynen devam ettir. Aranizda duygusal bir seyler olabilecegi sinyallerini gonderme. Ama sen de ona karsi bos degilsen, biraz daha acik ve hoslandigini belli edecek sekilde davranirsan, 'biz' olabilirsiniz.
     
    C'ler cogunluktaysa: Abayi yakmis!
    Senin icin yanip tutusuyor. Eger sen de ondan hoslaniyorsan bunu ona kesinlikle aciklamalisin. Ama onu erkek kardesin gibi goruyorsan, onu asla bir sevgili olarak gormedigine dair sinyaller gonder. Ama senin davranislarindan bunu anlamiyor ve yakinlasmaya calisiyorsa, acik ol. Ona 'Sanirim arkadasliktan ote bir beklentin var ama ben Boyle dusunmuyorum. Arkadas kalalim ve bunun tadini cikaralim!' de. Eger incinirse, onu yalniz birak ve baskalarina odaklanabilmesi icin zaman ver.
     
    July 30

    IETT Soforlerinin Gulduren Sozleri...

    Yasli teyzenin biletini atmasina yardim ederken
    -sizin cam kenari mi koridor mu teyzecim?
    sorusunu sorarak tum yolculari kendisine hayran birakan sofor modeli...

    Elini kolunu israrla sallayip 10 b yi durduran teyze tam binecek gibiyken ;
    - 10 a gecti mi ,10 a ?
    sadece soru sormak icin durdurulduguna kopuren sofor cevabi patlatir;
    - bilemem annem, alfabeye gore kalkmiyoruz.

    Ziverbeyde, bir sali pazari gunu
    - evladim beni su durakta indirir misin?
    - teyzecim su an cok kalabalik, donuste indirsem...

    Duragi biraz gecince heyecanlanan velet sofore sorar:
    -amca nereye gidiyoruz?
    sofor(karadenizli)
    -gezeyruz.

    Sarhos iett soforu
    -dulululu(akbil sesi)
    -bizi sectiginiz icin tesekkur ederiz

    Iett'lerde bi ara para geciyordu. sofor akbil veriyodu basiliyodu.
    kalabalik otobuse yolcu binip parayi verdi. sofor akbili uzatti, arada yakin
    oldugu icin baska yolcu
    aldi.
    sofor: sen basma. ver o bassin zevkini ala ala.

    Kalabalik otobuste,arka kapidan girmis bir vatandas akbilini basilmasi icin
    en one gonderir ama geri
    gelmez,dayanamaz seslenir:
    -kaptan akbilim gelmedi!!
    -cok mu ozledin cicim??

    otobuse binen amca;
    - bilibilisi olan var mi?
    herkes saskin.amca;
    -hani dululut yapioyaa?(akbil)
    alinti 
    July 14

    bakırkoy ruh ve sınır hastalıkları hastanesı:-(

    Telefon sapiklari is basinda... Sinyal sesinden sonra 9'a basin!

    * Iyi gunler, Bakirkoy Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesi'ni aradiginiz
    icin tesekkurler. For English please dial something else...
    * Eger takintilariniz varsa devamli olarak 1'e basin.
    * Eger cok kisilikli iseniz 2, 3 ve 4'e basin.
    * Eger travma sonrasi sinir bozuklugundan sIkayetciyseniz, 5'e basin ama
    cooook yaaavaaaas ve diiiikkaaaaatliiiiiiiceeeee.
    * Eger ikilemlerden sIkayetciyseniz, 6'ya basin. Simdi 9'a basin, simdi
    6'ya basin ve simdi 9'a basin.
    * Eger kisa sureli hafiza kaybindan sIkayetciyseniz, 8'e basin, 8'e basin,
    8'e basin, 8'e basin, 8'e basin, 8'e basin.
    * Eger sizofreni sIkayetiniz varsa dikkatlice dinleyin. KisIk bir ses size
    hangi numaraya basmaniz gerektigini soyleyecektir.
    * Eger sinir bozuklugundan sIkayetciyseniz, musteri temsilcisi cevap
    verene kadar diez tusuna basarak oyalanin.
    * Eger uyusturucu ya da alkol bagimlisiysaniz, birinden sizin yerinize
    yildiz tusuna basmasini rica edin.
    * Eger depresyondan sIkayetciyseniz, tusa basmaya zahmet etmeyin. Size
    zaten kimse yardim edemez.
    * Eger paranoyaksaniz, hicbir tusa basmaniza gerek yok... Kim oldugunuzu,
    ne istediginizi ve size nasil ulasabilecegimizi biliyoruz.
    * Eger asagilik kompleksiniz varsa, lutfen telefonu kapatin, cunku tum
    operatorlerimiz su anda mesgul ve hicbiri size zaman ayiramaz.

    kocasını unutan kadın:)

    *Aay ay ay, sofor bey durun lutfen, kocami unuttuk!!!
    Mola yerinden kalkali iki saat oldugundan, rahatsiz koltuklarda zar zor
    uyuma pozisyonunu denk getirmis yolcular, birdenbire bu feryatla uyandilar.

    Muavin:
    -Nooldu abla?
    -Ay, kocam kaldi ...
    -Nerde kaldi abla?
    -Mola yerinde..
    -Abla, gozunu seveyim, yeni mi aklina geldi? Mola yerinden kalkali neredeyse
    iki saat oldu, 150 kilometre yol geldik.
    -Ne bileyim ayol, daldirmisim iste..Hadi donelim.

    Kadin telâs ve panik icinde aglamayla karisIk derdini muavine anlatmaya ve
    daha da ilginci, otobusu geri cevirmek suretiyle derdine care bulmaya
    calismaktadir. Yolcular yeni yeni olaya uyanmaya baslamis, sofor ise tamamen
    aptallasmis durumdadir.

    Muavin:
    - Ya abla, sen cildirdin mi? Koca otobus iki saatlik yola senin kocan icin
    geri doner mi?
    - Aaa, ustume iyilik saglik... Iki saatlik yol icin 20 yillik kocami
    bosayacak degilim ya..Tabi doneceksiniz..

    Olay, kadinin bu cikisiyla yeni bir seyir kazanmaya baslamistir. Donus
    konusundaki teklifini israr haline getirmis, bir de buna aile faciasi boyutu
    katmistir. Karsi koltuktaki adamdan olaya mudahale gelir:
    - Hanim, adam 2 saattir yaninda yok da sen yeni mi uyaniyorsun? Bu adam 20
    sene seni nasil bosamamis hayret valla...
    - Aaa sana ne be terbiyesiz? Sen kendi karina bak!!
    -Ne varmis benim karimda!
    -Karinda ne var bilmiyorum da suradaki herifte bir seyler var galiba...Yola
    ciktiktan beri gozuyle yiyecek adami!!
    -Ciyaak!!!

    Bu feryat sesi, hem adamdan hem karisindan gelmektedir. Ortalik karismis,
    yolda unutulan koca, kendisininki yetmiyormus gibi yeni aile facialarina da
    yol acmaya baslamistir. Muavin araya girmis, ortalik biraz sakinlesmeye
    baslamistir. Kocasini unutan kadin aglamaklidir...

    -Ee, benim kocam noolcak simdi?
    Sofor:
    -Meraklanma abla. Ben simdi arabanin telefonundan bir sonraki otobusu
    ararim.Yolda gelirken alir. Enistenin adi neydi?
    -Hicabi..

    On tarafta oturan sarisin bir hanim:
    -Hahaayt..Ayol Hicabi diye koca mi olur.. Hazir birakmisken hic alma bence!

    Bu yorum herkesi kahkahaya bogmustur bir anda. Sofor dahil herkes
    gulmektedir. Kadinin aglamasi ise daha bir artmistir.

    -Uhuu. Sen ac da bi tarafina gul bana gulecegine. En azindan senin gibi evde
    kalmadik.
    Ondeki kadinin yuzu, saciyla ayni renge burunmustur:
    -Hiih..Beni ne doktorlar ne muhendisler istedi de...
    -Tabi tabi... Memleketin doktorunun, muhendisinin isi gucu yok da senin gibi
    boya kupune mi talip olacak ??

    Yolcular kahkahalarla gulerken bir yandan da hanimlari ayirmaya
    calismaktadir. Sofor, arac telefonundan bir sonraki servisin soforunu arar:
    -Alo Hidayet Abi? Benim abi, Rauf... Ne taraftasin abi, emanetimiz vardi
    sana? Bolu tesislerinde bi yolcumuz kaldi da abi... Haklisin abi, iki saat
    oldu ama karisi da yeni uyandi valla...Ne? Hehe...Ne biliim abi, mola
    yerinden ciktik iste, iki saat falan olmustu. Kadin birden viyaklamaya
    basladi, Hicabisi yolda kalmis... Abisi diil Hicabisi... Kocasinin adi
    Hicabi'ymis...Oyle deme abi, demin de bi bayan yolcu ayni seyi soylediydi
    zor aldik elinden... Hehe... Abi, neyse, sen simdi sakin unutma, Bolu
    tesislerine gelince orda don paca takilan bi Hicabi abimiz var, kap gel...
    Oldu mu abisi?.. Aman sakin unutma, yengenin 20 yillik kocasiymis, cok
    lazimli bi alet yani... Nihoohaaa... Buyur? ..Ne biliim abi, biz de soyledik
    zaten... Hatta dedik ki "Abla onun miadi dolmustur, sana yenisini aliriz,"
    diye... Efendim abi?.. Ho? Sen de mi 20 yillik evlisin?.. Pardon
    abi...Hehe... Neyse, sen yine de yengeyle yola cikma abi... Noolur, noolmaz
    diyorum... Yapma abi bak... Kufretme yolcularin yaninda, ayip oluyo... Tamam
    abi, ben de seni optum... Bir sonraki mola yerinde bekliyorum, Hicabi abi'yi
    de kap gel.. Hurmetler abi....

    -Aaah ah..Nerdee eski hanimlar?
    Arka taraflardan gelen yasli bir ses, bir sureligine kapanmis konuyu tekrar
    acar gibiydi. Yolcularin zaten uykusu kacmis, kaptan, tingir mingir
    makaminda bir muzik koymus teybe, mor ic lambalarinin isigi altinda Hisar
    Pavyon havasinda ilerlemektedir otobus.

    -Noolmus eski hanimlara bey amca?
    -Rahmetli oldular tabi, noolcak..
    -Yok yani, neden andin onlari simdi onu sordum?
    -Eskiden hanimlar beylerinin uzerlerine titrerdi. Degil yolda unutmak, af
    buyurun ic camasirlarini bile utulerdi. Simdi nerdeee..
    -Yaptik da ne hayir gorduk ayol.

    Hem sert hem sitemkâr bir tonda cikan bu sese dondu butun baslar. 50'li
    yaslarda bir hanimdi konusan.

    - Senin eski hanimlarin yaptigini ben yaptim da nooldu bey amca? 30 yil evli
    kaldik, corabini bile utuledim, her Allah'in sabahi kahvaltisini hazir
    ettim, yerinden kaldirip masadan su aldirmadim, uc cocugunu buyuttum de
    nooldu ?? Yasimiz elliyi bulunca beyimiz sanki genclesti. Onceleri
    onemsemedim. Sonra bir de baktim ki, oohooo 9 numaradaki sendul hanimla sen
    geceler geciyormus da haberimiz yokmus.

    Aciyan gozler cevrilmistir kadinin uzerine. Cesaret alip, Hicabi'nin
    karisina doner:
    -Kizim sen de o kadar mizmizlanma. Hepsi boyle bunlarin.. Birak biraz
    yollarda surunsun, kiymetini anlasin. Yoksa benim gibi 50 yasindan sonra
    esekten dusmus gibi olursun.
    -Yok canim benim Hicabi'm yapmaz oyle sey...
    -Hehe ben de oyle diyordum. "Murteza, efendi adamdir, namuslu adamdir" der,
    baska bir sey demezdim. Sonra gorduk beyefendinin marifetlerini...

    Muavin:
    -Ya ablalar, hani kusura bakmayin, gecmis olsun falan ama sanki sizinkilerin
    arizasi isimlerinden belli gibi.. Baksana birisi Murteza, birisi
    Hicabi..Soyle adam gibi Ali, Mehmet falan olsa, sorun olmayacak gibi
    sanki...
    -Aaa, benim Hicabi'min ne arizasi varmis ayol?
    -Yok hani simdiye kadar bir yanlisini gormedik ama bu ablanin tecrubelerine
    bakarsak, hani diyorum ileride - Allah gostermesin- bir durum olursa diye..
    En iyisi simdiden ismini degistirmek.
    -Sen gec dalgani, gec.. diye lafa tekrar girdi, Murteza'sini 9 numaraya
    kaptiran kadin:
    -Zaten siz erkekler alayiniz boylesiniz. Kadini yillarca kullanir, bir
    kenara atar, ondan sonra da uzerine espri yaparsiniz.
    -Yok abla oyle demek istemedim. Bizimkisi bos bogazlik yani..
    -Hadi oradan sunepe! Biraz da sertlik gorunce hemen boyle yelkenleri
    indirirsiniz zaten.

    -Yapmayin ablalar, diye soze karisti bu sefer askerden tezkeresini almis,
    yesil asker torbasindan baska esyasi olmayan bir genc.
    -Bu kadar da degildir. Herkes bir degil ki sonra... Bak mesela ben
    hayirlisiyla tezkeremi aldim, Nurcan'ima gidiyorum. Allah izin verirse
    yakinda evlenecegiz..Ondan baskasini gozum goremez benim.
    Murteza'ninki:
    -Tabi yavrum, en iyi ihtimalle 10 yil gozun kimseyi gormez. Ondan sonra
    birdenbire dunya uzerindeki kadin nufusu artmis gibi gelir sana..
    -Kusura bakmayin da kabahat sizde hanimlar.
    Sesin sahibi sen sakrak, 35'li yaslarda, vucuduna bayagi bir yatirim yapmis
    oldugu her halinden belli olan bir hanimdir.
    -Kabahat sizde ayol.. Erkek dedigin ayakkabi gibidir. Kullanip atacaksin.
    Yasli amca:
    -Yok deve! Hangi ayakkabi sizin icin gecesini gunduzunu feda edip yillarca
    calisip durur?
    -Hah iste, baska bir numaraniz yok zaten.. Ne zaman sIkissaniz bu...Gece
    gunduz calisiyoruz. Birakin onu da biz yapalim bari...
    Dertli bir ses:
    -Yapiyoruz da ne oluyor ki...

    Butun baslar sesin geldigi yone dondu ama sesin sahibi, butun baslara
    donmedi. Bos bakiyordu onune... Insanlarin kendisine baktiginin ve
    cumlesinin devamini beklediginin farkina vardi. Bir anlik kararsizlik
    sonrasinda agir agir dokulmeye basladi cumleler, agzindan... 40 yaslarinda,
    kendini hayattan erken emekli etmis bir hali vardi:

    - O kadar sevmistim ki... It gibi kostum pesinden. Once vermediler. Isimi
    begenmediler, parami begenmediler. Ona sordum. "Beni istiyorsan yaparsin."
    dedi. Gunduz baska iste, gece baska iste calistim... Sonunda razi ettim ama
    istekleri bitmedi. O hayal kuruyordu, ben de hayallerini gerceklestirmek
    icin calisiyordum. Sizlanmaya hakkim da yoktu. "Madem seviyorsun yaparsin"..
    Hep bu... Seviyordum, yapiyordum... Sadece kendi evim icin calissam iyi.
    Kayinpeder ile kayinvalide icin de calisiyordum ustelik. Kayinvalidelerin
    evine camasir makinesi, bulasIk makinesi, evinde uydu anteni yok, onu da
    taktir. Butun bunlarin karsiliginda bir kez bile "aferin damat, aslan damat"
    olamadim. Tek sey duydum evliligim boyunca... "madem ki seviyorsun..."

    Tezkereciye donup:

    - Oglum deli olma, sevmenin borcunu odeyemezsin sen... deyip bitirdi dertli
    ses.

    Inceden bir huzun sardi herkesi. Kimse cesaret edip sonunu soramiyordu. Ama
    bir sonu oldugu belliydi.

    - Siz sormadan ben soyleyeyim... Murteza'nin Saziment versiyonu...Yalniz
    bizimkisi apartman disindan..
    - Yok ben daha fazla dayanamayacagim. Biliyordum abi ya. Asil sorun bu iste,
    diye cikisti muavin.

    Herkes yeni bir kesif olmus gibi yuzune bakti.

    - Abi diyorum bi saattir size. Bu isimlerde var bir anormallik. Senin
    yengenin ismi niye Ayse degil abicim ya? Deminden beri dinliyorum, isimlere
    bak.. Saziment, Murteza, Hicabi... Ne oluyorsa bu isimlerden oluyor.

    Tezkereci:
    - Abi, benim kizin adi Nurcan. Bir ariza cikar mi?
    - Cok bir tehlike yok gibi ama yine de tedbiri elden birakma.
    - Ay sacmalamayin ayol! diye cikisti 35'lik sen sakrak. "Isimle ne alâkasi
    var? Tamamen felsefe sorunu bu... Benim ayakkabi teoremine uysaniz boyle
    sorunlar olmayacak."
    - Abla sizin isim neydi?
    - ........

    Yolcular da meraklanmistir..

    - E hadi kizim?
    - Yok canim, ne demek istiyorsunuz yani?
    - Yapma evladim, sen de pek normal sayilmazsin yani!
    - Bana bak agzini topla ....
    Hicabi'ninki:
    - Ay ben de merak ettim, nedir isminiz?
    - Eee, sey...Ebru... (toobeeee nerde abudik gubudik insanlar var hepsinde
    benm isim ismimi deistircem valla )
    - Ee, seninki normalmis canim...
    - Ama kucuk bir ayrinti var... ehe.. gobek adim Fahrigul'mus...

    Otobus'te buyuk bir kahkaha kopmustur. Birden bire herkes havaya girmis,
    ayni bankada paralari batan insanlarin garip dayanismasi gibi bir
    dayanismaya girismislerdir. Herkes birbirine ismini sormakta, uzerine
    espriler patlamaktadir.

    Sofor telefona sarilir:
    - Alo, Hidayet abi... Abi, Hidayet senin gercek adin di mi?... hehe, bittin
    abi sen Girgir samata gidilmektedir, Hicabi'siz ve kirik kalpli yolculara
    sahip otobuste. Servis yapilmis, eldeki iceceklerle sohbet surmektedir.

    Yasli amca lafa dalar:
    - Valla siz gencler yine iyisiniz. Ben evlenecegim hanimi ilk kez nisanimda
    gormustum.
    Tezkereci:
    - Nasil yani amca? Istemeye gitmemis miydiniz?
    - Nerede evladim o gunler... Istanbul'da calisiyorum o zamanlar. Guya para
    biriktirip evlenmek icin ana babamin karsisina cikacagim. Durup dururken
    mektup geldi. "Cabuk koye gel, nisanlaniyorsun" diye yazmislar. Apar topar
    koye gittim ki her sey olmus bitmis, nisan hazirliklari bile baslamis.

    35'lik Fahrigul:
    - Aaa ustume iyilik saglik..Nerden bulmuslar kizi?
    - Ayakkabicidan...
    Amcanin bu esprisine dehsetli bir kahkahayla destek verdi yolcular. Fahrigul
    de katildi..

    Murtezaninki:
    - E peki hic tasalanmadin mi amca, ya begenmezsem falan diye?
    - Tasalanmam mi evlâdim? Koyun butun kizlarini gozumun onunde canlandirip en
    kotusune gore kendimi alistirmaya basladim... Ettigim dualarin, okudugum
    surelerin sayisini hatirlamiyorum..

    Dertli ses:
    - Ee nasil cikti peki?
    - Manavin kiziydi. Ust taraflar iyiydi ama alta curukleri sokusturmus inek!!


    Ikinci bir kahkaha tufani koptu otobuste. Hicabi, farkinda olmadan muthis
    bir sohbet acmis ama kendisi kacirmisti..

    - Ay valla onu bunu bilmem de, su erkeklerin kiz istemeye geldiklerindeki
    halleri pek bi komik oluyor ayol., diye lafa daldi, uzun suredir
    sessizligini koruyan on taraftaki sarisin hanim..

    Hicabininki:
    - Ay sen nereden bileceksin ki?
    - Ayol dedik ya ne doktorlar ne muhendisler istedi diye...
    - ???
    - Ay bir keresinde komsumuzun yegeni talip oldu bana... Taptaze bir doktor.
    Aman nasil da heyecanli... Istemeye gelmisler. Annem sIki sIki tembihledi
    "Kizim eger oglani begenirsen kahvesini bolca, asiri sekerli yaparsin. Yok
    eger begenmezsen bas icine tuzu gitsin" diye..

    Herkeste komik bir merak uyanmisti.

    35'lik:
    - Begendin mi bari?
    - Begendim, begendim... pek bir mahcup, sirin bir seydi... Ben de kahvesine
    bastim sekeri dibine kadar... Hazirladim...
    -Eee..nooldu?
    - Noolacak, o densiz geveze babasi oglanin alacagi kahveyi almaz mi?Meger
    alis sirasini hesaplamamisim... Adam kahveden bir yudum aldi ve soyle
    arkasina bir yaslanip "oooh, bal gibi masallah" demez mi? O gece babamdan
    yedigim sopayi hicbir zaman yememistim..Vay efendim ben nasil boyle istekli
    olurmusum... Adam yakinda benim kocam olacak dediysem de dinletemedim...
    Cikolatayi geri gonderdik...

    Otobusteki sicak hava devam etmektedir...

    Tezkereci:
    - Peki hic tuz bastigin olmadi mi?
    - Olmaz mi? Elektrik muhendisinin birine bastim tuzu. Ama ben ne bileyim ne
    olacagini... Sekerli gibi rahat rahat icecek sandimdi. Adam tuzlu kahveden
    bir yudum alir almaz "puuuu" diye ortaliga tukurmesin mi?Meger tuzu fazla
    kacirmisim. Hafif tadimlik olacakmis. Yedik yine sopayi.
    - Ayol o da bir sey mi? Benim Hicabi'm beni istemeye geldiginde bizim
    muslugu tamir etmek zorunda kalmisti!!
    "Yuuuh, yok artik" dermis gibi bakti butun baslar.
    - Valla ayol. Bizim mutfak salona yakindir biraz. Tam iceride sohbet
    ediliyor birden musluk damlama sesi geldi. Benim Hicabim de saf saf "contasi
    bozulmus galiba" deyiverdi.. Sen misin diyen? Rahmetli babam "Ee hadi kalk
    da yap o zaman. Bakalim becerikli misin, ben musluk contasi degistirmeyen
    adama kiz vermem" diye tutturdu. Garibim, o takim elbiseli, iki dirhem bir
    cekirdek haliyle tamir edivermisti muslugu...

    Tezkereci:
    - Yav nereden bindim bu otobuse... Ne guzel evlenecektim ben Nurcan'imla.
    - Simdi evlenmeyecek misin yani delikanli? diye sordu yasli amca.
    - Ne bileyim, bu duyduklarimdan sonra huylandim simdi?
    - Uzulme yakisIkli, senin de gonlunun prensesi vardir. Dertlesmek falan
    istersen telefonumu vereyim bak sana? dedi 35'lik..

    Murtezaninki:
    - Kizim o senin ayagina uymaz, daha buyuk bir numara bul kendine...
    - Abla ayip oluyor ama...
    - Sen demedin mi kizim, ayakkabi gibidirler diye?.. Bak, 9 numaradaki hanim
    da benim Murteza'mi gecirdi ayagina gezip duruyor hala...
    ...................
    Cok keyifli, bol kahkahaliydi yolculuk... Soforun de nesesi yerine gelmisti,
    uykusu acilmisti..
    Ama kamyoncunun acilmamisti...
    Hicabi, sanssiz bir adamdi...*

    Erkek erkege mutfak muhabbetı..pilav

    Öğlen yediğim pilavın tadını hiç beğenmedim. Yalnız tadı değil kıvamı da çok kötüydü. O halde bu iş nasıl yapılıyor diye yazayım, herkes bu engin bilgilerimden faydalansın istedim.


    Efendim, pilav yapmanın 4 aşaması vardır: ayıklama, ıslatma, pişirme, demleme. Bu aşamalardan önce biraz ana maddemiz olan pirinçten bahsetmek istiyorum.


    Beyler, marketten alış veriş yaparken paketlerin üzerini okuma alışkanlığınız yoksa bile pirinç alırken mutlaka okuyun. Bu pirinç denen nimetin benim sayabildiğim kadarıyla 17.543 çeşidi var. Marketlerde en fazla 10-15 tip bulunuyor ama olsun : Baldo, lüks baldo, kırık, çıkık, yaseminli, jasminli( ukalalar) , öz hakiki baldo, pilavlık, dolmalık, çorbalık, salatalık, kepekli, glutenli, gluteni alınmış, gluteni alınıp sora yeniden koyulmuş, nişastası hafifletilmiş, ayıklanmış, ayıklanmamış, ayıklayacak çocuk gelmediği için üzerinde ayıklanmış yazmasına rağmen paketin üzerinden taşları görünen.......


    Hangisini seçmeniz gerektiğine siz karar verin, ben lüks baldo deneni kullanıyorum kendim alıyorsam. Önemli olan hangisini seçmişseniz bir daha hep onu almak. Çünkü bu pirinçlerin her birinin ayrı huyu var ve bütün tarifler bir yana, onu zamanla öğrenip doğru tadı buluyorsunuz.


    "Kendim alıyorsam" dedim ya, bizim bir yerlerde bir tanıdıklarımız varmış, onlar , sağ olsunlar, bize çuvalla gönderirler pirinci. Annem de yarım çuvalı bana verir. (Sanıyorum Çinli bu tanıdıklar. ) Dolayısıyla benim pirincin cinsi "annemin pirinci". Tarifleri buna göre vereceğim.


    Bir de, Tosya ( Kastamonu'nun mis gibi çeltik kokan bir ilçesi) denen yerden geçiyorsanız, yol kenarında pirinç satanlara denk gelirsiniz. Oralarda durup pirinç alacaksanız sakın muhabbet etmeyin, pirinçlerin adını sormayın, gözünüze kestirdiğinizden alın ve yola devam edin. Zira inanılmaz şirin Kastamonu şivesiyle size pirinçleri anlatmaya başlayan o teyze ve amcalar hayatınızın geri kalanında fobi geliştirerek pirinçten korkmanıza neden olabilirler : "Sarıkız da alabülü, kılçıklı da. Hepisinde az az verem, hepisi ayrı gözel. Aha buna suyu az koya, buna yarım koya, aha buna bibıçık koya ama kavurmaya. Bunu daşı oğmaz, bunda olu, ayıklamadan yüme. Ba bundan da vere isteğsen. Neççen sen, dolma diysen bununki güzel olu, pilav diye aha bu." Anaaa, bizim bildiğimiz pirinç Tosya'da destan olmuş da haberümüz olmamuş . Beni dinleyin hemen "götün götün gaçıverü" oradan. J


    Neyse efendim. Pirincimizi seçtik artık. Başlayalım pilavımızı yapmaya.


    İlk aşama ayıklamadır dedik. Malum "pirincin taşı" olur. Bu taştan bir şey olmaz diyenler, samimi bir diş hekiminiz yoksa sözümü dinleyin, mutlaka ayıklayın. Bu ayıklama işi için genişçe bir tepsi kullanılıyor. Bir su bardağına pirinç doldurun ve bunu tepsinin bir kenarına tepeleme yığın. Tepsiyi alıp aydınlık bir yere gidin. Oturup tepsiyi dizinize koyun ve o tepeden ellerinizle pirinçleri yaya yaya tepsinin boş olan kısmına doğru çekin. O sırada taşları bulun ve alıp tablaya atın. Pirinçlerin arasında gördüğünüz kahve tanesi, uzaktan kumanda tuşu, kırmızı kalp gibi nesneler muhtemelen tepsinizin desenleridir, heyecanlanmayın. Koyu ve düz renkli zemini olan bir tepsi bu iş için en idealidir.


    "Yok aydınlık yer, yok dizimize koyalım ne yahu bunlar. Ben ayaküstü beş dakkada ayıklarım onu" diyen sevgili hemcinslerim, istediğiniz bütün yöntemleri deneyin. En sonunda varacağınız nokta benin tarif ettiğim olacaktır :)


    Ayıklama işi bitince pilav yapımının en ciddi ve en beceri isteyen yerine gelinir : "pirinçleri tepsiden ıslatacağınız kaba boşaltmak". Hanımların "pıt" diye yaptığı bu işlem biz erkekler için tam biz zulümdür. O koskoca tepsiden, o kaba o pirinçler bir türlü geçmek istemezler. Tezgahın üstünü ve yeri tercih ederler genellikle. Bu işlemi tamamladıktan sonra ilk başladığınızın yarısından daha fazla pirinciniz varsa başarılı olmuşsunuz demektir.


    Pirinçleri kaba aldınız. Onları iyice yıkamanız lazım. Pirinç zor yıkanır. Kabı defalarca suyla doldurup boşaltmanız ve pirinci bir kaç defa suda bekletmeniz gerekir. Günümüzde büyük şehirlerde bahsedilen su sıkıntısında pirincin ciddi bir yeri vardır. İster inanın ister inanmayın.


    Yıkandığına kanaat getirdiğiniz pirinci şimdi "ılık" suda biraz bekletmeniz gerekir. Bu sırada suya bir çay kaşığı da tuz atmalısınız. Bu bekleme süresi pirincin cinsine göre değişecektir. Ben fazla acele ettiğim zamanlarda 20 dakika kadar, zamanım varsa 1 saat kadar bekletiyorum. Su ılık derler ama soğuk da olur. Yeter ki sıcak olmasın, o zaman pişiyor çünkü.


    Islatma aşamasından sonra artık pişirme bölümüne geldik. Ayıklanan ve ıslanan pirincimizin ıslatma suyunu döküyor, bir kaç kez daha yıkadıktan sonra :


    1. tencereye alıp 10-15 dakika kavurur, yağ,tuz ve su ilave eder

    2. tencereye su, tuz ve yağ ilave koyup, sonra pirinci üzerine ekler

    3. tencereye yağ koyar, pirinci yağla iyice kavurur üzerine tuz ve su ilave eder

    4. tencereye su koyar, su kaynayınca pirinci, yağı ve tuzu ekler


    sonra kapağını kapatarak, kısık ateşte, suyunu çekinceye kadar pişiririz.


    Yukarıdaki 4 çeşit ve annenizden duymuş olabileceğiniz birkaç çeşit daha pilavın farklı pişirilme yöntemlerinden biridir. Sonuçlar arasında ciddi farklılıklar olduğunu söyleyemeyeceğim. Tabi pirinçleri kavurduğunuzda renkleri siyaha dönmüş ve bir kısmı da patlamışsa bilemem :)


    "Annem yaptığında da arada koyu renkli pirinçler oluyordu ama" diyenler, onlar şehriye ;)


    Tavuk ya da et suyu kullanacaksanız haricen başka yağ koymayınız.


    Burada önemli olan koyacağınız su miktarı. Pilavla ilgili yapılan muhabbetleri uzaktan dinleyenler matematikçiler ya da bahisçiler aralarında bir konu tartışıyorlar sanabilirler, zira "bireiki, birebirbuçuk, önce bireiki koyup sonra yarım daha ilave ettim" gibi sözler sık kullanılır. Burada bahsedilen ne kadar pirincin ne kadar suyla pişirileceğidir. En genel kavram "1 bardak pirince 2 bardak su" olanıdır. Tabi burada sizin tepsiden kaba ve kaptan tencereye aktarmayı başarabildiğiniz kadar pirincin oranından bahsediliyor. Ona göre 2 katı kadar su koyacaksınız.


    Bu oranın gerçek olanı zaman içinde kullandığınız pirince göre sizin tarafınızdan öğrenilecektir. Hatta suyu az gelen pilava su ekleme ( pişmiş aşa su katma) tekniklerini de öğreneceksiniz zamanla. Güzel pilavın sırrı ona zaman ayırmakta ve önceleri çok kötü pilavlar yemekte :)


    Pirinciniz suyunu çektiğini kaşıkla şöyle bir karıştırarak anlayabilirsiniz. Ocağın altı kısık olduğu için bu su çekme yaklaşık olarak 20 dakika sürecektir. Ocağın altını çok açarsanız su daha çabuk çeker ama pilav pişmez. Arada tahta kaşıkla biraz tadına bakıp istediğiniz gibi olup olmadığını kontrol edin. Size pişmiş geliyor ( muhtemelen yanılıyorsunuzdur ama olsun) ve hala suyu varsa kapağı ve ocağın altını biraz açıp kalan suyu daha çabuk buharlaştırabilirsiniz.


    "Neden tahta kaşık kardeşim ben metal yemek kaşığıyla bakacağım" diyorsanız "bakın o zaman" derim. Bakınca neden tahta kaşık dediğimi anlarsınız. (bkz : yanıkta acil yardım)


    Pilavınızın suyunu yeterince çektiğine ve olduğuna kanaat getirince altını kapatıyoruz. Burada demleme aşaması başlayacaktır.


    Demleme dediğimiz "pilavın içindeki buharın , pilav sıcaklığını kaybetmeden, yoğunlaştırılarak pilavdan uzaklaştırılması tekniği"dir. Yani "temiz bir bez ya da bir kağıt havluyu tencerenin ağzına koyup kapağı kapatın, 15 dakika bekleyin" demektir.


    Benim pilav için ayrı havlum var valla, sizi bilemem.


    İyi bir pilavda pirinç taneleri normal hallerinde tek tek durmalıdırlar. Kaşığı ( çatalla yiyenler de varmış) daldırdığınızda taneler serbest salınımla kaşıktaki yerlerine karar veriyor ve bazıları nazikçe tabağa geri düşebiliyorsa bu iyi bir pilavdır.


    Kaşığı daldırdığınızda, taneler kaşığın aralarına girmesine izin vermiyorsa, kaşığı kaldırırken tabak da birlikte geliyorsa, ağzınıza attığınız kısımdan kaşık geri çıkmıyorsa, ağzınızda çiğnediğiniz nesne ilkokul 4. sınıfta öğretmen sizi yakaladığında korkudan çiğnediğiniz kopya notlarınızdan daha kötüyse, pilavı bıçakla keserek yemeniz gerekiyorsa, pilav, pilav olmamış demektir.


    Burada kendi ürettiğim bir özlü sözü sizlerle paylaşmak isterim :"Çok su lapa, az su lata"


    Şimdi beyler; oturdunuz yiyorsunuz, tadı gayet güzel olmuş, mutfak zemininde 70 ve mutfaktan oturduğunuz yere kadar olan mesafede sizi takip eden 30 taneden daha az pirinç var; kendinizi son derece başarılı ve hatta neredeyse Mengenli hissediyorsunuz. O halde son bir test, elinizi üzerinizdeki pantolonun cebine sokun, oradan pirinç çıktı mı, çıkmadı mı ? :)


    Cümleten afiyet olsun :)


    ( Beyler, sabah kalktığınızda yatakta bir kaç pirinç olacak; korkmayın. O normal :) )




    Ek : "Hanımlar için pilav tarifi"

    1. Pirinci ayıklayın

    2. Islatın

    3. 1e2 su, biraz tuz ve yağ

    4. Demleyin

    5. Afiyet olsun

    July 13

    Hangı sandelye

    Renkli kisiligiyle un yapmis bir felsefe hocasi, yilin son sinavini yapmak uzere sinifa girmis...Butun ogrenciler cok heyecanli, hepsi merakla sorulari bekliyorlar. Felsefe hocasi sinifa soyle bir bakmis, derken sandalyesini kaptigi gibi kursunun uzerine koymus..
    "ISTE 100 PUANLIK TEK SORU" demis..
     
    "BANA BU SANDALYENIN VAROLMADIGINI ISPAT EDIN"
    Herkes bir girismis yazmaya efendim hizli hizli yazanlar haril haril dusunenler derken, aralarindan biri kagida tek bir cumle yazmis sonra kalkmis hocasina vermis, ve sinavi bitirip cikmis....
    Sonuclar aciklandigi zaman bir bakmislar koca sinifta 100 uzerinden 100 alan tek kisi var, o da sinavi 2 dakikada bitirip cikan cocuk..!!!
    Peki acaba cocuga 100 puan getiren o tek cumle neymis????
    Cevap kagida sadece sunu yazmis:

    "HANGI SANDALYE?"
     
    July 08

    EVLILIKLE ILGILI GUZEL SOZLER

    Karinizi araklayan adama verebileceginiz en buyuk ceza, "sende kalsin" demektir.
    Sacha Guitry

    Evlendikten sonra erkek ve kadin, yazi-tura gibidir; asla yuz yuze gelmezler, ancak hep beraberdirler.
    Hemant Joshi

    Her durumda evlenin. Iyi bir esiniz olursa mutlu olursunuz. Esiniz kotu olursa filozof olursunuz..Socrates

    Kadinlar bize her zaman buyuk hedefler gosterir, ve onlara ulasmamizi engeller.
    Dumas

    Hic yanitlayamadigim en buyuk soru su olagelmistir: "Bir kadin ne ister?"
    Sigmund Freud

    Karima bazi sozler etmisimdir, o da bana bazi paragraflarla cevap vermistir.
    Anonim

    Bazi kisiler uzun evliligimizin sirlarini sorarlar;. Biz haftada iki kez restorana gideriz. Biraz mum isigi, aksam yemegi, hafif muzik ve dans... O sali gunleri gider, ben cuma."
    Henny Youngman

    Terorizm beni hic endiselendirmez. Iki yildir evliyim.
    Sam Kinison

    Fon transferi icin elektronik bankaciliktan hizli tek yol vardir ve buna evlilik adi verilir.
    James Holt McGavran

    Her iki karimla da talihim kotu gitti. Birincisi beni terketti, ikincisi terketmedi.
    Patrick Murray

    Evliliginizi iyi goturmek istiyorsaniz, O hatali oldugunuzda itiraf edin, SIZ hakli oldugunuzda susmayi bilin.
    Nash

    Karinizin dogum gununu unutmamanizin en iyi yontemi, bir kez unutmanizdir.
    Anonim
    Karimla ben 20 yil cok mutlu yasadik. Sonra da tanistik.
    Rodney Dangerfield

    Evlilik, kisinin dusmaniyla yattigi tek savas seklidir.
    Anonim

    Adamin biri evlenecek kadin aradigi ilanini verir. Ertesi gun ayni mesaji ileten yuzlerce mektup alir: "Benimkini alabilirsin".
    Anonim

    Birinci adam (iftiharla): "Benim karim bir melek!"
    Ikinci adam: "Cok sanslisin, benimki hala yasiyor"
    July 05

    KIZLARA ATILAN LAFLARA VERILEN CEVAPLAR...

    Ne kadar guzelsiniz
    - Biliyorum... Onun icin bu yasta evliyim
    - Pardon yenge

    mekan Haydarpasa:
    -pardon saati sorablir miyim?
    -surda kocaman yaziyor goremiyor musun?

    Adam kizin oturdugu masaya yaklasir yanindaki bos sandalyeyi tutar ve dil
    surcmek suretiyle..
    -Bos musunuz
    -Hayir arkayi besledik gor muyon mu?
    -Ben sandalye icin sormustum
    -Ben sizi yalniz birakayim o zaman

    Tanismak isteyen erkek kizin masasinda birsey arar gibi
    yapar.Kultaplasinikaldirir altina bakar vs.
    aranir da aranir.
    sonunda kiz dayanamaz ve sorar:
    - ne ariyorsunuz siz?
    - sizinle tanismak icin guzel bir bahane ariyordum, ama bulamadim
    - bunun uzerine benim "aaaaayy cok tatlisinnn" mi demem gerekiyo
    - eeooo e tabi olabilir
    - defol!!

    -Daha once tanismis miydik yavrum?
    -Sanmam hayvanat bahcesine gitmeyi sevmem
    -Honk

    - Pardon tanisabilir miyiz?
    - Sebep?
    - eeoo
    - eee
    - guzelsiniz desem
    - bu benim sorunum desem?
    - pardon abla

    - Tanrim... Sizi daha once tanimaliydim
    - Ben o kadar vakit kaybini goze alamazdim
    - Nasil???
    - Nas diyorum kisa ve oz!

    - Yalnizmiyiz?
    - Sordugun soruyla celisme
    - nasi????
    - hem cogul hem yalniz olamayiz dimi ama..
    - ohmm pardon
    - ne o bayim.. zeki mi geldim?

    - Ilk goruste aska inanir misiniz?
    - ....
    - Inanmiyosaniz cikip bi daha gelicem de
    - ay yesinler sempatik sey
    - ehehe
    - dovecem ama bak!!

    - Merhaba nasilsin
    - ???
    - Sasirdin mi?
    - ???
    - Ben Varol..
    - Yokol!!!

    Kiz kopek gezdirmektedir;
    - ehhehe ne sevimli sey... Isirir mi
    - Parcalar bile..

    - Ne guzel gozleriniz var
    - Lens onlar
    - eooe olsun yine de guzel
    - ha sonuna kadar zorlucam sansimi diyosun.

    - sizi birine benzetiyor gibiyim?
    - siyah kusak var bende.... asil ben seni benzetebilirim

    -Kabaligimi maruz gorun. bu kadar guzel olmayi nasil basariyorsunuz?
    -makyaj.
    -hayir hayir bu cenabi allahin bir guzelligi olmali
    -bilemiyorum allahla isim olmaz.
    - ??! -kacar-

    - pardon bayan bisey sorabilirmiyim ?
    - tabii..
    - bu ne guzellik ??
    - hangisi?..

    -pardon saatiniz var mi acaba?
    --yok maalesef...
    -bende var...
    -iyi gule gule kullan

    - pardon saatiniz var mi acaba?
    - yok, maalesef.
    - aliriz?
    - yemezler

    -merhaba, saat var mi
    -ne?
    -saat diyorum.
    -eee
    -kac olmus acaba?
    -ne oldu randevun mu var.
    -yoo.
    -o halde niye soruyorsun?
    -merak ettim de
    -bi git be!!

    - Pardon isminizi ogrenebilir miyim?
    - Naapcan
    - Kalbime kaziycam, kimse unutturamasin diye
    - Ha cok romantigim diyosun
    - Evet...
    - Peki embesilligini gizleyebilecek bi ozelligin var mi?

    -Pardon tanisabilir miyiz?
    -2 soru sorcam bilirsen tanisiriz
    1-Cumhurbaskanimizin adi:
    -Erdogan
    -daaaaat
    2- ekmek kac YTL
    -YTL mi o ne
    -daaaaaaaaat hadi canim hadi seni televoledeki mankenler paklar

    - Sigaran ve sen olesine birbirine benzionuz ki... Ama onu ben yaktim,beni
    de sen..
    - Allala enteresan... Bence de sen ve sigaram benziyosunuz... Ikinizi de
    ayagimin altinda ezebilirim*
    June 29

    Yazın Karızmayı Bozan Durumlar

    Parmak arası terlik. Bunlara biz çocukken tokya derdik. Muhtemelen biri Japon icadı olduğunu düşünerek tokyo demek istemiş ama uluslararası literatürden habersiz necip milletim tokya deyip geçivermişti. Şimdiki parmak arası terliklerin atası olan Tokya iğrenç iğrenç bir üründür aslında. Öncelikle parmak aralarını kızartır iki saniye sonra adım atamayacak hale getirir insanı. Islanınca ayaktan çıkarak ters döner. Bir süre sonra yere basmaya başlarsınız. Bastığınız lastik kısım bir süre sonra topuktan itibaren erimeye başlar. Ayağın yarısı toprakta yarısı tokyada iğrenç bi durum velhasılı kelam…İşte bu terliklerin bir sonucu da kariyere engel olmasıymış. Geçen hafta bir gazete “yükselmek isteyen parmakarası terlik giymesin” buyurmuş. Kariyere aklım ermez ama karizmayı yerle bir ettiği doğru. Siz siz olun , en kral erkeği bile bir anda efemine yapacak parmak arası terliklerden uzak durun.

    *Bermuda şort Gavur yapmış ama İsveçliye , finlandalıya göre yapmış.Adamların boy ortalaması 1.80 civarında olunca göze batmıyor. Ama necip Türk milleti 1.65 lik ortalama boyuna bakmadan bermuda giyince kaynar suda yıkanmış ve paçalardan çekmiş pantolon havası hakim oluyor biz Türklerde. Pantolonun paçası ile ayakkabı arasında kalan taş çatlasa 10 santimlik mesafe bizi daha fazla “embesil şarlo 2006” kılığında dolaşmaya yöneltiyor. Tabi ortada ne karizma kalıyor ne çıtır hatun… İnsanın Bermuda giyince Bermuda şeytan üçgenine inanası geliyor hatun kuraklığı anlamında elbet…

    *Magnum yemek “Delikanlı adam dondurmayı yalayarak yemez” adlı vecizenin sahibi olarak bu ısrarımda ısrarlıyım. Hele tüm reklam kampanyasını oral seks üzerine kuran Magnum reklamlarından sonra bu ısrarımda daha da ısrarlıyım. . Hele bir dondurmanın hiç yok. Kasede kaşıkla yiyin ve yedirin…Adamı da hasta etmeyin…

    *Türkbükünde tatil yapıp paparazzilere yakalanmamış olmak Aşağılık bir durum kabul edelim. Kenan Doğulunun manitaları , Çağla şikelin pareoları gazetelerde çarşaf çarşaf yayınlanırken sen kalk Türkbüküne tatile git ve bir kare resmin çıkmasın herhangi bir basın organında.Paraya da yazık. Etraftan bi duyan olsa gitti karizma… Yahu insan bi jet skiye binerken Helin Avşar’ın yattığı iskeleye gider de “sana Stingin oğlundan selam getirdim bacım” der ve bu vesileyle bir gazeteye haber olmayı başarır. Eğer bir kare resimde konu mankeni olamadıysanız sakın soranlara Türkbüküne gittim filan demeyin. Siz bu durumda “hafta sonu Kilyos’taydım şekerim” e layıksınız…Beter olun…

    Gani Mujde 

     

    June 24

    Kedi@Kopek

    KEDI NEDIR?
     
    1. Kedi, cani ne isterse yapar.
    2. Kedi, sizin sozunuzu pek dinlemez.
    3. Kedinin ne yapacagi onceden kestirilemez.
    4. Sizin yanliz olmak istediginiz anlarda, kedi oynamak ister.
    5. Sizin oynamak istediginiz anlarda, kedi yanliz olmak ister.
    6. Kedi, her miyavladiginda ilgilenmenizi ister.
    7. Kedinin ruh hali cok degiskendir.
     
    SONUC:
    Kediler yumusacik tuylerin altina saklanmis kadinlardir. ..
     
     
     
    KOPEK NEDIR?
     
    1. Kopek, evde gozune bir yer kestirir, ordan onu kaldirmanin imkani yoktur.
    2. Kopek, icerki odada bir cips paketi acarsaniz sesi duyar, ama ayni odada iseniz ona bir sey soylediginizde duymaz.
    3. Kopek, ayni anda hem aptal, hem sevimli gorunebilir.
    4. Kopek, siz mutsuzsaniz ulumaya baslar.
    5. Siz oynamak istediginizde kopek de oynamak ister.
    6. Siz yalniz kalmak istediginizde kopek yine de oynamak ister.
    7. Kopek, esyalarini her tarafa birakir.
    8. Kopek, agziyla igrenc seyler yaptiktan sonra sizi opmeye calisir.
    9. Kopek, sizinle tanisir tanismaz hemen ilgi bekler.
     
    SONUC:
    Kopekler yumusacik tuylerin altina saklanmis erkeklerdir. ..
     
     
    KEDI- KOPEK FARKI
     
    Bir kopegin dusunce tarzi:
     
    Birlikte yasadigim bu insanlar beni besliyor, seviyor, sicak tutuyor ve bana cok iyi bakiyor... Bunlar Tanri mi ne?.
     
    Bir kedinin dusunce tarzi:
     
    Birlikte yasadigim bu insanlar beni besliyor, seviyor, sicak tutuyor,ve bana cok iyi bakiyor... Ben tanri miyim ne?...
    June 23

    Düğünden öncesı ve sonrası:-)

    DUGUNDEN ONCE
    ERKEK: ELBETTE, BEN ARTIK DURAMIYORUM!
     KADIN: GIDEYIM MI?
    ERKEK: HAYIR, AKLINDAN BILE GECIRME
    KADIN: BENI SEVIYORMUSUN?
    ERKEK: ELBETTE
    KADIN: BENI HIC ALDATDIN MI?
    ERKEK: HAYIR, BOYLE BI SHEY NASIL AKLINA GELE BILIR?
    KADIN: BENI OPUCEKMISIN?
    ERKEK: EVET
    KADIN: BENI DOVUCEKMISIN ?
    ERKEK: HIC BIR ZAMAN
    KADIN: SANA INANA BILIRMIYIM?

     DUGUNDEN SONRASI İÇİN ASAGIDAN YUKARIYA OKUYUN. ;)))))